Kasımpaşa Antalyaspor maçı hakemi Ümit Öztürk’ün yardımcısı Serkan Tokat’ın itirafı damga vurdu!

Bu sezon hakemlerden çok çeken Kasımpaşa son oynadığı Antalya maçında yine bir skandala kurban gitti… Hakemlerin her geçen gün kötüye gitmesi Türk futbol kalitesini daha da aşağıya çekerken cuma gecesi Antalya’da yaşananlar tam bir komedi filmi tadındaydı…

Gazete Habertürk’te yer alan habere göre Antalyaspor ile Kasımpaşa arasında oynanan karşılaşmada mücadelenin hakemi Ümit Öztürk, kararlarıyla maça damga vurmayı başardı.51. dakikada daha önceden sarı kartı bulunan Antalyalı oyuncu Harun’un, kasımpaşalı Pavelka’nın aşil tendonuna basması, kamuoyunun aynı görüşte birleştiği gibi ikinci sarıdan kırmızıyı gerektirirken hakem Öztürk olayı sadece faul vermekle geçiştirdi. Bu pozisyon için maçın 4. hakemi Serkan Tokat’ın Kasımpaşa kulübesine dönüp “Tamam, sarı kart” demesine karşın orta hakemin hiç oralı olmaması durumun vahametini gözler önüne serdi.

2 dakika sonra sarı kartla alakası olmayan bir pozisyonda Kasımpaşalı Murillo’nun ikinci sarıdan oyundan atılması ise hakem Ümit Öztürk’ün maça art niyetli bir şekilde çıktığının kanıtıydı. Antalya 10 kişi kalacakken 11’le devam etti. Kasımpaşa ise 11 kişi devam etmesi gerekirken hakem skandalı yüzünden 10 kişi oynamak zorunda kaldı.

Ümit Öztürk

Tokat’ta kuş gribi rastlanan köy karantinada

Tokat’ın Reşadiye İlçesi’ne bağlı Doğantepe Köyü, kuş gribi nedeniyle karantiya alınarak, sağlık ekipleri tarafından köy halkına virüsten koruyucu ilaç dağıtıldı.

Doğantepe Köyü’nde 20 gün önce Bayram Şahin’in kümesinde tavuk ölümlerinin görülmesi üzerine köy muhtarı Hayrettin Toplaoğlu durumu İlçe Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne bildirdi. İlçe Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri köye gelerek ölen tavuklardan bir tanesini araştırılmak üzere Samsun Hayvan Araştırma Hastanesi’ne gönderdi. Yapılan incelemede ölen tavukta kuş gribi virüsüne rastlandığı belirlendi. Bunun üzerine dün İlçe Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri köye giderek tavukları itlaf etti. İtlaf edilen tavuklar bir çukura gömülerek kireçlendi. İlçe Halk Sağlığı Müdürlüğü ekipleri ise köy sakinlerine virüsten korumak için ilaç dağıttı.

“KENDİ KENDİLERİNE ÖLDÜLER”

20-25 gün önce tavuk ölümlerinin köyde başladığını ifade eden Doğantepe köyü muhtarı Hayrettin Topaloğlu, şöyle dedi:

”Önce biz ölümlerin neden olduğunu anlayamadık. Önce normal salgın hastalık sandık. Daha sonra bu birkaç komşuya daha yayıldı. Tarım Müdürlüğüne durumu bilirdim. Ekipler buraya geldi bir tavuk ölüsü alarak Samsun´a gönderdiler. Samsun’da incelendi. Dün kuş gribi olduğunu söylediler. Köyümüz karantina altına alındı. Kümesler, ahırlar tamamen ilaçlandı.”

Tavuk ölümlerinin ilk başladığı kümesin sahibi Bayram Şahin ise, ”Tavukların birden bire gagası siyahlaştı. Felç olur gibi yürüyemez hale geldiler. Kendi kendilerine öldüler. Sonra durumu muhtarımıza bildirdik. Muhtarımız da ilçe tarıma bildirdi” dedi. Şahin toplan 15 tavuğunun öldüğünü söyledi.

Sınavı geçersiz sayılan astım hastası öğrenciyi sevindiren haber

Tokat’ta Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında (YGS) nefes açıcı tüp ilaç kullandığı için sınavı iptal edilen Zehra Betül Baş’a sevindirici haber Kamu Denetçiliği Kurumundan (KDK) geldi.

Tokat’ta Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında (YGS) nefes açıcı tüp ilaç kullanan Zehra Betül Baş’ın, ilaç kullandığı için sınavının iptal edilmesi kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. Alerjik astım hastası Baş’ın tüp ilaçla salona girdiği gerekçesiyle sınavının iptal edilmesine ilişkin KDK’ya müracaatı sonrasında sevindiren haber geldi. Sınavı geçerli sayılan Baş, gelen mesajla birlikte hayatının en büyük sevincini yaşadı. ÖSYM sorgu ekranına baktığında derecesini ve puanlarını gören Baş, emeklerinin boşa gitmeyecek olması nedeni ile farklı duygular yaşadı.

“İNANILMAZ BİR DUYGU”

Tokat Milli Piyango İhya Balak Fen Lisesi 4. Sınıf öğrencisi Zehra Betül Baş (18) sınavnın geçerli sayılması için emek veren herkese teşekkür etti. Sevincini ailesi ve öğretmenleri ile paylaşan Baş, “Bu mutluluk gerçekten kelimelerle anlatılabilecek gibi değil. Sınav sonuç ekranımda sınavımın geçersiz sayıldığını gördüğümde gerçekten çok büyük bir yıkım yaşamıştım dün akşam mesaj geldi sınav sonucunuzu kontrol edin diye belgem var ve LYS’ye girebilir yazıyor. Defalarca kontrol ettim gerçekten inanılmaz bir duygu” dedi.

Sınav sonuçlarının iyi geldiğini ifade eden Baş, “İstediğim hedefe ulaşacağım inşallah 48 binlerde geldi. LYS’de daha çok çalışarak istediğim yere gideceğim inşallah. Herkese çok teşekkür ediyorum. Hiç umuduum yoktu ümidimi kesmiştim. Seneye kaldı derken bir mesaj geldi. Tam umudumu kestiğim anda. Ben mutluluktan ağladım, ailemde benle birlikte sevinç gözyaşları döktü. Herkes çok sevindi. Tanımadığım insanlar bile benim adıma mutlu oldu” diye konuştu. Genç kızın babası Osman Baş’da konuya duyarlılık gösteren herkese teşekkür ederek kızının emeklerinin boşa gitmeyeceği için mutlu olduklarını kaydetti.
Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına (YGS) iddiasına göre görevlilerin izni ile nefes açıcı tüp ilaçla giren Baş, 28 Mart’ta ise ÖSYM ekranında “Sınav kurallarına uymadığınız için sınavının geçersiz sayılmıştır” yazısını görünce hayatının şokunu yaşamıştı.

Tokat’ta YGS’ye ilaçla giren genç kız hayatının şokunu yaşadı

Tokat’ta Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında ( YGS) nefes açıcı tüp ilaç kullanan Zehra Betül Baş, salon görevlilerinden izin almasına rağmen sınavının ilaç kullandığı için geçersiz sayıldığını ileri sürdü.

Tokat Milli Piyango İhya Balak Fen Lisesi 4. Sınıf öğrencisi Zehra Betül Baş (18), Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına (YGS) iddiasına göre görevlilerin izni ile nefes açıcı tüp ilaçla girdi. Sınav sonuçlarının 28 Mart’ta ise ÖSYM ekranında “Sınav kurallarına uymadığınız için sınavının geçersiz sayılmıştır” yazısını gören genç kız hayatının şokunu yaşadı. Başından geçenleri basın mensuplarına anlatan Zehra Betül Baş, yaklaşık 4 yıldır alerjik astım rahatsızlığı bulunduğunu ve aşırı stresli durumlarda strese bağlı öksürük nöbetleri geçirdiğini kaydetti.

“SORUN OLMAZ DEDİLER”

Sınavda öksürük nöbetine girme ihtimaline karşı çevresindekilere rahatsızlık vermemek için tüp ilacı yanına aldığını ifade eden Baş, açıklamalarına şöyle devam etti: “YGS sınavına İdari ve İktisadi Bilimler Fakültesi’ne gittiğimde ilacı önce güvenliğe gösterdim. Güvenlik bana ‘Birkaç tane daha böyle ilaç getiren oldu. Bina sorumlusuna yönlendiriyoruz’ dedi. Yanımda bir öğretmen eşliğinde bina sorumlusunun odasına gittik. Başka hocalar da vardı orada. Bina sorumlusuna yanımdaki öğretmen durumu anlattı. Bina Sorumlusu da bunun üzerine ‘Sorun olmaz’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Hocam sorun olmaz değil mi? Eğer sorun olacaksa sizde kalabilir’ dedim. ‘Yok biz hallederiz’ deyip o şekilde beni sınıfıma yönlendirdiler. Sırama oturdum. Sınıftaki gözetmen belgelerimi kontrol etti. Sonra salon başkanı geldi.

İlk sınıfa geldiğimde bana ilaç kullanan öğrencinin ben olup olmadığımı sordu. Kitapçıklar hallolduktan bir süre sonra ilacımın ismini sordu söyledim. Bir de başvuru yaparken bunu belirtmiş miydiniz diye sordu. Ben de ‘Belirtmedim ama sınav görevlisinin izni dahilinde içeri soktuk ilacı. Eğer sorun olacaksa sizde kalabilir hocam. Çünkü ben çok zorda kalırsam kullanacağım. Eğer zorda kalırsam verirsiniz ya da vermezsiniz. Siz bilirsiniz hocam’ dedim. ‘Bu sınav için sorun yok ama ikinci sınav için ÖSYM’ye bir dilekçe verirsen daha iyi olur. Ayrı sınıflar ayarlıyorlar’ dedi. Tamam hocam dedim. Sonra sınavdan çıktım. Kimse de daha bir şey demedi” dedi.

SONUCU ÖĞRENİNCE HAYATI KARARDI

Sınav sonuçlarının açıklandığı gün ‘Sınav kurallarına uymadığınız için sınavınız geçersizdir’ diye bir yazı gördüğünde şok olduğunu ifade eden Baş, “Böyle bir şey beklemiyordum. Kim olsa çıldırırdı herhalde. Kendime hakim olamadım ağlamaya başladım. Ailem sakinleştirmeye çalıştı kendime geldiğimde sınavın neden geçersiz olabileceğini düşünmeye başladım. Her şeye çok dikkat ettim ilacın buna neden olabileceğini düşündüm. ÖSYM’yi aradım ulaştığım kişiler tutanak tutulduğunu ve ‘sınava izinsiz ilaç sokmuşsunuz’ dediler. Ben güvenlik dahil bina sorumlusu, sınıftaki gözetmen hepsine ilacı gösterdim, sorun olursa sizde kalsın dedim ama sorun olmayacağını söylediler. Onların izninde ve gözetiminde kullandım” dedim. Bana o bizi ilgilendirmez başvuruda belirtmeniz gerekiyordu dediler” şeklinde konuştu.

Çok çalıştığını emek verdiğini ve beklemediği bir şekilde sınavının geçersiz sayılması nedeni ile bir yılının boşa gittiğini ifade ederek gözyaşlarına boğulan Baş, “Gerçekten mağdurum, psikolog olmak istiyordum. Olacağım da gerçekten çok iyi bir psikolog olacağım önümdeki engelleri aşabilirsem. Tekrar sınava hazırlanmak zor olacak benim için o gücü kendimde bulamıyorum. Ama yapmam lazım” diye konuştu.

Genç kızın babası Osman Baş, zor günler geçirdiklerini ifade ederek,”O ağlıyor bizde onunla birlikte ağlıyoruz. Sınav görevlilerine seslenmek istiyorum ‘aynı durumda sizin kızınız olsa idi siz ne yapardınız?’ “İlaçla bu sınava girersen sınavın geçersiz olabilir” demek çok mu zordu. Müsaade edipte gıyabında tutanak tutarak sınavı iptal etmek ne demek lütfen emeğe biraz saygı” dedi.

ÖSYM yetkilileri ise sağlık kurulu raporu ile kanıtlanmış hastalığı olanların Başkanlığın iznine tabi ilaç ve gıdalarla sınava girebildiğini kaydetti.

73 yaşında okuma yazma kursundan mezun oldu

Tokat’ta açılan okuma yazma kursuna 73 yaşında katılan Zübeyde Kapısız, mezuniyet belgesi alarak kep atma heyecanı yaşadı.

Tokat Belediyesi tarafından Behzat Hanımeli Kültür ve Sanat Merkezinde açılan okuma-yazma kursuna katılan kursiyerler mezuniyet heyecanı yaşadı. 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısı ile düzenlen programda yaşları 35-73 arasında okuma yazma öğrenen 14 kadına törenle mezuniyet belgeleri verildi.

Törene Vali Cevdet Can, eşi Naime Can, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, eşi Hatice Eroğlu, Tokat Kent Konseyi Başkanı Abdullah Gürbüz ile çok sayıda davetli katıldı. Mezuniyet cübbelerini giyerek sahneye çıkan kadınlara mezuniyet belgeleri ile birlikte hazırlanan yıllıkları takdim edildi.

Hep birlikte keplerini havaya atarak mezuniyetlerini kutlayan kadınlar farklı bir heyecan yaşadı. Törende Zübeyde Kapısız, hazırladığı metni okuyarak konuşma yaparak duygularını dile getirdi.

73 YAŞINDA KEP ATTI

Evli ve 3 çocuk annesi 6 torunu olan 73 yaşındaki Zübeyde Kapısız, iki yılda okuma-yazmayı öğrendiğini kadınlar gününde de mezuniyet belgesini aldığı için çok sevinçli olduğunu söyledi. 73 yaşında kep atarak mezuniyet heyecanı yaşadığını ifade eden Kapısız, hayalinin gerçek olduğunu söyledi.

38 YIL SONRA EŞİNDEN GELEN MEKTUPLARI OKUDU

55 yaşındaki Şakire Erden ise 120 saatlik 1. kademe kursa katılarak okuma-yazmayı öğrendi. Kocasının askerdeyken gönderdiği mektupları 38 yıl sonra okuduğunu ifade eden Erden, “Bu kurs açıldı 38 yıldır sakladığım eşimin askerdeyken yolladığı mektupları okuyabildim. Bizlere yardımcı olan başta öğretmenlerimiz olmak üzere Tokat Belediye Başkanımız Eyüp Eroğlu’na teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, okuma yazma öğrenenlerin yaşadığı mutluluğun görülmeye değer olduğunu ifade ederek, “65 yaşında 73 yaşında çok değerli eli öpülesi teyzelerimiz azmettiler, bu yaşa rağmen başaramayız demediler. 8 aylık bir çalışma sonrasında bugün mezuniyet heyecanı yaşıyorlar. Kep fırlattılar, bizlere de böyle bir güzelliği yaşattıkları için teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

cbgAds.AdsInline(1891);

Tokat’da Sık Dişini Helası’ndan tarih çıktı

Tokat’ta Osmanlı döneminden kalma Sık Dişini Helası’nda yapılan restorasyon çalışmaları sırasında yaklaşık 400 adet altın sikke bulundu.

Tarihi Sulusokak Çarşısı’nda Osmanlı döneminde 1600’lü yıllarda yaptırılan, son yıllarda ise depo olarak kullanılan tarihi mekanda Tokat Belediyesi tarafından 8 ay önce restorasyon çalışmaları başlatıldı. Birkaç ay önce yapılan kazı çalışmaları sırasında işçiler tarafından bir kese içerisinde farklı ebatlarda altın sikkeler ele geçirildi. Müze müdürlüğü yetkililerine teslim edilen yaklaşık 400 adet altın sikkenin envanter çalışması devam ediyor.

Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, restorasyon çalışmaları sırasında altın sikkeler bulunduğu kaydetti. Başkan Eroğlu, “Bulunan sikkeler müze yetkililerine teslim edildi. Tarihi anlamda incelemeleri yapılıyor. Hangi tarihi döneme ait, nasıl bir değeri var ya da parasal anlamda karşılığı nedir? Tüm bunlarla alakalı olarak çalışmalar yapılıyor. Sık dişini helası daha bir çok böyle tarihe gebe gibi gözüküyor” dedi.

Başkan Eroğlu, birkaç haftaya kadar altın sikkelerle ilgili net bir bilgi alacaklarını ifade ederek, “Bir tarihi değeri olduğu parasal anlamda önemli bir değer edeceği şuanda bizim aldığımız cevaplardan anlaşılıyor. Çok değerli bir şey olduğunu çok tarihi bir özelliği olduğunu söylediler” diye konuştu.

Müze olarak değerlendirilmesi planlanan sık dişi helasının Tokat turizmine katkı sağlayacağını ifade eden Başkan Eroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim amacımız hem tarihi eserleri ortaya çıkarmak hem de geçmişimizdeki o gerçeklerle yüzleşelim, diğer taraftan da hem yerli hem yabancı turistlerinde ilgisini çekelim istiyoruz.”

cbgAds.AdsInline(1891);