Türk çeliğine soruşturma açıldı

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross yaptığı açıklamada, İtalya, Kore, Güney Afrika, İspanya,Ukrayna, İngiltere ve Türkiye´den yapılan çelik ithalatına, ABD´ye satışlarını gerçek değerin altında gerçekleştiren üretici ve ithalatçıları tespit etme amacıyla, soruşturma başlatıldığını duyurdu.

DHA’nın haberine göre, Trump Yönetimi için piyasa fiyatının değerini altında gerçekleştirilen satışların önemli olduğunu söyleyen Ross, “Ticaret Bakanlığı, herkesin eşit şartlarda ticaret yapabilmesi için, Amerikalı iş ve işçileri korumaya devam edecek” dedi.

Yapılan açıklamada, 2016 yılında ABD´ye 41.4 milyon dolar çelik ithalatı gerçekleştiren Türkiye için, “Soruşturmaların Türkiye ayağında, Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş.´nin ABD´ye çelik satışlarını 2.80 marjından, İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.´nin ise 8.01 marjından gerçekleştirdikleri Bakanlık tarafından tespit edildi. Türkiye´den ABD´ye yapılacak çelik satışlarında, diğer tüm üretici ve ithalatçılar için başlangıç damping oranları 5.41 olarak ayarlandı” denildi.

Bakan, ABD Gümrük ve Sınır Koruma birimine bahsi geçen yedi ülkeden yapılan çelik satışında her ülke için ayarlanan başlangıç damping oranları üzerinden tahsil etmesi bilgisinin verileceğini duyurdu.

ABD Ticaret Yasası´nın uygulanması Trump Yönetimi´nin odağında olmasının etkisiyle, ABD Ticaret Bakanlığı, geçtiğimiz yıl yürütülen 48 antidamping ve ek gümrük vergisi soruşturmasına göre yüzde 52 artışla 73 soruşturma yürüttü.

Bakanlık ayrıca, soruşturmaların nihai sonuçlarının 9 Ocak 2018 tarihinde açıklanmasının planladığını duyurdu.

çelik ithalatı
antidamping
türkiye çelik ithalatı

Fatih Altaylı, Türk hakemlerini yorumladı

FATİH ALTAYLI | KÖŞEBAŞI

– Kadıköy’deki derbi sonrası Şenol Güneş’e 1 maçlık ceza verilmesine büyük tepki oluştu. TV’den herkes küfrü gördü. Bundan önce birçok kişi TV’den ağır ceza almıştı. Örneğin Fatih Terim topu yere vurdu, 9 maç yedi. Bu konuda yorumunuz nedir?

Bu konuda Fenerbahçe’nin iddiaları çok ciddi. Federasyondan gözlemcilere telefonlar gelmiş falan diyorlar. Doğru mu değil mi bilmem ama çok ağır iddialar. Dediğiniz gibi TV görüntülerinden çok ağır cezalar verildi geçmişte. Şenol Güneş’e verilen ceza gerçekten komedi. Hakem atmasa anlarım. Onun geçerli mazereti olabilir. Arkasını dönüp sövmüş, hakem üzerine alınmayabilir atmayabilir. Ama ceza meselesi öyle değil. Televizyona bakıp ceza yağdıran federasyon bu kez tınmıyor bile. 1 maçla geçiştiriyor. Bence en az 3, hatta 5 maç olmalıydı. Ama bana sorarsanız Mahmut Uslu’ya verilen 45 gün de az. O da en az 3 ay olmalıydı derim. Geçen seneden beri söylediğim bir şey var. Federasyon başkanı, bir kulüpten 100 milyon dolar alacaklı olamaz. Şimdi Fenerbahçe yönetimi de aynı şeyi söylemiş. Söyleyeceğinize gidin UEFA’ya FIFA’ya şikayet edin kardeşim. Bakalım onlar ne diyecek buna. ‘Fair-play’, ‘fair play’ diyenler bunu fair bulacak mı?

EYYAMIN AĞABABASI

– Bu karar Fenerbahçe maçından sonra bir gönül alma olabilir mi?

Tabii ki öyle. Eyyamın ağababası. Adalet falan yok. Durumu idare etme, tepkileri minimize etme çabası var. Rezillik.

– Sizce hakemlerin bu karardan sonra psikolojisi nasıl olur? ‘Hoca bize ağır küfür ediyor, bir maç alıyor’ psikolojisi maçlara etki yapar mıı?

Bunu gidin hakemlere sorun. Hakemler adam olsa, kazan kaldırırlar. Hadi üç paralık haysiyetleri var ise “Biz bu hafta maç yönetmiyoruz. Bu rezilliği protesto ediyoruz” desinler bakalım, diyemezler. Federasyon da, MHK da bunu bildiği için kafasına göre takılıyor. Meşhur laftır “Türk milleti gariptir her lafı pek kaldırmaz” diye başlayan. Hakemlerimiz de öyle. Küfüre kızıyorlar ama şerefleri ayaklar altına alınıyor, haysiyetlerine tecavüz ediliyor, aldırmıyorlar.

– Karar perşembe verildi, cuma Fenerbahçe oynadı ve hakem isyanı var. Sizce haklılar mı?

Yüzde bir milyon haklılar. Ama merak etmesinler federasyon onu da ödeştirir. Yarın öbür gün Aykut Kocaman da küfür eder, ona da bir maç verirler. Hatta hiç vermezler konu kapanır.

11 KİŞİ TAMAMLAMAK AYDINUS’UN İKRAMI

– Beşiktaş-Trabzon maçının hakemini nasıl buldunuz? 

Hakemden önce şunu söylemek isterim. Bu yıl lig çok iyi gidiyor. Her maç bol gollü. Lig sonuncusu bile iyi top oynuyor. Ligin dibindeki takım, zirvesindeki takıma kök söktürüyor. Bunlar iyi işaretler. TFF ve hakemler bu havayı bozmamalı. Evet, Fırat Aydınus çokça hata yaptı. Beşiktaş’ın maçı 11 kişi tamamlaması mucizeden öte bir hakem ikramı. Hakem geçen hafta Beşiktaş’ın uğradığını iddia ettiği haksızlığın altında ezildi ve Beşiktaşlı oyunculara kartlarını gösteremedi.

BEŞİKTAŞ’IN PUAN KAYIPLARI ÇOK NORMAL

– Beşiktaş’ta puan kayıpları devam ediyor. Bu hafta da kendi sahasında Trabzonspor’la berabere kaldı. Beşiktaş’ta bir düşüş mü var?

Daha önce de söylediğim gibi üç yıl üst üste şampiyonluk kolay bir iş değildir. Hele bir de Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’nde iyi ama yorucu maçlar oynarken, lige hem fizik hem de kafa olarak devam etmek kolay değil. Şahane bir Leipzig maçı oyna, sonra gel kendi sahanda Trabzonspor’la oyna. Bir önceki hafta da Fenerbahçe ile oynamış. Buna can dayanmaz. Kolay iş değil. Üç zor maç arka arkaya. Bu yüzden puan kayıpları çok normal. Şu unutulmamalı, sonuçta Beşiktaş kötü top da oynamıyor puan kaybetse de… Ligin zirvesinde devam ediyor. Bence ortada abartacak bir sorun yok. Ama Beşiktaşlı oyuncular arasında ve kulübede sorun yaşanırsa, o iş başka…

KAVGALAR UZARSA SORUN OLUR

– Caner ile Talisca birbirlerine tekme tokat girmişler diye konuşuluyor… 

Genç futbolcuların kavga etmesi normal karşılanabilir zaman zaman ama Beşiktaş’taki kolej takımı havasının bozulduğuna işaret etmeye başlarsa sorun olabilir. Bir kavga ile bir şey demek mümkün değil. Oxfordlu kürekçiler de kavga ediyordur bazen kendi aralarında. Ama bu kavgalar büyür ve uzarsa sorun olur. Ben Şenol Güneş’te bir gerginlik görüyorum. Şenol Hoca rahatlarsa, takımın da stresi azalır.

GALATASARAY’IN ZORLANMASININ NEDENİ LAUBALİLİK

– Galatasaray sahasında Karabük önünde ilk kez bu kadar zorlandı, sebebi neydi?

Az kalsın puan kaybediyordu. Bunun en önemli nedeni laubalilik. Gevşeklik, erken havaya girme. 20 dakikada 2-0 öne geçtikten sonra futbolcular cıvıtmaya başladı. “Nasıl olsa kazandık” havasına girdiler ve saçma şekilde Gomis’e gol attırmak için oyunu bozdular. Ben ekran başında maçın kötüye gittiğini gördüm anında. Çünkü herkes işi gücü bıraktı, gol attırayım diye neredeyse boş kaleye vurmadı, Gomis’i aradı. Kardeşim, manyak mısınız, atın golünüzü. Şampiyonluk mu önemli, Gomis’in gol atması, kral olması mı? Maç 3’e, 5’e gidecekken, Gomis’e gol attırma sevdasından az kalsın elden gidiyordu. Farkında değiller ki, Karabük ligin sonlarında ama iyi top oynayan, fizik gücü yüksek, en hızlı ve en çok top çalan takım. G.Saray’la benzer özellikleri var. Tek fark, kadrosu daha zayıf ama boş değil. Daha önce rakip hocalar G.Saray’a iyi çalışmamışlar demiştim, özellikle de Kasımpaşa için. Karabük ise teknik direktörsüz ama iyi çalışmış. G.Saray nasıl engellenir dersini verdiler diğer takımlara. Tabii fizik güçleri yeter mi yetmez mi o ayrı dava.

"Cedi ve Furkan’ın NBA’ye gitmesi hem Anadolu Efes hem de Türk basketbolu için bir gurur kaynağı"

Geçen seneki takımın hayli değiştiğini belirten Birkan Batuk, yeni sezondaki hedeflerden, takıma bu sene katılan oyunculara, kendi gelişimi ve kariyer planlamasına kadar birçok konuda DHA’ya açıklamalarda bulundu.

Yeni sezon için hedeflerinin yarıştıkları her kulvarda en yukarısı olduğunu belirten Birkan Batuk, “Hedeflerimiz her zaman yüksek. Türkiye Lig’inde şampiyonluk, Türkiye Kupası’nı kazanabilmek ve aynı zamanda EuroLeague’de Final Four yapabilmek. Bunların hepsini sırasıyla düşünmemiz gerekiyor. Öncelikle Final Four oynamak için top 8’e kalmamız gerekiyor. Öncelikli hedefimiz var. Yeni bir takımız, yeni bir oluşumuz. Haftaya sezon başlıyor. İyi bir hazırlık süreci geçirdik.  Birbirimize adapte olduk ve hala da olmaya devam ediyoruz. Çünkü; sezon çok uzun ve sabırlı olmalıyız. Takım içerisinde iyi bir arkadaşlık var. Umuyorum ki bu da sahaya yansıyacaktır. İyi mücadele eden bir takım ortaya çıkarsa bu da bize başarıyı getirir” şeklinde konuştu.

“YENİ TRANSFERLER KARAKTERLİ OYUNCULAR”
Geçen sene kadrodaki oyunculardan bu sezon sadece 3 tanesinin kaldığı hatırlatılması üzerine Batuk, “Yeni gelen oyuncular da karakteri düzgün oyuncular. Takım içerisindeki o uyumu yakaladığımızı düşünüyorum.  Bunu Slovenya’daki sezon başı kampında gördük. Cedi ve Furkan’ın NBA’ye gitmesi hem Anadolu Efes hem de Türk basketbolu için bir gurur kaynağı. İnşallah onlarda orada çok başarılı olurlar. Biz de buradan onları gururlar izleriz” ifadelerini kullandı.

Kendi kariyer planlamasıyla ilgili de konuşan Birkan, “Anadolu Efes ile 2+1’lik yeni bir kontrat imzaladım. İnşallah burada 2 senemi doldurur, sonra da opsiyonumu kullanıp 3 sene boyunca Anadolu Efes’e hizmet ederim. Benim de burada olduğum sürece hem karakterimle, hem duruşumla hem de sahada gösterdiğim performansla örnek bir sporcu olmak istiyorum” dedi.

Türk yapımı 1.2 milyon euroluk hibrit yat Hollandalılara satıldı

Hibrit yat üretimiyle ilgili bilgi veren firma ortağı Barış Dinç, GreeNaval yatlarının, Türkiye’nin tek alüminyum hibrit yatları olduğunu söyledi. Şu anda biri 47 fit, diğeri 60 fit olmak üzere 2 adet hibrit motor yat imalatı yaptıklarını anlatan Dinç, önümüzdeki dönemde 2 motor yat projelerinin daha bulunduğunu dile getirdi.

Bu boyuttaki hibrit yat ile dünyada da sayılı üretimler arasında yer aldıklarını belirten Dinç, şu bilgileri verdi:

“3 enerji kaynağımız var, akü, jeneratör ve solar panel. Aküleri günlük hayatta, evlerde kullandığımız 220 volt elektrikte doldurabiliyorsunuz. Jeneratörler de yine aküleri besliyor. Bir de solar paneller var. Solar paneller de doğrudan aküleri besliyor. İsteğe göre hangisini devreye alacağını belirliyorsunuz. Bu yatlarda sevk tamamen elektrik motorlarıyla oluyor. Eğer marinadaysanız besleme kablolarıyla elektrik şarjını yapabiliyorsunuz. Açıldıysanız akü azaldığı zaman elektrik motorlarını çalıştırıp hibrit moduna geçiyorsunuz. İçten yanmalı motor kullanılmıyor. Vibrasyon yok, gürültü yok, emisyon salınımı yok. Malzeme tamamen alüminyum, yani yüzde yüz dönüştürebilir bir malzemeden yapılıyor. Yüzde 100 elektrik, sıfır emisyon, bu nedenle yüzde 100 çevreci bir yat.”

Jeneratör çalıştırıldığında hibrit motor yatın saatte 7- 8 deniz mili ilerleyebildiğini kaydeden Dinç, Türkiye’den İspanya’ya kadar ara vermeden gidebildiğini söyledi. Dinç, üretilen hibrit yatların maksimum hızının 11 knot, ortalama hızının ise 7- 7,5 knot olduğunu belirterek, “Yani çok aşırı hızlı yatlar değil. Zaten bu yatların amacı da o değil. Ama içten yanmalı motorlara göre çok verimli yatlar” diye konuştu.

Atiba Hutchinson: Türk insanına minnettarız

Beşiktaş’ın Kanadalı milli futbolcusu Atiba Hutchinson, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynadıkları 2 maçı da kazanarak iyi bir başlangıç yaptıklarını ve kendilerine olan güvenin arttığını söyledi.

Siyah-beyazlı ekipte beşinci sezonunu geçiren Hutchinson, Kanada’nın İstanbul Başkonsolosu Ulric Shannon ve Kanada Ticaret Müsteşarı Chris Wimmer, Kanada İstanbul Başkonsolosluğu tarafından 2-7 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 2. Kanada Eğitim Haftası etkinlikleri öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde konuk ettiği Alman ekibi Leipzig’i 2-0 yenerek ikide iki yapan ve liderliğini sürdüren Beşiktaş’ın gruptan çıkacağına inandığını belirten Hutchinson, “Bizim için çok iyi bir başlangıç oldu. Bu durum, kendimize olan güvenimizi arttırdı. Geleceği çok fazla düşünmek istemiyoruz. Grupta oynayacağımız 4 karşılaşmada daha var. Maç maç bakıyoruz. Şu anki hedefimiz bir sonraki müsabaka.” ifadelerini kullandı.

Eşiyle Türkiye’yi evleri gibi gördüklerini dile getiren 34 yaşındaki orta saha oyuncusu, “2013’ten bu yana Beşiktaş’ta forma giyiyorum. Bu süre zarfında burada geçirdiğim her an için mutlu oldum. Türkiye’de bir aile kurdum. İki çocuğum var. Eşim, üçüncü çocuğumuza da hamile. Eşim de Türkiye’de olmaktan çok memnun. Bize gösterdikleri misafirperverlikten dolayı Türk insanına minnettarız.” diye konuştu.

Beşiktaş taraftarı hakkında da görüşlerini aktaran Hutchinson, “Dünya’nın hiçbir ülkesinde böyle bir taraftar kitlesi yok. Ben ve takım arkadaşlarım onlardan çok memnunuz. Bize olağanüstü destek veriyorlar. Şampiyonlar Ligi’nde konuk edeceğimiz takımlar bize karşı çok zorlanacak çünkü taraftarımız, yaptıkları tezahüratlarla onlara zor anlar yaşatacak.” değerlendirmesinde bulundu.

SHANNON: ATİBA’NIN TÜRK TOPLUMUNDA SAYGI GÖRMESİ BİZİ MUTLU EDİYOR
Kanada’nın İstanbul Başkonsolosu Ulric Shannon, Hutchinson’ın Türk toplumu tarafından saygı görmesinin kendilerini mutlu ettiğini aktardı.

Hutchinson’ın Türkiye’deki en ünlü Kanadalı olduğunu kaydeden Shannon, “Sporun çok büyük bir kültürel değişim aracı olduğuna inanıyoruz. Atiba, spor, kültür ve marka büyükelçimiz olarak bize destek veriyor. Atiba’nın Türk toplumunda saygı görmesi bizi mutlu ediyor.” şeklinde görüş belirtti.

Hutchinson, Ulric Shannon ve Chris Wimmer, giydikleri Beşiktaş formalarıyla basın mensuplarına poz verdi.

Atiba Hutchinson
beşiktaş

Yabancı yatırımcıdan Türk içecek devine yüksek talep

Anadolu Grubu’nun ana hissedarı olduğu Türkiye, Orta Doğu, Orta Asya ve Pakistan’da 25 fabrikası ve 10 bini aşkın çalışanıyla faaliyet gösteren Coca-Cola İçecek (CCI), yedi yıl vadeli yüzde 4.215 sabit kupon ödemeli 500 milyon dolarlık Eurobond ihracı gerçekleştirdi.

Çoğunluğu Amerika ve İngiltere olmak üzere İsviçre ve Almanya’nın da arasında bulunduğu ülkelerden 300’ün üzerinde yatırımcıdan 9 katı talep alan bono ihracı, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ve CCI’a duyduğu güvenin göstergesi oldu. İhracı BNP Paribas, Citigroup Global Markets Limited, HSBC Bank PLC, J.P. Morgan Securities PLC ve MUFG Securities EMEA PLC bankaları yönetti.

Bono ihracından sağlanan nakdi, Türkiye ve yurtdışı operasyonlarındaki yatırımlarını sürdürmek ve mevcut bazı kredilerinin yeniden finansmanı için kullanacaklarını ifade eden CCI CEO’su Burak Başarır sözlerine şöyle devam etti:

“Türk şirketleri arasında son yıllarda yapılan en düşük faiz oranlı Eurobond ihraçlarından birini gerçekleştirdik. 300 farklı yatırımcıdan ihraç ettiğimiz tutarın 9 katı talep gördük. Şirketimize gösterilen bu ilgi, yabancı yatırımcının Türkiye’ye duyduğu güvenin de tam olduğunun göstergesi. Biz de ülkemize olan sonsuz güvenimizle yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bunu geçtiğimiz ay açılışını yaptığımız Isparta fabrikası yatırımımızla da gösterdik.”

Coca-Cola İçecek
Anadolu Grubu
CCI CEO’su Burak Başarır

Türk ayakkabı sektörü Almanya’ya çıkarma yapacak

2017’yi 1 milyar dolar ihracatla kapatmayı hedefleyen Türk ayakkabı sektörü, özgün tasarımlı yeni sezon ürünlerini Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor. Messe Frankfurt’un düzenlediği, Türkiye organizatörlüğünü Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği’nin (TASD) üstlendiği, acentalık işlemlerinin ise EKS Fuarcılık tarafından gerçekleştireceği ‘Primetime.Shoes’ Uluslararası Ayakkabı Fuarı, 27-29 Ocak tarihleri arasında Almanya’nın Frankurt şehrinde düzenlenecek.

Yurtdışı fuarlarının hem ihracat, hem de ülke tanıtımı için kritik öneme sahip olduğunu ifade eden TASD Başkanı Süleyman Gürsoy, İtalya’da düzenlenen MICAM Fuarı’nda Türkiye’ye çifte standart uygulandığını söyledi. Gürsoy, şu açıklamalarda bulundu:

“İtalya’daki fuara her yıl katılım gerçekleştiriyoruz. Düsseldorf’taki GDS fuarının bitmesinin ardından rekabet ortadan kalktı ve bu gelişme sonrasında MICAM’da haksızlıklar başladı. Uluslararası bir fuar olmaktan çıkıp İtalyanların milli fuarı haline geldi. Türk katılımcılara ‘Aksesuar’ muamelesi yapılıyor ve bizi fuar alanında arkalara atıyorlar. Büyük bir fuar ancak iş yapamıyoruz. TASD olarak buna asla müsade etmeyeceğiz. Fuarı destekliyorum ve önemsiyorum. Bu fuarı olumlu anlamda kullanmamız ve değerlendirmemiz lazım.”

AVRUPA’DA VAR OLMANIN ANAHTARI BU FUARDA

EKS Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Demir ise, ihracatta vites büyütmek için Avrupa’daki fuarlara Türkiye’den daha fazla katılım olması gerektiğini söyledi. Sektörün 1 milyar dolar ihracat hedefini hatırlatan Demir, “Türk ayakkabı üreticisi kaliteli ürün yapıyor. Özgün tasarım konusunda da oldukça yol aldık. Artık Avrupa’da daha fazla boy göstermenin zamanı. İtalya’daki MICAM fuarında bunu istediğimiz şekilde yapamadık. Almanya, Avrupa ticaretinin kalbi. Avrupa’ya daha fazla ihracat için fuarı çok iyi değerlendirmeliyiz” şeklinde konuştu.

FUARIN EN GÜÇLÜ PAVYONU TÜRKİYE OLACAK

TASD genel merkezinde düzenlenen lansmanda konuşan Primetimes.Shoes Genel Müdürü Jan Belyaev de, fuarının en güçlü pavyonunun Türkiye olacağını söyledi. Avrupa’daki ayakkabı fuarlarının, küresel ayakkabı ticareti için çok önemli olduğunu ifade eden Belyaev, “Buradaki tek amacımız katılımcılarla gerçek alıcıları buluşturmak. Uluslararası niteklikte bir fuarı organize ediyoruz. Rusya’dan ve Japonya’dan beş uçak dolusu alıcıyı Frankfurt’a getireceğiz. Primetimes.Shoes’da büyük firmaların yanında bilinmeyen, ancak kaliteli üretim yapan üreticiler de yer alacak. Almanya’dan tüm üreticilere ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

27-29 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek olan fuara Almanya, İtalya, Türkiye, Fransa, İspanya, Portekiz ve Polonya başta olmak üzere 8 Avrupa ülkesinden 500 imalatçı firma katılacak. Her ülkenin tek bir salon içerisinde kendi ulusal pavyonlarında katılım gerçekleştirecek olması ise, Primetimes.Shoes’u muadillerinden ayrıran en önemli fark olarak gösteriliyor.

türk ayakkabı sektörü
Primetime.Shoes
Uluslararası Ayakkabı Fuarı
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği

Türk kardiyologlar, Türkiye’de ve dünyada bir ilke imza attı

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Çocuk Kardiyologları başarılı bir operasyona imza atarak, 1,5 yaşındaki çocuğun kalp kapakçığındaki yarığı ameliyatsız yöntemle kapattı. Böylece küçük çocuğun kalp kapakçığındaki yarık, Türkiye’de ve Dünya’da ilk defa girişimsel (ameliyatsız) yöntemle kapatılmış oldu.

İHA’nın haberine göre; işlemi gerçekleştiren ERÜ Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Narin, 1,5 yaşındaki Mustafa’nın kalp kapakçığında doğuştan sıkıntı olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Narin, “Hastamızda komplet AVSD dediğimiz kalp kulakçığı ile karıncık arasındaki kapak yapılarının sorunlu olması ile giden problem vardı. Biz bunun çok erken dönemde tanısını koyduk. Tabi bu arada kalp kapakçığının üzerinde eskiden var olan ve ameliyatla kapatılamayan 2 mm çapında yarık vardı. Bu da kalbin sol kulakçığı ile sol karıncık arasında var olan kapakta yetersizliğe yol açıyordu. Hastayı ve aileyi sıkıntıya sokuyordu. Çocukta nefes darlığı şikâyetlerine neden oluyordu. Kalpteki bu sorunun çözümü cerrahi, yani açık kalp ameliyatıdır. Hasta bir kez açık kalp ameliyatı olmuş. İkincisi de sıkıntı olabilirdi. Ailenin de desteği ile çocuğun kalp kapakçığındaki bu sorunu ameliyatsız yöntemle kapatma kararı aldık. Çocuğun kasığından girerek kalp kapakçığındaki yarığı kapattık. Şükürler olsun, operasyon çok başarılı geçti. Literatüre baktığımda hastaya yapılan girişimsel işlemin Türkiye’de ve Dünya’da bir ilk olduğunu söyleyebilirim. Eğer biz bu işlemi gerçekleştirmeseydik, çocuğa ikinci kez açık kalp ameliyatı yapılacaktı” dedi.

Türk Uyku Tıbbı Derneği, düzenli uyku konusunda uyardı!

Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Öğretim üyesi de olan TUTD Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Sinan Yetkin, düzenli uykunun başarıyı ciddi düzeyde etkilediğini söyledi.

Yetersiz ve kötü uyku hijyeninin, gündüz öğrenme süreçlerini olumsuz etkilediğini anlatan Yetkin, elde edilen bilginin de yetersiz uykuda işlem süreçlerinin eksik yürümesine neden olduğunu vurguladı.

UYKU SÜRESİ DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR

Eğitimde başarı için düzenli uykunun şart olduğuna dikkati çeken Yetkin, şunları kaydetti: “Başarı elde etmek için birçok farklı eğitim sisteminden bahsedilebilir ancak hangi eğitim sistemini alırsanız alın, sağlıklı uyku ve beslenme olmadan başarıyı elde edemezsiniz. Az ve düzensiz uyuyarak başarının arttığını gösteren hiçbir bilimsel çalışma yok. Aksine öğrenmeyi, dolayısıyla başarıyı düşürdüğünü gösteren fazlasıyla çalışma mevcut. Bu nedenle, özellikle sınav hazırlığı dönemindeki öğrenci arkadaşlarımız, az uyuyarak, uyku saatlerinizi çalmanıza dair önerilere lütfen uymayın. Esas olan sağlıklı uyku-uyanıklık düzeni içinde, planlı ve düzenli çalışmaktır. Herkesin ihtiyaç duyduğu uyku süresi değişken olmakla beraber, genel olarak gençlerde alınması gereken süre 8-9 saattir.”

İhtiyaç olunan uyku miktarının alınması gerektiğini ifade eden Yetkin, az uyuma durumunda, uyku yoksunluğu bulgularının yaşanacağını bildirdi.

UYKU SAATLERİ HAFTA SONLARI DA DÜZENLİ OLMALI

Yetkin, uyku yoksunluğu bulgularının, gün içi yorgunluk, dikkat dağınıklığı, dikkati odaklamakta güçlük, unutkanlık gibi birçok zihinsel yan etkileri olduğunu belirterek, “Uyku-uyanıklık saatleri okul günlerinin dışında, hafta sonları da aynı saatlerde olacak şekilde düzenli olmasının sağlanması gerekiyor. Uyku ve uyanıklık biyolojik saatin önemli göstergesidir. Hem beyin hem de bedensel işlevler bu biyolojik saate göre işliyor. Değişen biyolojik saat hem zihinsel hem de bedensel performansın düşmesine neden oluyor” diye konuştu.

Fatih Altaylı: Türk futbolu total bir çöküş içerisinde

Bloomberg HT’de Fatih Kuşçu’nun sunduğu “Spor Saati” programının yorumcusu Fatih Altaylı, spor gündemini değerlendirdi. Altaylı, 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu’nda oynanan ve 2-0 kaybedilen Ukrayna maçının hakemleriyle ilgili olarak “Uluslararası maçlarda iyi İspanyol hakem görmedim. Hem Milli Takım hem de kulüp takımı olarak İspanyol hakemlerden çok çekiyoruz.” yorumunda bulundu. 

Ukrayna’nın 2-0 kazandığı maçı yorumlayan Altaylı, “Tam bayrama yakışan, evlere şenlik maç oldu. İzlerken utandım! Bu maçın hakkı bu değildi. Gollerden ilki bariz ofsayt. Hakem kör olsa yine de hissiyatla görebileceği bir ofsayttı. İkinci golde de top bariz bir şekilde dışardan çevrildi. Bu maçın hakkı 2-0 değildi. Ama oynadığımız futbola bakınca da gazeteler dahil kimsenin ‘Hakeme yenildik’ dediği de yok. Aksini söylemek ayıp olurdu. O goller olmasa maç 0-0 bitse Ukrayna’ya ayıp olurdu. Verilmeyen penaltımız da net, adam Cengiz Ünder’i kolundan çekiyor, çok net. Hakem açısından birçok rezillik var. Uluslararası düzeyde iyi maç yöneten İspanyol görmedim gibi bir şey. İspanyollar genelde uluslararası maçlarda çok kötü hakemler oluyor. Türkiye veya Türk takımları olarak İspanyol hakemlerden de çok çekiyoruz. Şunu da söyleyeyim futbolda iyi oynayan her zaman kazanır gibi bir durum da yok. Biz bu rezil oyunla Ukrayna’ya bir çelme taksak bugün Dünya Kupası finallerine kalma en azından play-off’a kalmayı konuşuyor olabilirdik. Bugün bunu konuşmamız hemen hemen imkansız. Kalan üç maçımızı, gerçi imkansızlar Türkiye söz konusu olduğunda olabiliyor ama o Fatih Terim ve Ali Dürüst’ün balıyla olabiliyor. Lucescu’da olabilir mi bilmiyorum. Kıl kadar tüy kadar bir şansımız var. Biz üç maçımızı da kazanırız, Ukrayna iki maçını kaybeder o olur şu olur falan hala gidebiliriz. Ama bu saatten sonra çok zor görünüyor. Vahim olan şuydu, maçtan önce ‘Ukrayna’yı yenemeyebiliriz’ demiştim. Kimse Lucescu’ya bir şey söylemesin. Yıllardan beri söylüyorum, Milli Takım’a omurga olacak Avrupa’da başarılı bir takımın olması lazım, bu yok. Önceden 1996-2000 arasındaki Galatasaray’ın omurgasını alıyorduk ve eksikleri diğer takımlardan tamamlayıp başarılı oluyorduk. Ne zaman yabancılar, takımların omurgalarını oluşturdu ve bir takımın başarısı da kalmadı, o zaman Milli Takım çökmeye başladı.” dedi.