Tunceli’de el yapımı patlayıcı infilak etti! 2 asker yaralı

Tunceli’deki  Çiçekli Bölgesi’nde İl Jandarma Komutanlığı timleri tarafından sürdürülen operasyon sırasında PKK’lı teröristlerle çatışma çıktı. Çıkan çatışmada teröristlerce daha önceden döşenmiş 2 el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 2 asker yaralandı.

TUNCELİ VALİLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA

Tunceli Valiliği’nden çatışma ve patlamaya ilişkin şu açıklama yapıldı;

Tunceli il merkezi Çiçekli Bölgesinde İl Jandarma Komutanlığınca 23 Mayıs 2017 günü yürütülen operasyon kapsamında yapılan arama/tarama faaliyetlerinde; teröristler tarafından daha önceden döşenmiş patlatılmaya hazır EYP ele geçirilmiştir.

Bölgede devam eden operasyonlar esnasında bir grup terör örgütü mensubu ile sıcak temas sağlanmış kısa süreli çatışma yaşanmıştır. Yaşanan çatışma esnasında teröristlerin döşemiş olduğu (2) adet EYP’nin patlaması sonucu (2) kahraman askerimiz hayati tehlikesi olmayacak şekilde yaralanmıştır. Askerlerimiz gerekli tedavinin yapılması için hastaneye sevk edilmiş olup sağlık durumları iyidir.

Yaşanan çatışmaya müteakip teröristlerin tahmini kaçış güzergâhları bölgede konuşlu bulunan Obüs ile ateş altına alınmış olup, bölgede operasyonlara devam edilmektedir.

İlimizde terörist unsurların bulunmasına yönelik çalışmalar azim ve kararlılıkla sürdürülmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

PKK, bir ananın yüreğini yaktı

Tunceli’nin Pülümür, Hozat ve Çemizgezek ilçeleri kırsalındaki Aliboğazı bölgesinde 27-29 Nisan tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda öldürülen 16 PKK’lıdan birinin, annesinin 3 yıl önce “ PKK kaçırdı” diyerek geri gönderilmesi için eylem yaptığı Ali Karaşin olduğu ortaya çıktı. Örgüt tarafından 2014 yılında 17 yaşındayken kaçırılıp Lice’ye götürülen Karaşin’e, ‘Numan Amed’ kod adı verildiği belirtildi.

OĞLUNU GERİ İSTEMİŞTİ

Gazete Habertürk’ten Mehmet Kayahan’ın haberine göre Ali Karaşin için annesi Yüksel Karaşin, ailelerle birlikte 2014’te Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin önünde oturma eylemi yapmıştı. Oğlunun 23 Nisan 2014’te “Pikniğe gidiyorum” diyerek evden ayrıldığını ve Lice’de düzenlenen piknikte PKK tarafından kaçırıldığını belirten Yüksel Karaşin, eylemini 3 ay sürdürmüştü. Oğlunun geri dönmesini isteyen anne Karaşin, “Karaciğer hastasıyım. Çocuklarıma bakamıyorum, ailece psikolojimiz bozulmuş durumda. Allah rızası için çocuğumuzu bize geri getirsinler. Cumhurbaşkanı, Başbakan’dan, Demirtaş ve Kışanak’tan yardım istiyoruz. Benim çocuğum hasta, dağda yaşayamaz. Kulak zarından ameliyat olması gerekiyordu” demişti.

Öldürülen teröristlerin cenazeleri Malatya Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, bugün Malatya’ya gidip DNA örneği verecek olan baba Ahmet Karaşin, “Oğlumun vurulduğu bilgini aldık. Ama öldüğünü kesin olarak bilmiyoruz. DNA testinden sonra her şey netleşecek” diye konuştu. Terör örgütü PKK’ya yakın internet sitelerinde Ali Karaşin’in öldürüldüğü duyuruldu.

TSK: 112 terörist etkisiz hale getirildi

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan yazılı açıklamada; “Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlamak maksadıyla; yurt içerisinde bölücü terör örgütüne (BTÖ) karşı azimli ve kararlı mücadelesini sürdürürken, Fırat Kalkanı Harekât bölgesinde güvenliğin sağlanması ve bölgede terör nedeniyle göç etmiş halkın geri dönüşüne destek kapsamındaki faaliyetleri yürütmeye devam etmektedir.” ifadelerine yer verildi.

Yapılan operasyonlarla ilgili olarak, “Teröristle Mücadele Harekâtı kapsamında; geçtiğimiz hafta içerisinde (20 – 28 Nisan 2017) BTÖ’nün sürekli barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergâhı olarak kullanması sebebiyle büyük önem taşıyan bölgeleri (özellikle Hakkâri, Şırnak, Tunceli, Diyarbakır, Batman, Kars) teröristlerden temizlemek ve bahar/yaz dönemine yönelik hazırlıklarını kısıtlamak maksadıyla başlatılan operasyonlara aralıksız devam edilmiş, bu kapsamda; Şırnak / Beytüşşebap, Bestler-Dereler, Hakkari / Yüksekova, Siirt / Pervari, Diyarbakır / Lice, Kulp, Mardin / Dargeçit, Tunceli / Aliboğazı, Bitlis / Merkez ve Kars / Sarıkamış-Kağızman bölgelerinde orta çaplı operasyonlar icra edilmiş, icra edilen operasyonlarda; 112 terörist etkisiz hale getirilmiş, 53 piyade tüfeği, 2 makineli tüfek, 6 RPG-7 roketatar, 1 adet 60 mm havan, 4 keskin nişancı tüfeği, 1 SA-18 güdümlü füze mühimmatı, 2 tabanca/makineli tabanca ve 78 el bombası ele geçirilmiş, 109 EYP tespit edilerek imha edilmiş, 7.440 kg amonyum nitrat, çok miktarda değişik çap ve cinste mühimmat ile EYP yapımında kullanılan kablo, fünye ve patlayıcı madde ele geçirilmiş, teröristler tarafından kullanılan 69 sığınak, barınak, mağara ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirilmiş, BTÖ’nün en önemli finansal kaynaklarından olan uyuşturucu üretimi, ticareti ve kaçakçılık ile mücadeleye yönelik icra edilen operasyonlar ve hudut hattında alınan tedbirler neticesinde; 50 kg toz esrar, 579 kg kubar esrar, yaklaşık 4 kg uyuşturucu ve 26.200 paket kaçak sigara ele geçirilmiş, Etkili hudut denetim ve kontrolleri sonucunda sınırlardan yasa dışı yollardan geçmeye çalışan 4.765 kişi yakalanmış, 12 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 15 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır.” bilgileri kamuoyu ile paylaşıldı.

Açıklamada, “Bu hafta özellikle Şırnak / Beytüşşebap, Bestler-Dereler, Hakkâri / Yüksekova, Siirt / Pervari, Diyarbakır / Lice – Kulp, Mardin / Dargeçit, Tunceli / Aliboğazı, Bitlis / Merkez ve Kars / Sarıkamış-Kağızman bölgelerinde yürütülen orta çaplı operasyonlar sonucunda bölücü terör örgütüne ağır kayıplar verdirilmiştir. Yürütülen başarılı ve kararlı operasyonlar ile tespit edilen sığınaklarda ele geçirilen silah, mühimmat ve patlayıcı madde yapımında kullanılan malzemeler imha edilmiş, bu sayede bölücü terör örgütünün bölgedeki hain emellerinin ve saldırı planlarının önüne geçilmiştir. Bölücü terör örgütünün önemli gelir kaynaklarından olan uyuşturucu ve kaçakçılık faaliyetleri, hudut hattında alınan etkili tedbirlerle engellenmeye devam edilmiştir. Hudut bölgelerinde alınan tedbirler sayesinde hafta içinde yaklaşık 5000 kişi yakalanmış ve çok miktarda uyuşturucu madde ve kaçak sigara ele geçirilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri; 2017 yılının başından itibaren sürdürdüğü kararlı duruşla ve özellikle kış aylarından itibaren yürütülen başarılı operasyonlarla bölücü terör örgütüne büyük kayıplar verdirmek suretiyle bölücü terör örgütü üzerindeki baskısını artırmaktadır. Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetleri vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini temin etmek için en son terörist etkisiz hâle getirilinceye kadar kararlı mücadelesine devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.

Suriye kuzeyinde icra edilen harekât kapsamında ise; “Hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ tehdidi ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak, sivilleri korumak ve sivillerin yaşanan terör olaylarından zarar görmesini engellemek maksatlarıyla icra edilmekte olan harekâtta, TSK tarafından desteklenen ÖSO’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azaz-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskûn mahal ve 2.015 km’lik alan kontrol altına alınmıştır. Bab ilçe merkezi, Kabbasin ve Bzagah bölgelerinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PYD/YPG/PKK terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edilmektedir.” denildi.

Yapılan açıklamada “Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hak ve menfaatlerini korumak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, milli birliğimizi ve bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan başta PYD/YPG/PKK, FETÖ/PDY ve DEAŞ olmak üzere diğer tüm terör örgütleriyle mücadelesini kesintisiz olarak sürdürecektir. Millî varlığımızın ve bölünmez bütünlüğümüzün koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bugün olduğu gibi bundan sonra da vatan toprağının ve millî birliğimizin korunması için kararlı duruşuyla kendisine verilecek her türlü görevi yerine getirecek güç ve kudrete sahiptir.” ifadeleri kullanıldı.

cbgAds.AdsInline(1891);

Tunceli Valisi Osman Kaymak’dan helikopter kazasına ilişkin açıklama

Tunceli Valisi Osman Kaymak, Pülümür ilçesi kırsalında, olumsuz hava koşulları sebebiyle Emniyet Genel Müdürlüğüne (EGM) ait “Sikorsky” tipi helikopterin düşmesine ilişkin, “Kaza yerinden alınan 12 şehidimize Elazığ Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemede, düşen ‘Sikorsky’ tipi polis helikopteri, zemine çok hızlı çarptığı için içindekilerin kaza anında yaşamını yitirdiği tespit edildi. O nedenle olay yerine yarım saat sonra bile varılsa yaralı bulma ihtimalimiz yoktu.” dedi.

Düşen helikopterdeki 12 kişi şehit oldu
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde Sikorsky tipi polis helikopteri kalkışından 10 dakika sonra düştü. 11.40 sıralarında sinyalin kesildiği belirtilen helikopterin enkazına 17.00 sularında ulaşıldı. 7 polis, 1 hakim, 1 astsubay, 3 personelin olduğu helikopterden kurtulan olmadı, 12 kişi şehit oldu.

#

Kaymak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 18 Nisan Salı günü Pülümür ilçesinden havalanan Emniyet Genel Müdürlüğüne (EGM) ait “Sikorsky” tipi helikopterin, kalkışından kısa süre süre sonra düşmesi sebebiyle 1 hakim, 7 polis memuru, 1 astsubay ve 3 mürettebatın şehit olduğunu anımsattı.

“KAR YAĞIŞI, SİS, TİPİ, SOĞUK HAVA…”

Helikopterin olumsuz hava koşulları sebebiyle düştüğünü değerlendirdiklerini dile getiren Kaymak, şu bilgileri verdi:

“Helikopterin radar irtibatının kesildiğinin bildirilmesinin ardından İl Jandarma Komutanımız Albay Tekin Aktemur ve İl Emniyet Müdürümüz Doğu Ateş, yanlarına jandarma özel harekat (JÖH) ve polis özel harekat (PÖH) timlerini alarak bölgeye askeri helikopterle intikal ettiler. Olumsuz hava koşulları nedeniyle kaza yerine iniş yapamayan helikopterimiz, kaza yerine en yakın bölgeye iniş yaptı. Komutanımız Aktemur’un kararlılığı ve personelimizin büyük bir özverisiyle kar yağışı, sis, tipi, soğuk hava gibi olumsuz hava koşullarını hiçe sayarak 3 saat gibi çok kısa bir sürede kaza mahalline ulaşıldı.”

Kaymak, zorlu hava şartlarına rağmen kaza bölgesine çok kısa sürede ulaşıldığına vurgu yaparak, “Olay yerine çok kısa sürede ulaşan ekibimiz yarım saat geç kalsaydı bölgede devam eden kar yağışı nedeniyle helikopter belki bulunamayacak ve çalışmalar çok uzayacaktı.” ifadesini kullandı.

Olaya ilişkin soruşturmanın sürdüğünü bildiren Kaymak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehitlerin enkazdan alınması amacıyla dün sabah saatlerinde başlattığımız çalışmalarımız kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı bir savcımız ve olay yeri inceleme ekibi, 25 kişilik Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekibi ve 15 kişilik jandarma ve polis özel harekat timleri kaza bölgesine ulaştırıldı. Savcımız nezaretindeki olay yeri inceleme ekibi, çalışmalara başlamadan önce kaza bölgesini görüntüleyerek kayıt altına alarak cenazelerin alınmasını için çalışma başlattı. Yapılan tüm çalışmalar başından sonuna kadar olay yeri inceleme ekibi tarafından görüntülü olarak kayıt altına alınarak devam eden soruşturma kapsamında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildi.”

KAZA ANINDA HAYATLARINI KAYBETMİŞLER

Vali Kaymak, helikopterdeki 12 kişinin kaza anında şehit düştüğünü kaydederek, “Kaza yerinden alınan 12 şehidimize Elazığ Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemede, düşen ‘Sikorsky’ tipi polis helikopteri zemine çok hızlı çarptığı için içindekilerin kaza anında yaşamını yitirdiği tespit edildi. O nedenle olay yerine yarım saat sonra bile varılsa yaralı bulma ihtimalimiz yoktu.” diye konuştu.

Kazanın ardından yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinde, tüm ekiplerin ve bölge halkının özveriyle çalıştığını vurgulayan Kaymak, bu tür kazaların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

cbgAds.AdsInline(1751);

Tunceli şehitleri son yolculuklarına uğurlanıyor

Tunceli’nin Pülümür ilçesindeki helikopter kazasında şehit olan 12 kişi arasında yer alan polis memuru Azam Güdendede’nin cenazesi Konya´ya getirildi.

Elazığ´da düzenlenen törenin ardından uçakla Konya´ya gönderilen şehit polis memuru Azam Güdendede’nin cenazesi, hava alanında silah arkadaşları, askeri erkan ve yakınları tarafından karşılandı. Şehidin Türk Bayrağı´na sarılı naaşı uçaktan indirilirken yakınları gözyaşlarına boğuldu. Yakınlarının yardımıyla ayakta duran şehit babası Muzaffer Güdendede ise cenaze arabasının yanına kadar yürüyerek dua etti ve gözyaşı döktü.

Beyhekim Devlet Hastanesi morguna kaldırılan şehit polis memuru Azam Güdendede’nin cenazesi yarın öğle namazından sonra Musalla Mezarlığı’ndaki Namazgahta yapılacak törenin ardından Polis Şehitliği’ne defnedilecek.

TEKNİSYEN KÖDÜK’ÜN AİLESİNİ POLİSLER TESELLİ ETTİ

Tunceli’nin Pülümür ilçesinde helikopterin düşmesi sonucu şehit olan teknisyen polis memuru Murat Ködük’ün naaşı memleketi Kütahya’ya getirildi.

Kütahya Zafer Hava Limanı’na askeri uçakla naaşı getirilen Ködük için karşılama töreni düzenlendi.

Aynı uçakla gelen şehidin eşi Ayten, çocukları Mustafa, Melek Nur ve Merve Nur Ködük göz yaşlarına boğuldu.

Oğlunun cenazesini karşılamaya gelen baba Mustafa Ködük ayakta güçlükle dururken, anne Zahide Ködük, tekerlekli sandalyede şehit oğlunu gözyaşları içerisinde karşıladı.

Zahide Ködük’ü kadın polisler ve yakınları teselli etti. Karşılama törenine, şehidin yakınları, Vali Ahmet Hamdi Nayir, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz, Hava Er Eğitim Tugay ve Garnizon Komutanı Hava Piyade Tuğgeneral Bülent Tatkan, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Uğur ve İl Emniyet Müdürü Hasan Çevik katıldı.

cbgAds.AdsInline(1751);

İçişleri Bakanı’ndan Tunceli’deki helikopter kazasına ilişkin açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tunceli’nin Pülümür ilçesinde düşen polis helikopteri hakkında, “Tunceli’de bizim ‘kartal pisti’ olarak nitelendirdiğimiz, tanımlandırdığımız piste iniş yapan Emniyet Genel Müdürlüğümüze ait helikopter, bir taraftan ilçeler arası görevlilerin intikalini sağlamak, diğer taraftan ilk derece komiser yardımcılığı sınavına giren kahraman evlatlarımızı, kardeşlerimizi yerlerine intikal ettirmek ve bir hakimimizin intikalini sağlamak için toplam 12 kişilik toplam mürettebatla birlikte saat 11.35 itibarıyla Tunceli-Pülümür dağ yolundan kalkışını gerçekleştirdi. Ondan önce hem kartal pisti hem de Nazımiye’den gerekli personelleri aldı ve Tunceli-Pülümür dağ yolundan kalktıktan sonra da 11.43 sıralarında kendisiyle tüm irtibatlar kesildi.” dedi.

“HAVA ŞARTLARINDAN DOLAYI BİR KAZANIN OLDUĞU GÖRÜLÜYOR”

İçişleri Bakanı Soylu sözlerini şöyle sürdü:

“Yaklaşık 2,5 saatlik bir tırmanma sonucunda İl Jandarma Komutanımız Tekin Aktemur ve İl Jandarma Komutan Yardımcımız, 4 timimiz, bunların içerisinde polis timlerimiz de var, birlikte saat 16.34 sıralarında helikopterin enkazına ulaştılar. Helikopterin, uyduyla, yere çakıldığını ve ters döndüğünü gördüler. 12 vatan evladımızın hayat belirtileri olup olmadığını kontrol ettiler. Maalesef 12 evladımız hakkın rahmetine kavuşmuş, şehit olmuşlardır. Hem milletimizin hem ülkemizin başı sağ olsun. Oradaki hava şartları çok zor durumda. Helikopterin inebilme imkanı da şu anda yok. Oradan intikalleri konusunda arkadaşlarımız değerlendirme yapıyorlar. İnşallah en kısa süre içerisinde şehitlerimizi oradan alıp Tunceli’ye intikal ettireceğiz. Helikopterde herhangi bir dış etken söz konusu değil. Hava şartlarından dolayı bir kazanın olduğu görülüyor.”

cbgAds.AdsInline(1891);

Mete Yarar Tunceli’de düşen helikopter hakkında konuştu

Tunceli’de düşen ve mürettebat ile birlikte 12 kişinin şehit olduğu helikopter kazası hakkında güvenlik uzmanı Mete Yarar Habertürk TV’de değerlendirmelerde bulundu.

Yarar’ın açıklamaları şöyle;

Özellikle ulaşımı zor olan, bazı imkansızlıklardan dolayı konvoy çıkartma, emniyet açısından sıkıntılı olan yerlerde bu helikopterler aynı zamanda personel taşıması için de kullanılıyor. Elazığ’dan bölgeye herhangi birim gidecekse bu helikopterle taşıma yapılıyor. Dönerken de izne gidecek veya görev süresi tamamlanmış personel de bu helikopterle taşınıyor. Başka bir bilgi daha vereyim, helikopterde bulunan personel sayısına baktığınızda her birisinin ayrı ayrı görev yerlerinin olduğunu söyleyebiliriz.

Anladığım kadarıyla personeli Elazığ’a götürüyor, bu tip helikopterler tam tesisatlı, yani savaş durumunda sırt çantalarıyla beraber olan bir timi taşıyabilir o da yaklaşık yirmi kişidir.

YOLCU SAYISI HELİKOPTERİ ZORLAYICI BİR FAKTÖR MÜ?

Yolcu sayısına baktığımızda mürettebatı saymazsak dokuz kişi var, bu da helikopteri zorlayıcı bir faktör değil. Ama anladığım kadarıyla bölgelde yoğun bir sis olduğuyla ilgili bir duyum var.

ESKİ BİR HELİKOPTER DEĞİL

Şunu da söyleyebiliriz bu helikopter yeni mi, eski mi diye çok tartışılır onu da söyleyerek gideyim. Bu helikopterler dünyada zor arazi şartlarında en iyi kullanılan helikopterler, bundan daha iyisi yapılmadı o anlamda da eski bir helikopter değil, her şeyi yedekli olan bir helikopter, çift motorlu bir helikopter ve bütün sistemler bir tanesi arızaya girdiğinde yedeği çalışacak şekilde yapılmış, ne olursa olsun eski de olsa dünyada kullanılan en iyi helikopter diyebiliriz.

cbgAds.AdsInline(1751);

Tunceli’de PKK’ya operasyon

Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı özel eğitimli jandarma özel harekat taburu, kış üstlenmesinden çıkan PKK’lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla operasyon başlattı.

Güvenlik birimlerinin yaptığı istihbarat ve saha çalışmaları ile insansız hava araçlarından elde edilen bilgiler doğrultusunda belirlenen PKK hedeflerine ani operasyonlar düzenleniyor. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı, her türlü terör olayı ve arazi şartlarına göre eğitimli, jandarma özel harekat timlerinden oluşan bir tabur askerin dün PKK’lılara yönelik başlattığı operasyon bu gün de sürdürüldü. Bahar mevsiminin gelmesi ile eylem hazırlığında olan PKK’lılara yönelik dün sabah saatlerinde, Tunceli merkez Kutuderesi Vadisi ve çevresindeki bölgelerde silahlı bir terörist grubunun hareket ettiği istihbaratı üzerine bölgeye operasyon yapıldı. 2 saat içinde jandarma özel harekat timlerinden oluşan bir tabur asker, helikopterlerle bölgeye indirildi. PKK’lı teröristlerin, bunun üzerine sarp alanlardaki sığınaklara girerek izlerini kaybettirmeye çalıştığı belirtildi. Operasyon bölgesinde yapılan arazi aramalarında, teröristlere ait çok sayıda mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirildi. PKK’lı teröristler kendilerini takip eden askerlerin geçeceği mühtemel güzergahtaki 2 noktaya da mayın ve el yapımı patlayıcı tuzakladı. Tuzakları farkeden güvenlik görevlileri, bu tuzakları kontrollü imha ederek, teröristleri takibe devam etti. Kutuderesi bölgesinde yapılan operasyon ile ilgili Tunceli Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, şöyle denildi:

STRATEJİK BÖLGELERE İNDİRİLDİLER

“Tunceli İl Jandarma Komutanlığımızca il mekezimize bağlı Kutuderesi bölgesinde gerçekleştirilen operasyon kapsamında terör örgütü mensupların patika yola döşediği bir adet basma düzenekli mayın, bir adet el bombası ile güçlendirilmiş basma düzenekli el yapımı patlayıcı bulunarak, uzman ekipler tarafından bulundukları noktada patlatılarak etkisiz hale getirilmiştir. Operasyonlar kapsamında tespit edilen sığanaklar içinde ayrıca 4 adet akü, 8 adet büyük mutfak tüpü, 5 adet küçük mutfak tüpü 1 adet jeneratör, 13 adet boş bidan, 3 adet şemsiye, 3 adet sırt çantası ve çok miktarde yaşam malzemesi ele geçirilmiş ele geçirilen malzemeler cumhuriyet savcısının talmimatı ile olay yerinde imha edilmiş bölgedeki operasyonlara devam edilmektir.”

Nazimiye İlçesi’ne bağlı Dokuzkaya Vadisi içinde bir grup PKK’lının tespit edilmesi üzerine bugün sabah saat 07.00’da şok operasyon düzenlendi. Çok sayıda Sikorsky helikopteri ile Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı jandarma özel harekat birliği, Dokuzkaya Vadisi’nin bütün stratejik bölgelerine indirildi. Bölgeyi tamamen çember içine alan jandarma özel harekat timleri, vadinin derinliklerine doğru inerek operasyon başlattı. Bölgede hala arama tarama faaliyeti devam ederken, PKK’ya ait çok sayıda sığınak ve barınağının tespit edildiği ve bu mağaralara girilmeye çalışıldığı belirtildi.

cbgAds.AdsInline(1891);

Tunceli Belediye eski eşbaşkanına 8 yıl 9 ay ceza

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındıktan sonra tutuklanan Tunceli Belediye eski Eşbaşkanı Mehmet Ali Bul’a örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Habertürk haber merkezinden Kadir Merkit’in haberine göre, Tunceli Belediye eski Eşbaşkanı Mehmet Ali Bul hakkında “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Bul, duruşmaya tutuklu bulunduğu Kocaeli 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden katıldı. Duruşmada söz alan Bul, gizli tanık ifadelerinin asılsız olduğunu belirterek, “Gizli tanık beyanları tamamen asılsızdır. İftira atılmıştır. Bütün bu suçlamalar benim belediye başkanlığı yaptığım dönem içerisinde gerçekleşti. Konuşmalarımda barışı, birlikte yaşamayı dile getirmişim. Parti faaliyetleri kapsamındaki demokratik haklarımı, düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde ifade ettim. Konuşmamda, demokratik özerklik talebini Zonguldak ve Adana için de istemiştim. Irksal veya bölgesel bir talebim yoktur. Gizli tanık ifadesinde beni bir kez gördüğünü söyledi. Sizler sorunca 5-6 dedi. Gizli tanık beyanı çelişkilidir. Mahkemenin bağımsız ve tarafsız olarak hüküm vermesini istiyoruz. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Davanın esası hakkında avukatlarının savunma yapmasının ardından son sözü sorulan Mehmet Ali Bul, “Ben doğa eylemlerine, cenaze törenlerine katıldım. Bunlar bir belediye başkanının katılması gereken şeylerdir. Yasadığı eylemde bulunmadım. 83 belediyeye kayyum atanmasının siyasi bir karar olduğunu düşünüyorum. Beraatımı talep ederim” diye konuştu.

Mahkeme heyeti verdiği aranın ardından, Mehmet Ali Bul’u, “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla Bul’a verdiği 10 aylık hapis cezasını erteleyerek, tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Karara tepki gösteren Bul’un avukatları kararı temyiz edecek.

cbgAds.AdsInline(1891);

Kılıçdaroğlu’nun izniyle Başbakan Yıldırım’ı karşıladı

CHP Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, kendilerinin de Tunceli Valiliği önündeki protokolde yer alarak, Tunceli’nin bir hoşgörü kenti olduğunu göstermek için Başbakan Binali Yıldırım’ı karşıladıklarını belirtti.

Erol, partisinin il binasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Başbakan Binali Yıldırım’ın Tunceli Valiliği ziyaretinde karşılamaya kendisinin de gittiğini söyledi.

Karşılama sonrasında Tunceli Valiliği toplantı salonunda gerçekleştirilen brifinge ilin milletvekili olarak kendisinin de katıldığını, Kanun Hükmünde Kararnameler ile ihraç edilenler ve Munzur Çayı üzerinde yapılması planlanan barajlara ilişkin halkın taleplerini ilettiğini ifade eden Erol, şunları kaydetti:

“Başbakan sayın Binali Yıldırım ilimizi ziyaret etti. Bizler de genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun resmi izni dahilinde 4 belediye başkanımız, il genel meclis başkanımız ve il başkanımızla birlikte Tunceli’nin bir hoşgörü kenti olduğunu, bir nezaket kenti olduğunu kanıtlamak için valilik önündeki resmi devlet protokolünde bizler de hazır bulunduk. Başbakan’a ‘Hoş geldin’ diyerek kentimizin ne kadar hoşgörülü bir kent olduğunu, sayın Başbakanı karşılayarak ifade ettik. Sonra valilikteki brifinge ilin milletvekili olarak ben de katıldım. İlimizin sorunları orada dile getirildi.”

Erol, görüşmede genel olarak yatırım ve yapılması planlanan projelerden bahsedildiğini vurgulayarak:

“Munzur Çayı’nın yöre halkı açısından önemini dile getirerek bu projelerin yapılmaması yönündeki talebinin Başbakan Yıldırım tarafından olumlu karşılandı. Barajların, HES’lerin yapılmamasıyla ilgili sayın Başbakan’ımıza toplumumuzun, insanlarımızın bu konudaki hassasiyetini dile getirdim. Eski Enerji Bakanımız Taner Yıldız Bey de heyetteydi. Kendisi de talimat verdi Taner Bey’e. Bu konuda detaylı bir araştırma yapılmasını, firma ve bakanlıkla görüşülerek, buraya gelip sivil toplum kuruluşlarıyla görüşerek kendisine detaylı bir rapor verilmesini istedi. Çünkü Munzur’da baraj yapılmaması ideolojik bir talep değil, tamamen kutsal ve inanç değerlerimizden kaynaklanan bir nedendir.” diye konuştu.

Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerinden uzaklaştırılan veya ihraç edilen vatandaşlara ilişkin de görüşme yaptıklarını kaydeden Erol, konuşmasın şöyle sürdürdü:

“İkinci talebim ise Kanun Hükmünde Kararname ile Tunceli ve Türkiye genelinde 250’ye yakın hemşehrimiz mesleklerinden ihraç edildiler, açığa alındılar. Bunun yanlışlığını vurguladım. Bir kişi eğer terör örgütüyle bağdaştırılıp görevinden alınmışsa bunun yargıya da intikal etmesi gerektiğini söyledim. Herkesin itham altında tutularak uzaklaştırılmasının yanlış olduğunu, ihraç edilen, görevden alınanlarla ilgili sürecin yeniden başlatılması gerektiğini, gerçekten hiçbir örgütle bağı olmayan insanların görevlerine iade edilmesi konusundaki talebimizi kendisine ilettik. Sayın Başbakan’ımız da bu sorunla ilgili geniş bir komisyonun oluşturulacağını, burada incelemeler yapıldıktan sonra göreve dönmelerin olabileceğini aynı zamanda yargı yolunun da açılabileceğini söyledi. Bunun üzerine Tunceli’ye öncelik verilmesi gerektiğini belirttim. Komisyon kurulduğunda ilk önce Tunceli’nin dosyalarından incelemeye başlayacak.”

“HAYAT SİYASETTEN İBARET DEĞİL”

Bugün Başbakan’ı karşılayarak Tunceli kültürüne yakışır bir davranışta bulunduklarını ifade eden Erol, “Siyaseten hepimiz farklı şeyler düşünebiliriz, farklı yerlerde görev alabiliriz, ayrı siyasi düşüncelerde olabiliriz ama bizim hoşgörü ve inanç değerlerimizi herkesin görebilmesi için bu tür ziyaretlerde bizler de hazır bulunarak hayatın siyasetten ibaret olmadığını, her bölgenin kendine göre kültürünün geleneklerinin olduğunu göstererek ve Tunceli’nin farkını ortaya koyduğumuza inanıyorum.” dedi.