Kardemir Karabükspor Başkanı Tankut: ‘VAR’ önümüzdeki yıl yüzde yüz olacak

Kardemir Karabükspor Başkanı Ferudun Tankut, Video Yardımcı Hakem Uygulaması (VAR) ile ilgili, “Ocak ayına yetiştirebilmek için büyük bir gayret var. Ola ki Ocak ayına yetişmezse kesinlikle Ziraat Türkiye Kupası finalinde denenmek isteniliyor. Ama önümüzdeki yıl için yüzde yüz olacak” dedi.

Kardemir Karabükspor, Cumartesi günü deplasmanda karşılaşacağı Osmanlıspor maçının hazırlıklarını sürdürdü. Antrenmanı izleyen Başkan Ferudun Tankut, basın mensuplarına açıklama yaptı. Kulüpler Birliği olarak geçen Pazartesi günü Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ile toplantı yaptıklarını hatırlatan Başkan Tankut, kulüplerin alacaklarının federasyon tarafından taksiletlendirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Başkan Tankut, şöyle konuştu: “Bu toplantıda bu konuyu gündeme getirdiğimizde başkan; böyle bir uygulama olmadığını, daha önceki uygulamaların aynısının olacağını söyledi. Dolayısıyla öyle bir sorun ortadan kalkmış oldu. Bize, kamuoyuna yansıyan bir takside bölme işi vardı ama öyle bir şey olmayacak. Normal Eylül, Ekim, Kasım ayında peşinatların ödenmesi söz konusu. İlk taksit ödenmişti. Ekim ve Kasım ayında da devam edeceği söylendi. Galibiyet ve beraberliklerle ilgili gelirlerin de Kasım’dan itibaren başlayacağını söyledi. Yani öyle bir sorun ortadan kalkmış oldu.”

VİDEO HAKEM UYGULAMASI
Toplantıda Video Yardımcı Hakem Uygulaması (VAR) konusunu da görüştüklerini ifade eden Tankut, “Başkan, 15 gün içerisinde UEFA’dan bir heyetin gelip video hakemliğini uygulayacak şirketin bir çalışma yapacağını söyledi. Arkasından da Ocak ayına yetiştirebilmek için büyük bir gayret var. Ola ki Ocak ayına yetişmezse kesinlikle Ziraat Türkiye Kupası finalinde denenmek isteniliyor. Ama önümüzdeki yıl için yüzde yüz” diye konuştu.

Kardemir A.Ş.’nin takımdan sponsorluğunu çekeceği yönünde spekülasyonlar olduğuna da işaret eden Tankut, “Kesinlikle öyle bir şey yok. Onlar devam ediyor. Onu kimse o şekilde algılamasın. Fakat bir bağış talebimiz vardı. Onu da bugün Milletvekillerimiz Mehmet Ali Şahin, Burhanettin Uysal, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcımız Mehmet Ceylan toplantı halindeler. Dolayısıyla bu sorunun da çözüleceğini tahmin ediyorum. Hepimiz bu şehirde yaşıyoruz. Bu şehrin menfaatleri ve bu şehrin geleceğiyle ilgili alınacak her kararda, her arkadaşımızın bir mesuliyet yüklenmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

”ÇIKIŞIMIZI DEVAM ETTİRMEMİZ GEREKİYOR”
Tankut, hafta sonu Osmanlıspor ile zor bir maç oynayacaklarını da söyleyerek, “Rakibimiz bulunduğu konum itibariyle aşağıdan yukarı sıralara çıkış için bu maçı çok önemsiyor. Bizim de çıkışımızı devam ettirmemiz gerekiyor. Alacağımız 3 puan bizim çıkışımız için çok önemli. Cezaları ve sakatlıkları dolayısıyla 4 oyuncumuzun bu maçta oynayamayacak olması bizim için dezavantaj. Onların yerlerine oynayacak arkadaşlarımız bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerekiyor. Gösterecekleri performansla kadrodaki yerlerini belirleyecekler. O bakımdan onları aratmayacaklarına inanıyorum. Zor bir maç olacak. Ama bu zor maçı kazanmak istiyoruz” dedi.

karabükspor
var
Ferudun Tankut

Tolgay Arslan: 3-4 yıl daha Beşiktaş’tayım

Beşiktaşlı Tolgay Arslan, Yeni Şafak’a verdiği röportajda önemli açıklamalar yaptı. Yıldız futbolcunun, sorulara verdiği cevaplar şu şekilde:

MİLLİ TAKIM FORMASINI GİYMEN KONUSUNDA GELİNEN SON DURUM NEDİR?

“Şu an dosyalarım mahkemede. Olumlu sonuçlanacağına çok eminim. Oynayacağımı biliyorum, hatta eminim. Eğer hocamız davet ederse çok mutlu olurum. İzlanda maçını izlemeye Eskişehir’e gittim. Kazanmasını çok istedim çünkü benim de Dünya Kupası’nda forma giyme umudum vardı. Maalesef olmadı. Şimdi ileriye bakmamız gerekiyor. Hayatın içinde böyle şeyler var. Ama bizi daha güzel günler beklediğine eminim. Benim mahkeme sürecim ise yüzde 90 olumlu çözülecek. Avrupa’da doğup büyüyen futbolcu arkadaşlar da böyle bir tercih konusunda kalplerine sorsunlar. En iyi kararı insanın kalbi verir.”

İLK 11’DE BAŞLADIĞIN MAÇLARLA, OYUNA SONRADAN GİRDİĞİN MAÇLAR ARASINDA PERFORMANS FARKI OLDUĞUNA DAİR GÖRÜŞLER VAR. BU DURUMU SEN DE FARK ETTİN Mİ?

“Açıkçası ben bunu fark etmedim. Bu sene Kasımpaşa, Karabük ve Trabzonspor maçlarında 11’de oynadım. Geçen sene de son 5-6 hafta oynamıştım. Tabi hep oynamak istiyorum. Bizim her maçta daha üstüne koymamız gerekiyor. ‘Biz Beşiktaşız, nasılsa maçı alacağız’ havasına girersek puan kaybederiz.”

6 NUMARADA DAHA İYİ OYNUYORUM

ORTA SAHANIN HANGİ MEVKİSİNDE KENDİNİ DAHA İYİ HİSSEDİYORSUN. BİR TERCİHİN VAR MI?

“6 ve 8 numara mevkisinde kendimi daha iyi hissediyorum. Almanya’da hep 6 numarada oynamıştım. Çünkü defansta mücadeleye girmeyi, top kazanmayı, arkadan oyun kurmayı çok severim. O yüzden 6 numara ya da 8 numara diyebilirim. Geçen sene son maçlarda da 6 numara oynamıştım. Iyi maçlar çıkardığımı düşünüyorum. Ama tabi ki orta sahada çok oyuncumuz var. O yüzden kadroya girmemiz için her maçta üstüne koymamız gerekiyor.”

AYAĞI İYİ OLAN BİR ORTA SAHA OYUNCUSU OLARAK NEDEN GOL POZİSYONLARININ İÇİNDE SENİ ÇOK GÖRMÜYORUZ?

“Geçen sene 7 asist yapmıştım. Gol attırmayı daha çok severim. 6 numarada oynayınca ilk önce defansı düşünüyorum. Orada ilk görevim gol yemeyi engellemek. Maçta skora ihtiyaç varsa tabi ki ileriye çıkıyoruz. Ama benim sahadaki ilk görevim top çıkarmak, oyunu tutmak, dikine gitmek. İleri uçta özel oyuncularımız var. İşi onlara bırakıyorum. Çorum’a köyüme gittim, ‘Neden az şut atıyorsun?’ dediler. Ben de ‘Memleket havasını aldım artık o şut havasına dönecek’ dedim. Bundan sonra daha fazla deneyeceğim…”

TEKLİFLERİ DUYMAK BİLE İSTEMEDİM

SÖZLEŞMEN SEZON SONUNDA BİTİYOR. BEŞİKTAŞ’TA KALACAK MISIN?

“Beşiktaş’la anlaştık. Benim burada çok mutlu olduğumu herkes biliyor. Ailem de çok mutlu. Burada rahatız. Sözleşmeyi uzattık. 3-4 yıl daha buradayım. 2 sene üst üste şampiyon olduk ve Avrupa’da iyi maçlar çıkartıyoruz. Bizi de takip ediyorlar. Menajerim, Avrupa’dan gelen teklifler konusunda bana birkaç şey anlattı ama biz burada kalmaya karar vermiştik. Burada mutluyuz. Teklifleri duymak istemedik bile. Her şey iyi gidiyor. Şampiyonlar Ligi maçları çok önemli. Her şeyini ortaya koyman gerekiyor. Koşu, mücadele, ofansif, defansif. Orada Hoca beni kendi mevkimde kulanıyor ve o yüzden dikkat çekiyor olabilirim.”

AVRUPA’DA HEDEF NEDİR? ‘ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE GİDEBİLDİĞİMİZ KADAR GİDELİM’ Mİ DİYORSUNUZ, YOKSA AVRUPA LİGİ’NDE YARIM KALAN İŞİ TAMAMLAMAK DAHA MI CAZİP?

“Şampiyonlar Ligi’ndeki maçlara tek tek bakıyoruz. 2. turda hangi rakipler gelir diye düşünürsek bu turu bile geçemeyiz. Tek tek bakmak zorundayız. Zor bir gruptayız. Herkes herkesi yenebilir. 6 puan yaptık ama gruptan çıkacağımızı kimse garanti edemez. Bizim en büyük avantajımız içerideki maçlar ve taraftar desteğimiz. Burada da puan kaybetmek istemiyoruz. Leipzig maçlarında gördüğünüz gibi taraftarın etkisi çok büyük.”

KAVGALAR POZİTİF ETKİ YAPAR

TAKIMDA BİR KAVGA YAŞANDI VE ÇOK KONUŞULDU. BU DURUMUN SİZE POZİTİF KATKISI OLUR MU?

“2 sene önce bir olayda kendim de vardım. Geçen sene de ufak tefek şeyler oldu. Bu da bizim için ufak bir şey. Yüzde 100 pozitif bir durum. Herkesin hırslı olduğunu gösterir. Biz ölü bir takım değiliz. Trabzonspor’a karşı 1 puan aldık ve bu bizim için azdı. Şampiyonar Ligi’nde de herkes çok hırslı. Ben buna çok pozitif bakıyorum. Çünkü herkesin büyük hedefi olduğununun, hırsın göstergesi bu. Herkesin kendisinden ve takım arkadaşlarından çok şey beklediğini gösteriyor. Kavgayı hiç konuşmadık bile. Oldu bitti. Herkes daha hırslandı. Pozitif bir hale döndü. Herkes yüzde 100’ünü veriyor. Maçta, idmanda duygusal bir yere geliyorsunuz. Bana sorarsanız bu iyi bir şey. Ölü halde değiliz. Tersi olsa daha kötü olur. Böylesi daha iyi. Şimdi her hafta bir olay olmayacağını biliyoruz. O yüzden bu olaya çok takılmıyoruz.”

DOSTLUĞUMUZU KİMSE SATIN ALAMAZ

KADRODA ÇOK FAZLA YILDIZ OYUNCU VAR. TAKIMIN KENDİ İÇERİSİNDEKİ İLETİŞİMİ, BAŞARIYA İNANCI NASIL?

“2.5 senedir buradayım, arada 6 ay sakattım ama iki şampiyonluk yaşadım. Bunları kimsenin unutmayacağını biliyorum. Çocuklarımıza anlatacağımızı da biliyorum. Şimdiki hedefimiz 3. şampiyonluğu yaşamak. Bizim özelliğimiz, iyi bir aile ortamında olmamız. inanılmaz iyi bir arkadaşlık, kardeşlik var. İnşallah bu özelliklerle de 34 . haftada kupayı kaldırırız. Beşiktaş’a karşı şimdi herkes daha farklı oynuyor, o bir gerçek. 2 sene şampiyon olduk üst üste, bize karşı rakipler daha fazla konsantre oluyor. Kendilerini daha çok göstermek istiyorlar. Çünkü her maça yüzde 95 favori olarak çıkıyoruz. O yüzden bir süpriz yapmak için herkes elinden geleni yapıyor. Lig geçen sene de iyiydi, bu sene de iyi. Galatasaray olsun, Trabzonspor olsun, Fenerbahçe olsun… Onlar çok transfer yaptı, çok para harcadılar. Bizim özelliğimiz, dostluğumuz ve ortamımız. Onu kimse satın alamaz.”

TARAFTAR DOPİNG ETKİSİ YAPIYOR

RAKİPLERİN ÇEKİNEREK ÇIKTIĞI VODAFONE PARK’TA, EV SAHİBİ FUTBOLCULAR OLARAK MAÇ ANINDA NELER HİSSEDİYORSUNUZ?

“Kendi evimizde maçlara çıktığımızda sanki birisi bize 20-30 dakika doping veriyor. Golü bulursak bu taraftarla bizi yenmek çok zor. Leipzig’de oynayan arkadaşlarım “Biz tahmin etmiştik ama böyle olacağını hiç kimse bilemezdi” dediler. Leipzig yenildi ama güzel anılarla gittiler buradan. Bu taraftarı herkese anlatmışlardır.”

ŞENOL GÜNEŞ?

“İnanılmaz bir hoca. Bize çok dikkat ediyor. Her konuda yardım etmek isiyor. Babalık yapıyor. Kötü bir durum varsa hemen duruma el atıyor.”

PEPE İLE OYNAMAK BÜYÜK ŞANS
 
PEPE GİBİ TECRÜBELİ BİR FUTBOLCUYLA OYNAMAK NASIL DUYGU?

“Kesinlikle çok iyi. Sadece futbolcu olarak değil, insan olarak da bizim için çok özel birisi. Uzun yıllardır Beşiktaşlı bir oyuncuymuş gibi davranıyor. Egosu yok. Her gün çalışıyor. Yardım etmek istiyor. Genç oyuncularla çok konuşuyor. Çok iyi maçlar çıkartıyor. Bizim açımızdan herkes Pepe’den çok memnun. Sonuçta her şeyi kazandı. Buraya gelip ‘Sen şunu yap, sen bunu yap’ diyebilirdi ama tam tersi. Önden ilk olarak o gidiyor.”

Tolgay Arslan
beşiktaş

Halter Federasyonu Başkanı Tamer Taşpınar’dan 1 yıl men cezasına tepki

Uluslararası Halter Federasyonu’nun (IWF) aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 9 ülkeye, geriye dönük testler sonucu çıkan doping vakaları nedeniyle 1 yıl men cezası vermesine Halter Federasyonu Başkanı Tamer Taşpınar isyan etti.

Gazete Habertürk’ten Murat Ağca’nın haberine göre, cezanın adaletsiz olduğunu belirten Taşpınar, “Biz dopinge karşı büyük bir mücadele verdik. 5 yıldır tek bir sporcumuz dopingli çıkmadı. Cezamızın maksimum 8 ay olacağı söylenmişti. Oysa 2008 ve 2012 Olimpiyatı sürecinde 3 sporcusu dopingli çıkan Türkiye’yi 10 sporcusu doping yapanlarla bir tuttular” dedi. Gelecek yıl mart ayında Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası yapacağını hatırlatan Taşpınar, “Bu şartlar altında biz yarışamayacağımız bir organizasyona neden ev sahipliği yapalım? Bu organizasyonu istemediğimizi Avrupa Halter Federasyonu’na bildirdik. Bize tarih değiştirebileceklerini ve şampiyonayı cezamızın bitiminden sonra yapabileceklerini söylediler” diye konuştu. Ellerinde daha önce kademeli ceza uygulanacağına ilişkin belge olduğunu dile getiren Başkan Taşpınar, “Dünya Anti Doping Ajansı (WADA) ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) büyük baskısı var. Halteri olimpiyattan atmakla tehdit ediyorlar. Bu yüzden herkese 1 yıl ceza verildi. Ancak bu büyük bir haksızlık” dedi. IWF, yeniden testlerde 3 ve daha fazla sporcusu dopingli çıkan Türkiye, Rusya, Çin, Kazakistan, Moldova, Belarus, Azerbaycan, Ukrayna ve Ermenistan’ı 19 Ekim 2017’den itibaren 1 yıl men etmişti.

Tedavi edilen böbrek taşları 5 yıl içerisinde tekrarlayabilir

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Koç, tedavi edilen böbrek taşlarının 5 yıl içerisinde yüzde 50 yeniden tekrarlayabileceğini söyledi.

İHA’nın haberine göre; Türkiye’de ortalama olarak bölge ve iklime göre değişmekle birlikte yüzde 10 oranında böbrek taşı hastalığının görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Özgür Koç, ürolojide üriner enfeksiyonlar ve prostat hastalıklarından sonra en sık görülen 3’üncü hastalık olduğunu söyledi. Bir defa böbrek taşı oluştuysa 5 yıl içinde yüzde 50 yeniden oluşabileceğinin altını çizen Özgür Koç, “Genetik yatkınlık, soy, ırk, erkek cinsiyeti, coğrafi bölge, iklim, meslek ve beslenme taş oluşumunda önemli faktörlerdir. Beslenmede günlük sıvı alımı, diyet ve alkol alışkanlığı önemlidir. Düşük sıvı alımı, proteinden veya yeşil sebze, kakao, kola gibi gıdalardan, ya da karbonhidrattan zengin tek taraflı beslenme, aşırı tuz tüketimi kalsiyum taşı açısından, protein ve alkol alımı ürik asit taşı açısından riskli bir beslenme şeklidir. Bunun aksine örneğin balık yağından zengin beslendikleri için Eskimolarda taş hastalığı görülmemektedir” diye konuştu.

Tanısının çoğu kez başka bir sebeple istenilen batın ultrasonografide tesadüfen ortaya çıktığını belirten Koç, “İki ana belirtisi vardır. Lomber ağrı ve hematüri. Lomber ağrı künt vasıflı veya kolik tarzında şiddetli olabilir. Taş hastalığında ağrı, genellikle kaburgaların altından başlayıp sırttan öne, kasıklara doğru vuran şiddetli ağrı şeklindedir. Genellikle hastayı kıvrandıracak kadar şiddetlidir. Çoğunlukla bulantı kusma da görülmektedir. Taşın lokalizasyonu alt üriner sistemdeyse idrarda yanma, sık idrara çıkma, aniden idrara sıkışma, az miktarda idrar yapma veya hiç idrar yapamama gibi belirtilerde verebilmektedir” dedi.

Üriner sistem taş tanısını kesin koyabilmek için radyolojik yöntemlere başvurulduğunu ifade eden Op. Dr. Koç, “Böbrek, üreter, mesane radyografileri incelemenin başlangıcında yapılan ilk rutin radyografilerdir. DÜSG’de taşlar yüzde 85-90 oranında görülür. Çoğunlukla DÜSG ve USG kombinasyonu tanıda yeterlidir. Ancak daha ayrıntılı incelemelerde IVP ve tomografi kullanılmaktadır. Taş hastalığında tedavi çok farklılık göstermektedir. Bazı hastalara hiçbir şey yapılmazken, bazı hastalara taş kırma ya da acil olarak cerrahi tedavi uygulanabilir. Taş cerrahisinde uygun yönteme karar vermek için taşın yerine, taş boyutuna ve yüküne, hastanın genel durumuna, taşın yapısına, radyoopak oluşuna, üriner sistemin durumuna, eldeki teknolojik imkanlara ve cerrahın becerisine bakılır” şeklinde konuştu.

cbgAds.AdsInline(2011);

Kartlı harcamada bu yıl 17.5 milyar liralık harcama kuyum ve mobilya sektörüne yapıldı

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, bu yılın ilk 6 ayında mobilya ve dekorasyon işlemlerine banka kartlarıyla 927 milyon lira ve kredi kartlarıyla 11 milyar 149 milyon lira olmak üzere 12 milyar 76 milyon lira harcandı.

Söz konusu dönemde bu işlemler için banka kartları 7.7 milyon ve kredi kartları 31.2 milyon kez cüzdandan çıktı.

Bu yılın ilk yarısında kuyum sektöründe banka kartıyla 830 milyon lira ve kredi kartlarıyla 4 milyar 596 milyon lira olmak üzere 5 milyar 426 milyon lira tutarında harcama yapıldı.

Böylece kuyum ve mobilya sektöründe banka ve kredi kartları ile ilk yarıda 17 milyar 502 milyon liralık ödeme yapıldığı görüldü. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,8’lik artışa işaret etti.

KARTLI HARCAMALAR 2. VE 3. ÇEYREKTE ARTIYOR

BKM verilerine göre son 5 yıllık dönem incelendiğinde mobilya ve kuyum sektöründe en fazla harcamaların ağırlıklı olarak düğün sezonu tabir edilen ikinci ve üçüncü çeyrekte yaşandığı görüldü. Bu yılın ikinci çeyreğinde ilgili sektörlerde kartlarla yapılan harcama tutarı 2016’nın aynı çeyreğine göre yüzde 8.3 artış gösterdi.

Kuyum ve mobilya sektöründe bu yılın ikinci çeyreğinde 9.4 milyar TL ve geçen yılın aynı çeyreğinde 8.7 milyar TL ödeme yapıldı.
Banka ve kredi kartları ile mobilya ve dekorasyon ödemeleri son 5 yılda 101 milyar 112 milyon lira olurken, kuyum sektöründeki ödeme tutarı 57 milyar 508 milyon lirayı buldu. Böylece ilgili sektörlerdeki kartla harcama tutarı 158 milyar 620 milyon lira oldu.

kartlı harcama
kartlı harcama oranları
kartlı harcama ne alındı
Bankalararası Kart Merkezi

Beşiktaş 13 yıl sonra kar etti

Beşiktaş Kulübü, Mayıs 2017 faaliyet dönemi sonu finansal sonuçlarını açıkladı.

Kulüpten yapılan açıklamada, 583 milyon lira gelir ve 146 milyon lira brüt satış karına ulaşan siyah-beyazlıların 4,7 milyon liralık net kar elde ettiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Beşiktaş’ın 13 yıl aradan sonra ilk kez net kar açıkladığı ve geçen mali döneme göre gelirlerini yüzde 43 arttırma başarısı gösterdiği de vurgulandı.

ORMAN: “MALİ DİSİPLİN HEM BÜYÜME HEM DE DÜNYA KULÜBÜ OLMANIN EN ÖNEMLİ ŞARTIDIR”
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, mali disiplinin dünya kulübü olmanın en önemli şartı olduğunu ifade etti.

Orman, kulübün internet sitesinde yer alan yazılı açıklamasında, şunları kaydetti:

“Mali disiplin hem büyüme hem de dünya kulübü olmanın en önemli şartıdır. Biz de ilk günden itibaren bu bilinçle hareket ediyoruz. Gösterdiğimiz çabanın ve emeklerin meyvelerini toplamaya başladığımızı görmek büyük mutluluk. Beşiktaş’a yatırım yapan herkesin ortağımız olduğu bilincindeyiz ve onları mutlu etmek de bizim görevlerimizden biri. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken benimle aynı özveriyle çalışan bütün yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma, profesyonel kadromuza ve büyük Beşiktaş taraftarına çok teşekkür ediyorum.”

beşiktaş

Ebola virüsü spermde iki yıl yaşayabiliyor

Sonuçları “Open Forum Infectious Diseases”de yayımlanan çalışmada, genetik materyali RNA’dan oluşan Ebola virüsünün, enfeksiyona yakalanma tarihinin üzerinden iki yıldan fazla zaman geçtikten sonra bile spermde canlı kaldığını ortaya koydu.

Kuzey Karolina Üniversitenden araştırmacıların yürüttüğü, Merkezi ABD’nin Ohio eyaletinde bulunan Klinik Araştırmalar Yönetimi ve Liberya’daki Elwa Hastanesinin katkı sağladığı çalışmada, daha önce hastalığa yakalanan ve tedavi olan 149 erkekten sperm örneği alındı, 13’ünde Ebola virüsüne rastlandı.

Bu 13 erkeğin 11’inde Ebola enfeksiyonuna yakalandıkları tarihin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen test sonuçlarının pozitif çıkması dikkati çekti. Çalışmada spermlerinde Ebola virüsü saptanan erkeklerde görme problemlerinin, rastlanmayan katılımcılardan daha yüksek olduğu da saptandı.

Araştırmacılar, ayrıca test sonucu pozitif çıkan erkeklerin, negatif çıkanlardan daha yaşlı olma ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi. Bilim insanları, bulgular doğrultusunda Ebola’ya yakalanıp hastalığı atlatan erkeklere, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) geçen yıl yaptığı bir yıl süresince korunmalı cinsel ilişki tavsiyesinin revize edilmesi gerektiğini vurguladı.

abd

Kadınlar Boks Şampiyonası, 15 yıl sonra Türkiye’de

Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Eyüp Gözgeç, federasyonun yeni binasında spor muhabirleri ile bir araya gelerek basın toplantısı düzenledi. Önceki gün Rusya’da düzenlenen Uluslararası Boks Federasyonu toplantısına katıldığını dile getiren Gözgeç, toplantıda Türkiye açısından çok önemi kararlar alındığını ifade etti. 2020 Olimpiyatları öncesi kalifikasyon elemelerinin Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nın Türkiye’de yapılacağını duyuran Gözgeç, “2002 yılında Antalya’da gerçekleştirilen şampiyonanın ardından 15 sonra Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası yapacağız. Tabii bunun için yer şu an kesinleşmiş değil ama Ankara veya Trabzon olarak düşünüyoruz. Saha ve seyirci avantajını kullanmak için Boks’un sevildiği, seyircinin fazla olduğu illeri düşünüyoruz” dedi.

“KADINLARDA SİKLET SAYISI 5’E ÇIKTI ERKEKLERDE 8’e İNDİ”
Bir diğer önemli kararın ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) kadın-erkek eşitliğini ön plana çıkartmak amacıyla sıklet sayılarının değiştirilmesi yönünde olduğunu açıklayan Gözgeç, “Daha önce erkelerde 10 sıkletimiz vardı. Kadınlarda ise 3 sıklet katılıyordu. Kadınların sayısını 5’e çıkartıyor, erkelerin sayısını 8’e düşürüyoruz. Bu, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin dünyada kadın-erkek eşitliğinin ön plana çıkartılması amacıyla almış olduğu bir karar. İlerleyen zamanlarda bu rakam sanırım eşit olacak. IOC’nin düşüncesi bu yönde” diye konuştu..

Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası

İzmir’de yaşayan Okan Ünsel 6 yıl önce dondurduğu spermlerle baba oldu

İzmir’de 6 yıl önce ‘testis kanseri’ tanısı konulan 25 yaşındaki Okan Ünsel, tedavi öncesinde doktorunun önerisiyle dondurttuğu spermleri sayesinde baba oldu. Ameliyat sonrasındaki tetkiklerde bir tek canlı sperm hücresi kalmadığı için ‘baba olamaz’ denilen Ünsel, dondurulmuş spermleriyle 25 yaşındaki eşi Evin Ünsel’e uygulanan tüp bebek tedavisi sonucunda hayaline kavuştu. Eşi Evin ile mutluluk içinde kızları Ekin’i kucağına alan Okan Ünsel, “Mucize yaşıyoruz” dedi.

DHA’nın haberine göre; Okan Ünsel’e, 2011 yılında acil tıp teknisyeni olarak çalıştığı Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Işık Özgü tarafından yumurtalık kanseri tanısı konuldu ve acil ameliyat kararı alındı. Opr. Dr. Özgü, bu ameliyat sonrasında sperm üretiminin eskisi gibi olamayabileceğini belirterek, Ünsel’e ileride baba olmak istiyorsa spermlerini dondurtmasını önerdi. Ünsel bu öneriyi yerine getirdi ve kanser ameliyatı olacağı gün aynı hastanede spermleri donduruldu.

Ameliyatın ardından Aliağa Tüpraş’ta çalışmaya başlayan Okan Ünsel, kötü günleri geride bırakıp sağlığına kavuştu. Ancak ameliyat öncesi normal olan sperm testleri ameliyat sonrasında kötü çıktı. Rapordaki ‘canlı tek bir sperm hücresine rastlanmadı’ ibaresi Ünsel’i üzdü.

EVLENMEDEN ÖNCE SÖYLEDİ

Okan Ünsel, Mart 2016’da hemşire Evin Bor ile yaşamını birleştirmeye karar verirken, sevdiği kadına yaşadıklarını, tetkik sonuçlarını, baba olamayacağını açık dille anlattı. Evin hemşire, eşinin çocuk sahibi olma arzusu karşısında Ünsel’e dondurulmuş spermleriyle tüp bebek tedavisine başvurmayı önerdi. Çift bir umutla hastanenin Tüp Bebek Merkezi’nde Opr. Dr. Dilek Aslan’ın yanında aldı. Dondurulmuş spermlerle elde edilen embriyonun transferi sonrasında Evin hemşire hamile kaldı. Evin Ünsel, 22 Temmuz’da ‘mucize’ dedikleri bebekleri Ekin’i dünyaya getirdi.

EKİN BEBEK MUTLULUĞU

2 kilo 970 gram ağırlığında, 48 santimetre boyunda dünyaya gelen bebeğinin doğumunu beklerken büyük heyecan yaşadığını belirten genç baba Okan Ünsel duygularını şöyle dile getirdi:

“Doktorum kanser ameliyatı öncesinde spermlerimi dondurtmamı önerirken ben yaşayıp yaşamayacağımı düşünüyordum. Şimdi bakınca o gün doktorumun doğru önerisi, benim de o öneriyi dikkate almam sayesinde bugün bir mucizeyi yaşıyoruz. Ameliyattan sonra sperm sonuçlarım negatifti. Hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacaktım. Dondurulan sperlerim sayesinde baba oldum. Bütün doktorlarıma çok teşekkür ediyorum. Mutluluğumuzu anlatacak sözcük yok.”

Genç anne Evin Ünsel de, “Eşimin çok çocuk istediğini, olmayacağı için çok üzüldüğünü biliyordum. Benim için dondurulmuş spermlerinin az, canlı olması yeterli umuttu. Çocuğumuzun olacağına çok inanıyordum. Ekin bir mucize. Çok mutluyuz” dedi.

İSTERLERSE KARDEŞİ DE OLUR

Hastanenin Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Dilek Aslan, özellikle gençlik çağında bazı kanser türlerinin artık tedavi edilebilen kanserlerden olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ancak hastaların bir kısmı kemoterapi ya da radyoterapi gibi uygulamalardan sonra üreme yeteneğini kaybedebiliyor. Ancak bu tedavilere başlamadan önce doğru yönlendirilmeyle eğer sperm ya da yumurta hücreleri dondurulabilirse bu kişilerin gelecekte anne baba olmaları ve biyolojik bebeklerine sahip olma şansları korunabiliyor. Okan bey de ameliyat öncesinde bilinçli bir şekilde doktorunun yönlendirmesiyle bize başvurdu. Biz birkaç tüp halinde sperm hücrelerini dondurduk. Ünsel çifti anne baba olmaya karar verdiklerinde canlı hücre olmadığı, tedavi sonrasında sperm üretiminin durduğu saptandı. Bu nedenle biz daha önceden dondurduğumuz sperm hücrelerini kullanarak tüp bebek tedavisi uyguladık. Şimdi bebek sahibi oldular. Ekin bebeğe isterlerse birkaç yıl sonra kardeş de gelebilir. Çünkü 4- 5 kardeş yapabileceğimiz kadar dondurulmuş sperm mevcut.”

izmir

Manisaspor, Fahri Akyol’la 1 yıl sözleşme yeniledi

TFF 1. Lig ekiplerinden Manisaspor, iç transferde Dimov’un ardından Fahri Akyol’la da anlaştı. Sözleşmesi 31 Mayıs’ta sona eren 27 yaşındaki savunma oyuncusu, Başkan Abdullah Mergen ile yaptığı görüşmenin ardından 1 yıllık mukavele imzaladı. Bundan böyle transferde yeni bir hamle düşünmediklerdini belirten Başkan Mergen, geçen sezon ikinci yarıda Galatasaray’dan kiraladıkları Umut Gündoğan’la yeniden anlaşma ihtimallerinin düşük olduğunu söyledi. Mergen, “Umut Galatasaray’la bağını koparamadı. Eğer kulübüyle sorununu çözerse, kendisiyle görüşebiliriz” dedi.

Bundan sonraki süreçte Ulusal Kulüp Lisansı almak ve UEFA’daki alacak dosyalarını çözmek için çaba göstereceklerini sözlerine ekleyen Mergen, “Makukula, Iwanski ve Benfica kulübüne olan borçlar kulübün sırtında kambur oldu. Bu borçlardan ötürü yeni sezonda puan silme cezası gelmemesi için uğraşıyoruz. Kentin kulübe bakışı ortada. Bu şartlarda işimiz kolay değil” ifadesini kullandı.

Öte yandan yeni sezon hazırlıklarına teknik direktör Sait Karafırtınalar yönetiminde Kartepe’de devam eden siyah beyazlı ekipte önceki gün imza atan Dimov, kampa katılarak çalışmalara başladı.                                            

manisaspor
TFF 1. Lig
Fahri Akyol