Bahçeli’den ABD’ye sert tepki: Bizim geçmişimizde ‘vahşi batı’ yoktur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. FETÖ ile mücadele konusunda örgütün siyasi ayağına dikkat çeken Bahçeli, “Kavurmacılar aklanıyor, baklavacılar adaletten kaçırılıyorsa ortada kesinlikle çözülmesi gereken bir sorun var demektir… Şu işe bakınız ki ortada siyasetçi yoktur. Bakan, başbakan veya cumhurbaşkanı olması muhtemel kimseden bahis açılmamıştır. Yer yarılmış FETÖ’nün siyasi ayağı yerin dibine geçmiştir.” dedi.

ABD-Türkiye ilişkileri konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulunan Bahçeli, Washington’da yaşanan olaylara ilişkin ABD Dışişleri Bakanı’nın ‘Türk şiddeti’ ifadesi kullanmasına sert tepki göstererek ” Bizim geçmişimizde vahşi batı değil, merhamet vardır. Posta arabasının önüne geçenler, at hırsızlar, altın hırsızları, kızılderililerin kanına giren acımasızlık değil, soylu millet ruhu vardır” diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A: HAYIRLI OLSUN

Bahçeli, grup toplantısında yaptığı açıklamalar sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, ’21 Mayıs’taki olağanüstü kongreyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden AK Parti Genel Başkanı olmasına’ ilişkin sorusu üzerine Bahçeli, “Adalet ve Kalkınma Partisi, 3. Olağanüstü Büyük Kongresi’ni büyük bir kalabalık ve görkemle gerçekleştirmiştir ve kurucusu olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey, Cumhurbaşkanlığı görevinin yanında partinin genel başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunmaktadır. Hayırlı uğurlu olsun demek lazımdır” diye konuştu. 

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları; 

“Fenerbahçe basketbol takımını tebrik ediyor, başarılarını devamını diliyorum.”

TERÖRLE MÜCADELE

“Ülkemiz henüz belini doğrultamamış, ‘oh be’ diyememiştir. Hakim olan belirsizlik sisi hala dağıtılamamıştır. Yıkmamız gereken engeller önümüzde durmaktadır. Terörizm bunlardan yalnızca birisidir. Haklı ve meşru terörle mücadele sürecine köstek olmak yerine desteğimiz de bilinmektedir. Konu Türkiye’nin bekasıdır. Hainlerin kökü kazınmadan, haşhaşilerin inleri başlarına yıkılmadan şüpheniz olmasın ki aziz milletimiz huzur bulmayacaktır. FETÖ ile mücadelede Türk devleti doğru bir çizgidedir. Milli bekamıza kastetmeye kalkan yarasaların tam bir temizlik ve tasviye işlemi artık vakit kaybetmeden yapılmalıdır.” 

MHP İstanbul İl Kongresi tek adayla yapıldı

Kongre öncesinde salonun dışında toplanan partililer ‘Hareketin lideri Devlet Bahçeli’, ‘Devletin başına Devlet gelecek’, ‘Lidere sadakat şerefimizdir’ şeklinde slogan attı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan kongreye MHP Genel Başkan yardımcıları Edip Semih Yalçın, Celal Adan, İstanbul Milletvekilleri Ekmeleddin İhsanoğlu, İzzet Ulvi Yönter başta olmak üzere Ülkü Ocakları temsilcileri ile partillier katıldı.

ATATÜRK´E DİL UZATANLAR AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAK”

DHA’nın haberine göre; Kongrede konuşan MHP Genel Başkan yardımcısı Celal Adan, “Atatürk´e dil uzatarak Türk milletine dil uzatmaya çalışanlar asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. 19 Mayıs´tan 29 Ekim´den intikam almaya çalışan işbirlikçi hainler karşılarında her zaman olduğu gibi bizleri, Türk milliyetçilerini bulacaklardır” dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin yurt içinde ve dışındaki Türk düşmanlarının varlığını deşifre ettiğini söyleyen Adan, “Ülkemiz yerel ve uluslararası bir ihanet çemberinin açık hedefi haline gelmiştir. Bu ihanet çemberinde yer alanların tam olarak ortaya çıkarılması onlardan hesap sorulması şarttır. İster iktidar ister muhalefet hangi siyasi partiye mensup olursa olsunlar bu ihanetlerin hesabı mutlaka sorulmalıdır. Allah´a şükür ki gerçek Milliyetçi Hareket Partili ülkücü kardeşlerim bu ihanet çemberinin içerisinde yer almamıştır” dedi.

MHP’li Yalçın’dan açıklama: MHP’nin bittiğini, biteceğini iddia edenler…

Milliyetçi Hareket Partisi ( MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP’nin kongre sürecine ilişkin, “Kongrelerimiz, teşkilatlarımızın yeniden vücut bulup güç kazanması yanında; FETÖ’nün kirlettiği siyasi atmosferden arınma, partimizin dokusunu temizleme ve ayıklama hamlesi niteliğinde gerçekleşmektedir” dedi.

İHA’nın haberine göre; Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 21 Mayıs Pazar günü 41 ilde gerçekleştirilecek kongrelerin anlam ve önemine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.

“MHP CAMİASI AYRIK OTLARINI TEMİZLEMEK ÜZERE HAREKETE GEÇMİŞTİR”

Semih Yalçın, MHP’nin başarılarla dolu tarihinde hem varlığını borçlu olduğu aziz milletin bekası hem de kendi siyasi misyonunun devamı açısından dönüm noktası olan hadiseler olduğunu kaydederek, “MHP; bazı dönemlerde, dayandığı Milliyetçi-Ülkücü camianın hayati işlevini baltalamak ve üstlendiği siyasi misyonu engellemek isteyen siyasi muarızlarımızın, zinde yerel güçlerin, askeri veya sivil cuntaların müdahalelerine maruz kalmıştır. MHP camiası; kendi siyasi tarihi açısından önem taşıyan böylesi dönemlerde bir araya gelmiş, kenetlenmiş, yeniden toparlanmış ve bu badireleri dirayeti, azmi ve kararlılığıyla atlatmayı bilmiştir. Camiamız; tefrikaya, bozgunculuğa, ayrımcılığa, fitneye ve nifaka asla izin vermeden aziz şehitlerimizin emaneti olan kutlu davaya sahip çıkarak birlik ve beraberliğini kıskançlıkla muhafaza etmiştir. MHP camiasına yönelik operasyonlardan biri de, 2011 yılı Mart’ında Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin, FETÖ’nün faaliyetlerinin durdurulmasına dair açıklamasından sonra başlatılmıştır. Bu bölücü fitne ve fücur güruhu, o tarihten itibaren medyadaki imkanlarını kullanarak MHP aleyhinde algı oluşturma çabasına girmiş; yargı, siyaset kurumu ve askeriye dahil; devlet kurumlarına yerleştirdiği elemanları vasıtasıyla MHP’ye yönelik yıkım süreci ve gayrinizami savaş başlatmıştır. FETÖ, bir yandan da siyasetin çeşitli kesimlerine ve MHP’ye sızan unsurlarıyla partimizi içerden çökertme ve ele geçirme operasyonlarına girişmiştir. Ancak MHP camiası ve partimiz; bütün bu karanlık ve kahpe teşebbüsleri, büyük bir tesanüt ve uyanıklıkla savuşturmuş, hainlerle kendini onların oluşturduğu seraba kaptıran ayrık otlarını temizlemek üzere harekete geçmiştir. MHP’nin 2016 yılı Ocak ayında bizzat Genel Başkanımızın ağzından olağan kongre takvimini kamuoyuna deklare etmesi de aynı arınma sürecinin devamıdır. O sıralar geç de olsa kirli tezgahlarını fark eden iktidar partisinin kapısından dönen FETÖ, MHP’de de olağanüstü kongre operasyonunu başaramayıp yargıdan hukuk tokadı yiyince 15 Temmuz’da sözde Yurtta Sulh Konseyini devreye sokmuştur. Ama bölücü terör örgütünün kalkışması, karşısında hem Milliyetçi-Ülkücü Hareketi hem de topyekun milletimizi bulmuştur. 16 Temmuz’dan sonra FETÖ’nün gölgesinde MHP’yi ele geçirmeye, başbakan veya bakan olmaya heveslenenlerin hevesleri kursaklarında kalmıştır” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli: Ya düşmanlık ya dostluk, ABD için başka alternatif kalmamıştır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasının başında Atatürk’e hakaret içeren sözlere yönelik tepkisini dile getiren Bahçeli, “Bir defa Aziz Atatürk’e iftira atanların, yediği içtiği haram, esip savurduğu haysiyetsizliktir” dedi.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD temaslarına değinen Bahçeli, YPG/PYD’ye silah yardımını sert eleştirerek “Ya düşmanlık ya dostluk, ABD için başka alternatif kalmamıştır.” diye konuştu. 

‘AÇLIK GREVİ’ SORUSUNA YANIT

Grup toplantısının ardından gazetecilerin açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça sorusunu yanıtlayan Bahçeli, “Açlık grevleri Türkiye’de cezaevi başta olmak üzere birçok alanda denenmiş, yapılmış bir yöntemdir. Sonuç alınmamıştır. O bakımda açlık grevlerini tahrik ve teşvik etmek oralara kadar giderek açlık grevinde bulunanları başka amaçlara doğru bir direniş hareketinin öncüsüymüş gibi takdim etmek yanlıştır. Açlık grevinden vazgeçmelerini tavsiye ederim” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları;

Milli ruh ve asaletimize gölge düşürmeye çalışanlar her devirde acıklı sonra tanışmışlardır. Onurumuzla yaşar, vatan ve millet yolunda onurumuzla ölmesini biliriz.

ATATÜRK VE 2. ABDÜLHAMİT TEPKİSİ

“Aziz Atatürk’e sürekli saldırı ve sataşmalar olmuş, ihtimaldir ki arkası da kesilmeyecektir. Bir avuç işbirlikçi ve kimliksiz ve sözde tarihçi Atatürk’e dil uzatmışlardır. Annesi ve manevi kızı ile ilgili aşağılık dedikodu çıkarmışlardır. Bir defa Aziz Atatürk’e iftira atanların, yediği içtiği haram, esip savurduğu haysiyetsizliktir. Bu ülkede tarih konusunda atıp tutmak düşman işbirlikçilerinin mesleği mi oldu? Neyi arayıp bulmanın peşine düşüyorlar?”

Devlet Bahçeli: Bunun adı iflastır

MHP Genel Başkanı Devlet Başkanı Devlet Bahçeli, “16 Nisan’da tel tel dökülenler bir daha yükselemeyecektir. Beyhude yere uğraşmak abestir. Koymayla kuyu suyu dolmazmış, kuyunun biraz da kendinde su olacakmış. Bunlarda olan, olacak bir şey yok. Eski defterleri karıştırıp yeni hikaye yazmak, miadı dolmuş yüzlere umut bağlamak başlanılan yere geri dönmektir ki, bunun adı iflastır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, resmi Twitter hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Yusuf Has Hacib’ten örnekler veren Bahçeli, “Büyük düşünürümüz Yusuf Has Hacib iki türlü insanın konuşmayacağını söyler: Biri bilgisiz, diğeri dilsiz. Ne tuhaf ağzı olan herkes konuşuyor! Y.H. Hacib yine diyor ki: ‘Kara başın düşmanı kızıl dildir. Nice baş yedi ve yemektedir.’ Söz vardır vezirliğe, söz vardır rezilliğe götürür. Eğer haklıysak, savunduklarımızın doğru olduğunu görüyor ve inanıyorsak susmak cinayet, durmak cehalet, vazgeçmek akli cinnettir. İtibar için ihlale tamam diyenler, makam için inkara kucak açanlar, dünyevi çıkarlar uğruna iltimas ve ihanete çanak tutanlar iflah olmazlar. Konuştukları zaman mangalda kül bırakmayanlar vardır. Atarlar tutarlar, bol keseden sallarlar. Sıra icraata gelince de anında araziye uyarlar. Bu tipleri her alanda görürsünüz, her seviye ve mevkide varlıklarına şahit olursunuz. Çalımlarıyla dünyaya meydan okurlar, aslında yokturlar. Bakarsanız büyük bir dava adamı pozu verirler. Gerçekte koca bir hiçtirler. İşlettikleri dedikodu şantiyesi, kaynattıkları fitne kazanıdır. Moral yıkarlar, ara bozarlar, sahte kurtarıcılıkla tertemiz duyguları kirletirler. Çünkü kendi vicdanları kararmış, ruhları kapanmıştır. Bir kimsenin olaylara, güçlüklere ve sorunlara karşı koymasını sağlayan moraldir. Biz buna maneviyat diyoruz. Bundan mahrum olanlar engeldir. Türk siyaseti bu yaralı yüzlerden, yamalı kimliklilerden çok çekmiş, milletimiz bunların cereme ve cefasından çok bunalmıştır. Kalpleri kafalarıyla ters düşen, fikirleri fiilleriyle bağdaşmayan çarpık, çürük ve çelişki yumaklarının bedeli ağırdır. Bir davaya baş koymuş er kişi ardına bakmaz, şer gürültüye pabuç bırakmaz. İnanıyorsa ayaktadır, azimliyse istikbale sahip çıkacaktır. Boş lafın peşine düşen, asılsız söylentileri tırmandırıp veya bunları üretip servise çıkaran, yaymakla uğraşan doğru iş yapmıyordur. Derler ki, bir toplumun başarma iradesi, o topluluktaki en moralsiz kişinin heyecanıyla sınırlıdır. Bu sınır aşılmazsa bozgun kaçınılmazdır. Moral ve motivasyon kaybının dibine çökenler sanal umut ve hedeflerle toparlanayım derken, dikkat etsinler de, tamamen silinip gitmesinler” ifadelerini kullandı.

Bahçeli’den ‘MHP’li bakan’ iddialarına yanıt

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasında MHP oylarına yönelik ‘Hayır’ verildiği iddialarına sert sözlerle yanıt veren Bahçeli, “Bunların savurduğu palavradır. MHP’ye oy veren kardeşlerimizin hangi oranda Evet, hangi oranda Hayır dediğini ispatlamayan, alçaktır, şerefsizdir. Hodri meydan” dedi. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, ‘MHP’li bakan’ iddiaları için “MHP’nin koalisyon ortağı olacağı ifade edilmektedir. Bu tamamen yanlış bir kanaattir” diye konuştu. Bahçeli, 2019’da aday olup olmayacağı sorusuna da “Siz çok ileri görüşlüsünüz” yanıtını verdi. 

Bahçeli’nin grup toplantısındaki konuşmasından satır başları:

“Türkiye ile uğraşmak karlı bir yatırım olduğundan çok sayıda hain sıraya girmiş haldedir. Biz bu hain lobisini biliyoruz. Kullandıkları araçları, arkalarında duran karanlık yüzleri biliyoruz.  Bitkin, bezgin ve iç bunalıma hapsolmuş bir Türkiye bekleniyor. Karşımızdaki tehditlerin cesaret ve cüretinde devamlı artış ve tırmanış söz konusudur. Türkiye’nin önünde 5 aşamalı gündemi vardır. Bunların üstesinden gelmek artık milli sorumluluktur. Öncelikli olarak terörle mücadelenin çok etkin, acımasız icra ve devamı şarttır. İkinci gündem maddesi uyum yasalarının uzlaşma ile çıkarılması, yeni sisteme yönelik ayar işlemlerinin yapılmasıdır. Üçüncü, gecikmiş, sosyal ve ekonomik iyileştirmelerin acilen hayata geçirmektir. Dördüncü gündem maddesi ise dış politikadan kaynaklanan açmaz ve kördüğümlerdir. AB ile kopma an meselesidir. 25 Nisan 2017’de AKPM genel kurulu, Türkiye oturumunda ülkemizin siyasi denetim sürecine alınması kararı skandal niteliktedir. Terör örgütlerine kucak açan, darbe teşebbüsünü göz ardı ederek ülkemizi karalayan Avrupa, önce kendi işine bakmalı, kendi derdine yanmalıdır. Ne zaman Türkiye zora girse alkışlayan Avrupa’dır.” 

MHP yönetiminin görevden aldığı başkan, yeniden seçildi

Bozüyük MHP ilçe teşkilatı olağan kongresinde Genel Merkez tarafından görevden alınan Yılmaz Çevik ile yerine atanan Ramazan Ayva, ilçe başkanlığı için yarıştı. Kıran kırana geçen seçim sonrasında seçimin galibi Genel Merkez politikalarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle yaklaşık 3 ay önce görevden alınan Yılmaz Çevik oldu.

Yılmaz Çevik seçime yeşil liste, Ramazan Ayva ise beyaz liste ile katıldı. Bazı parti üyeleri kendilerinin delege listelerinden çıkarıldıklarını öne sürerek mevcut yönetimi eleştirdi. Kongre saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan oluşturularak gündem maddelerinin görüşülmesi ile devam etti. Ardından adayların konuşmalarına devamında ise seçimlere geçildi. Saat 17.00’ye kadar delegelerin oy verme işlemi devam etti. Oy verme işleminin sona ermesiyle oy sayımına geçildi. Seçim sonrasında 191 delegenin oy kullandığı seçimlerde Yılmaz Çevik 95, Ramazan Ayva ise 93 oy aldı. 4 oy ise geçersiz sayıldı. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Yılmaz Çevik’in ekibi tarafından büyük sevinç yaşandı.
Yılmaz Çevik’in yönetim kurulu listesinde Mustafa Çetintaş, Recep Tepe, Mümin Gün, Hayri Tutar, Volkan Usta, Veli Yılmaz, Karani Çetin, Eyüp Kabak, Cemalettin Yıldırım, Fahri Selvi, Nihal Göçerler, Esra Togay Balcı, İrfan Cin, Kürşat Genç, Muharrem Dugan, Haşim Yılmaz, Osman Kırtaş ve Mehmet Büber yer aldı.

cbgAds.AdsInline(1751);

Arzu Erdem: Evet’le dünyaya karşı güçlü bir Türkiye imajı verilecektir

Bu hafta ikinci söyleşimiz referandum sürecinde önce çıkan MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem’le… Bu sürece neden destek verdikleri sorusu hâlâ dillendirilirken, MHP seçmenini ne ölçüde ikna edebildi? “Evet” çıkarsa AK Parti ile uzlaşıyı sürdürecekler mi? “Hayır” çıkarsa partiyi nasıl bir gelecek bekliyor? Bir sonraki adımları ne olacak? Erdem, tüm bu sorulara açıklıkla cevap verdi ve “Ülkenin tamamında, aklında soru işaretleri olan insanlarımız mutlaka var. Orada bir kızgınlık var. İktidar partisinin yaptığı yanlışları bugüne kadar belki de en acımasızca eleştiren camia bizdik. Bunların tamamı saklı kalmak suretiyle ülkemiz ve milletimiz için zaruri olan bu Anayasa değişikliğinde mutabık kaldık” dedi.

(CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ile röportajımızı da bugün Habertürk’te okuyabilirsiniz…)

Bu referandumda MHP tabanında kararsızların ve “Hayır”cıların olduğu söyleniyor. Tabanı ne ölçüde ikna edebildiniz?

Öncelikle, biz bu taban kelimesini kabul etmiyoruz. “Hayır” diyen­ler de bizim dava arkadaşımız, “Evet” diyenler de. Kararsızlar ise sadece MHP’de yok, tüm par­tilerde var. İktidar par­tisinin bugüne kadar yaptığı yanlışlara tep­kiler var. Liderimiz ve bizler, gerekli uyarıları seneler­dir yapmaktaydık. İktidar partisinin yaptığı yanlışları bugüne kadar belki de en acımasızca eleştiren camia bizdik. Bunların tamamı saklı kalmak suretiyle ülkemiz ve milletimiz için zaruri olan bu Anayasa değişikliğinde mutabık kaldık. Milli, üniter yapıyı koruyan, rejim değişikliğine götürmeyen bu Anayasa değişikliği, milletimizi ve devletimizi güçlendirecektir. Yapı­lan kanuni düzenlemelerde ortak karar MHP ve AKP’nin imzasını taşı­yor ama milli bir Anayasa değişikliği noktasında özellikle MHP’nin hassa­siyetlerini içerdiğini, AKP’nin de bu noktada bizim istediğimiz nok­taya geldiğini söylemekte fayda var.

‘SEÇMENİN KIZGINLIĞI MHP’YE DEĞİL’

“Kızgınlık var” dediniz. MHP tabanında sizin AK Parti’yle uzlaşı içinde olmanıza kızgın bir kesim olduğunu mu söylüyorsunuz?

Yok, oradaki kızgınlık bize değil. Tüm “Hayır” diyenlerin aslında bilinçaltında iktidar partisine ve Cumhurbaşkanı’na kızgınlık yatıyor. “İktidar bu kadar hata yaptı, Recep Tayyip Erdoğan bu kadar hata yaptı, biz onun için ‘Hayır’ vermeliyiz” refleksiyle hareket ediyorlar. Oysa Anayasa değişikliği Recep Tayyip Erdoğan için veya AKP için değil, Türk milleti ve Türk devleti için yapılmaktadır.

Peki, bir yandan MHP’ye de kırılmıyorlar mı?

Tam tersine, “Sayın Devlet Bah­çeli bu işe imzasını attıysa mutlaka bir bildiği vardır” deyip güveni­yor insanlar. Seçmenin kızgınlığı MHP’ye değil. Çünkü MHP, ülke­nin ve milletin ihtiyacı olduğunda daima müdahil olmuştur, inisiya­tif almıştır ve hep sorunları çözen taraf olmuştur. MHP Lideri’nin ve partinin bugüne kadarki tüm eleş­tirilerinde haklı çıktığını, bu hak­lılığın ardından da en çok saldırıya uğrayan parti oldu­ğunu söyleyebilirim. MHP ülkenin teminatıdır. Yapı­lan Anayasa değişikli­ğinde nasıl belirleyici rol oynadık? Geç­miş Anayasa deği­şikliklerinde, Türklük hatta özerklik tartışıl­madı mı? Yeni Anayasa düzen­lemesi, bu tartış­mayı kapatmıştır. Anayasa’nın ilk 4 maddesi tartışılmayacaktır.

Ama MHP’nin bu sisteme neden destek verdiği sorusu hâlâ dillendiriliyor. Neden fikir değiştirdiniz?

MHP fikir değiştirmemiştir. Dün ne söylediyse bugün de aynısını söylemektedir. Cumhurbaşkanı’yla Başbakan arasında yaşanan yetki karmaşısına son vermiştir. Cum­hurbaşkanı’nın yetkilerinin sınırına çekilmesini sağlamıştır. Ülkemiz 367 garabetiyle en büyük yarayı almıştır. Bu yarayı açan CHP’dir.Cum­hurbaşkanı demokratik bir şekilde parla­mentodan çoğun­lukla seçilirken, “367’nin altında seçilemez”i Ana­yasa Mahkeme­si’ne götürmemiş olsalardı, bugün bunları konuşma­yacaktık. Sonra bir halkoylaması yapıldı ve artık Cumhurbaşkanı halk tarafından seçildi. Cumhur­başkanı çıkıp “Ben diğer Cumhurbaş­kanları gibi olma­yacağım çünkü beni halk seçti” dediği andan itiba­ren de hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

‘KADROLAŞMA İDDİASI DOĞRU DEĞİL, MHP PAZARLIKLA ADIM ATMAZ’

“Biz bu sisteme ‘Evet’ derken bir menfaat hesabı yapmadık” dediniz. Ama “AK Parti ile MHP arasındaki işbirliğinin bir parçası olarak devlet kurumlarına MHP’li kadrolar geçecek” deniliyor. Böyle bir durum var mı?

Bunlar konuşuluyor. Hatta “Gidin MHP işinizi çözer, onlar nasıl olsa iktidara yakın” deniliyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Keşke bütün kadrolar milli­yetçi, ülkücü, vatanseverlerden oluşsa da hiçbir iha­net olmasa. Ancak MHP asla siyasi kaygıyla adım atmaz, pazarlıklar yapmaz. Devletin ve milletin bekası söz konusu olduğunda inisiyatif alır, yetki kullanır. “Bize şu kadar kadro versinler” türünden pazarlıkla­rın olduğu, sadece şehir efsanesinden ibarettir.

‘REFERANDUMDA SONUÇ NE OLURSA OLSUN MHP’Yİ ETKİLEMEYECEKTİR’

“Evet” çıkarsa MHP’yi nasıl bir gelecek bekliyor? AK Parti’yle kurduğunuz bu uzlaşı, sonraki dönemde de devam edecek mi?

“Hayır” çıkmasıyla “Evet” çıkması arasında, MHP’nin siyasi geleceği noktasında bir tartışma yapmak yanlış. “Evet” çıkması milletimiz ve devletimiz için çok faydalı olacak. Dünyaya karşı güçlü bir Türkiye imajı ortaya çıkacak. Şu anda ülkemiz hem dışarıdan hem içeriden kuşatılmaya çalışılmaktadır. Örneğin FETÖ’nün iadesi isteniyor ama Amerika buna direniyor. Bunlara karşı Türkiye’nin yekvücut olduğunu gösterecek bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Peki “Hayır” çıkması MHP’nin kaderini olumsuz anlamda etkiler mi? “Devlet Bahçeli için bir çıkmaz olur, muhalif hareket güçlenir” deniliyor.

MHP’nin tek derdi, millet ve devlet için hizmettir. Referadumda sonuç ne olursa olsun MHP’nin geleceğini etkilemeyecektir. “Muhalif hareket” dediğimiz hareketi artık konuşmaya gerek yok. Zaten tamamı ihraç edildi, itirazları da reddedildi. Önümüzdeki kurultayda da isteyen aday olabilir, orada hiçbir sıkıntı yok. Liderimizin bir kaygısı yok. “Hayır çıkarsa, MHP siyasi anlamda zarara girer” gibi bir hesabı da yok. Gösterilmiş olan bir devlet refleksidir, devletin ve milletin geleceğini tesis etme noktasında bir inisiyatiftir. Biz “Önce vatan ve millet, sonra partim ve ben” dedik. İlkemiz ve ülkümüz budur. “Neden şimdi?” diyenlerin bugünkü durumu çok iyi okumaları gerekir. Ben bu yaşıma kadar ülkemizin bu kadar kargaşa içerisinde olduğunu hatırlamıyorum. Bu durumdan ancak güçlü bir devlet yapısıyla çıkabiliriz. 94 yıllık geçmişimizde 65 hükümet kurulmuştur. Bunun da sebebi çift başlılıktır.

Önerilen model kabul edilmezse parlamenter sistemi güçlendirmek için adım atar mısınız? Bahçeli’nin daha önce dillendirdiği “Anayasal sınırlarına geri çekilsin” talebini yeniden işitir miyiz?

Referandum henüz yapılmadan bu soru­nun erken olduğunu düşünüyorum. Mille­timizin iradesini görmek gerekiyor. Yapılan çalışmalarla insanların zihni berraklaşıyor. Referandumdan güçlü bir “Evet” çıkacaktır.

‘FETÖ’CÜLERLE ‘HAYIR’CILARI AYNI KEFEYE KOYMAMAK LAZIM’

“FETÖ’cülerle milletimizin içinden ‘Hayır’ verecek olanları aynı kefeye koymamamız gerekir. Genel anlamda, tüm süreçte ülkemizin sürüklendiği kargaşa ve kaosun sebebinin iktidar partisi olduğunu biliyoruz. Bu konuda MHP olarak eleştirilerimizi daima ortaya koyduk. Bu refleksle ‘Hayır’ demek farklı, birilerine hizmet etmek suretiyle ‘Hayır’ demek farklı. Emperyalist güçlerin güdümünde hareket edip ‘Hayır’ için çalışanlarla, kalben kızgınlık içindeki Fatma Teyze’yi aynı kefeye koyamazsınız.”

‘2019’DA MHP’NİN LİDERİ NEDEN CUMHURBAŞKANI OLMASIN?’

 Yeni modelde, bir Cum­hurbaşkanı’nın seçilebilmesi için yüzde 51 oy alması gere­kiyor. “Bu, 2 partili bir sisteme neden olur, bu sistem MHP’yi yutar” eleştirisine ne diyorsunuz?

Ne AKP baki, ne CHP. Ama MHP baki. Sahaya çıkıp insanlara “AKP olmazsa kime oy verirsiniz?” diye sorduğunuzda, yüzde 90’ından “MHP” ceva­bını alırsınız. “CHP olmazsa kime oy verirsiniz?” diye sorduğu­nuzda, yine “MHP” cevabını alır­sınız. Ama “MHP olmazsa kime oy verirsiniz?” diye sorarsanız, “Ne AKP ne CHP” derler. Bir kere bunu iyi oku­mak gerekiyor. “2 parti kalacak” söy­lemine de çok katılmıyorum. Çünkü illa da tek partinin yüzde 51 alması söz konusu değil. Birleşmeler ola­bilir, farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Belki de millet sandığa gitti­ğinde yüzde 60’ı MHP ala­cak. İnsanların zihninde hep “Cumhurbaşkan­lığı’na Recep Tayyip Erdoğan seçilecek, iktidar partisi de AKP olacak” diye bir algı oluşturulmaya çalışılı­yor. Böyle bir şey söz konusu değil. Cum­hurbaşkanı’nın illa partili olacağını da düşünmemek gerekiyor. Biliyorsunuz, 100 bin imzanın üzeri Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilebiliyor. Hatta 2019’da yapılacak seçimlerde MHP’nin lideri neden Cumhurbaşkanı olmasın? Bence millet her şeyi bir kenara yazdı. Burada önemli olan, partilerin alacağı oydan ziyade milletin ve devletin bu süreçten güçlenerek çıkması…

‘GÜNEYDOĞU ANADOLU’DAKİ İNSANIMIZ DA ORADAN CAN KULAĞIYLA BİZİ DİNLİYOR’

Barzani’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrağının asılmasına, MHP olarak büyük tepki göstermiştiniz. Kerkük’teki bayrak krizi ve Talabani ile Barzani’nin referandum talebine nasıl bakıyorsunuz?

Partimiz, senelerden beri Barzani ile ilgili uyarılarını yapmaktadır. En son o paçavra­nın asılması konusunda da ilk refleksi gös­teren yine MHP’nin lideri olmuştur. Kerkük ile ilgili duygularımızı da her zaman sami­miyetle ortaya koyduk. “Kerkük Türk’tür, Türk kalacak” sözü, sadece bir söylemden ibaret değildir. Atılacak siyasi adımlarla ilgili MHP üzerine düşen vazifeyi yine her zamanki gibi yerine getirecektir.

CHP, “AK Parti Güneydoğu’da ‘Evet’ oylarını artırmak adına Barzani’nin bu adımlarına pek ses çıkarmıyor” diyor. Siz nasıl bakıyorsunuz?

Güneydoğu Anadolu’daki insanımız da oradan can kulağıyla bizi dinliyor. Refleksleri “Devlet güçlensin” yönünde. Hiçbir şekilde terörü ya da özerkliği destekleyecek adımlar söz konusu olamaz. Her biri, “Allah Türk devletine güç kuvvet versin” diyor.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın HDP’den Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan ile bir araya gele­ceğinin açıklanması üzerine, HDP Lideri Selahattin Demirtaş başlattığı açlık grevine son verdi. Bu gelişme­leri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben o tip gelişmeleri hiç dikkate almı­yorum. Siz bir şey için açlık grevi yapı­yorsunuz, sonra birileri bir araya geliyor, açlık grevini bırakıyorsunuz. Bunların hepsini takiye olarak yorumluyorum.

“Referandumda ‘Evet’ çıkarsa diyalog tekrar başlayabilir” gibi yorumlarına ne diyorsunuz?

Öyle bir şeye müsaade edilmez. Artık Türk milleti de buna müsaade etmez. Terörle müzakere olmaz, terörle mücadele olur.

 ‘KEYFİ SEÇİM KARARI ALAN CUMHURBAŞKANI SANDIKTAN ÇIKMAZ’

“CHP’nin kirli bilgilerle insanların algılarını yönetmesi, toplum mühendisliği yapması çok acı. ‘Gelecek olan Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni hemen feshedebilir’ diyorlar. Fesih nedir? Bir şeyi tamamen ortadan kaldırmadır. Bizim önerdiğimiz fesih yetkisi değildir, seçime götürme yetkisidir. Seçime götürdüğü zaman kendi görevi de biter. Cumhurbaşkanı’nın toplamda 2 dönemi var. Bunlardan birini harcamayı göze alıyorsa, bunu da keyfi yapıp Türk milletinin aklıyla alay ediyorsa, bence yapsın. İnanıyorum ki bir sonraki seçimde sandığa gittiğinde, o Cumhurbaşkanı sandıktan çıkmaz.”

‘ÜLKE NÜFUSUNA ORANLA 600 MİLLETVEKİLİ BİLE AZ’

 “Kirli bilgilerle insanla­rın zihnini kirletmek çok ayıp. Mesela, CHP çıkıyor ‘600 milletvekili büyük bir maliyet’ diyor. 1995’te SHP, DYP ve ANAP hükümeti, bir kanun teklifiyle 450 olan milletvekili sayısının 550’ye çıkarılmasını önermişti. Ülke nüfusu o zaman 58 milyondu. 100 milletvekilinin maliyeti o gün çok mu düşüktü de bugün 50 milletvekili 80 mil­yona çok fazla olsun? Türki­ye’de 1 milletvekiline 145 bin kişi düşüyor. Bana göre 600 bile az…”

Devlet Bahçeli’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür telefonu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ölüm yıldönümünde Alparslan Türkeş’in kabriniz ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak teşekkür etti. 

Bahçeli, “Alparslan Türkeş Bey’in ölüm yıldönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabir ziyareti beni memnun etti, Cumhurbaşkanı’nın dua okuması, toprağa su dökmesi güzel bir davranış. Kendisini telefonla arayıp teşekkür ettim. Bu ziyaret ülkücü camiayı da memnun etmiştir” dedi.

Gazetecilerle bir araya gelen Devlet Bahçeli’ye, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ByLockçu vekil iddiası ile Başbakan Binali Yıldırım’ın “Darbenin siyasi ayağı yok” sözleri soruldu.

“ANLAŞILMASI GÜÇ LİDER KONUMUNA GELİYOR”

MHP lideri Bahçeli, 15 Temmuz için “Kontorllü darbe” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, bildiklerini açıklamaya çağırdı.

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına ilişkin olarak, “Kontrollü darbe kavramını dikkate aldığınız takdirde, sabaha kadar darbenin şiddeti hafifletildi. Türkiye kontrollü hale geldi. Bunu darbenin kontrollü olmasına bağlıyorsa çok büyük fark var. Kontrollü darbe kavramını açıklaması lazım. Anlaşılması güç lider konumuna geliyor” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’nün sözde hava kuvvetleri imamı firari Adil Öksüz’ün MİT ajanı olduğu iddiası ile MİT’in yaptığı açıklama için ise Bahçeli “Hangi açıklama doğru diye sormak lazım” karşılığını verdi.

“SİYASİ AYAK YOK DEMEK İNANDIRICI DEĞİL”

Bahçeli, Başbakan Yıldırım’ın açıklamaları için, “15 Temmuz’da bu kadar geniş bir alanda gözü kara darbe teşebbüsünün olduğu yerde siyasiler yok demek inandırıcı olmuyor. Çok sayıda asker, yargı, eğitimci dahil 100 bini aşkın Bylockçudan bahsediliyor. Siyasiler kim o söylenmiyor. Zaman içinde ortaya çıkacak gibi geliyor bana” diye konuştu.

REFERANDUM

Referandumda “Hayır çıkarsa kaos olur” sözünü tekrarlayan Bahçeli, beklentilerinin “evet” yönünde olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “Sistem değişikliği için 2019 yılı beklenmeyebilir” açıklamasına “Bize danışmanlık yapmıyor” yanıtını verdi.

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in “Yüzde 60-70 evet de hayır da diyebilir, bıçak sırtı” değerlendirmesi için ise “Tam Tuğrulcu yaklaşım” yorumunu yaptı.

Sibel ERDEM / HABERTÜRK TV

cbgAds.AdsInline(1891);

MHP lideri Bahçeli Yenikapı’da konuştu

MHP’nin, 16 Nisan’da yapılacak halk oylaması öncesinde 9 ilde gerçekleştirdiği mitinglerin sonuncusu olan “İstanbul Mitingi” düzenlendi.

“Devlet için, Cumhuriyet için, Millet için, Türkiye için evet” sloganıyla MHP İstanbul İl Teşkilatı tarafından düzenlenen buluşma için İstanbul’un farklı ilçelerinden metro, Marmaray, vapur ve otobüslerle yola çıkan vatandaşlar, Yenikapı Etkinlik Alanı’na geldi. Yenikapı Metro İstasyonu çıkışlarında ve miting alanının girişlerinde, polis ekipleri güvenlik araması yaptı.

Miting alanındaki vatandaşlar Türkiye, Azerbaycan, Türkmen ve MHP bayrakları, Osmanlı Sancağı ve “evet” yazılı flamaları, müzikler eşliğinde sallıyor. MHP Kocaeli Teşkilatı tarafından getirilen dev Türk Bayrağı, platform önünde vatandaşlar tarafından dalgalandırılıyor. Vatandaşlar, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atıyor. Miting alanının çeşitli yerlerine, Mustafa Kemal Atatürk, MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dev posterleri ile üzerinde “Türkiye’nin bekası için ülkücüler evet diyor” yazılı dev pankart asıldı.

Konuşmaların yapılacağı platforma da 100 metrekarelik dev ekranlar yerleştirildi. Yerli ve yabancı basın mensupları için oluşturulan tribünün arkasında hazırlanan bölüme ise 15 Temmuz Şehitleri’nin isimleri yazıldı. Vatandaşların etkinliği rahatlıkla takip etmeleri için meydanın farklı yerlerine de ses kuleleri ve ekranlar yerleştirildi.

Bu arada, mitingin yapılacağı alan ve çevresinde satılan Bahçelinin portresinin bulunduğu atkı, şapka, maske ve bantlara da katılımcılar ilgi gösteriyor. Miting alanında, çadır hastane, sağlık noktası, mescit, mobil tuvalet ve şadırvan ile su dağıtım noktaları yer alıyor.

BAHÇELİ: MHP MİLLETİYLE İÇ İÇE MEYDANLARDA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP İstanbul İl Teşkilatı tarafından Yenikapı Etkinlik Alanı’nda düzenlenen İstanbul Mitingi’nde yaptığı konuşmasına, partilileri ve vatandaşları selamlayarak başladı.

Bir hafta sonra yapılacak 16 Nisan anayasa referandumu çerçevesinde konuşmak ve dertleşmek amacıyla Yenikapı’da toplandıklarını belirten Bahçeli, 7 Ağustos Yenikapı ruhunu tekrar canlandırmayı hedeflediklerini söyledi.

İstanbul’suz olamayacağını ve buna inandıklarını dile getiren Bahçeli, 16 Nisan referandumunun, milli uyanışa, milli huzur ve kucaklaşmaya vesile olmasını, Türkiye’nin kamburlarından kurtulması için bir milat oluşturmasını temenni ettiğini belirtti.

“BİR VE BİZ OLMALIYIZ”
Bahçeli, ulaşacak özlemler, gerçekleştirilecek hayaller, mutlaka varılacak yüksek ülkülerin olduğunu, bunların da beraber olununca başarılabileceğini ifade ederek, “Birlikte durursak sonuç alırız. Bir ve biz olmalıyız. Dağılmamızı gözleyenlere fırsat veremeyiz. Bölünmemizi dileyenlere göz yumamayız. Bekamızı yıkmaya çalışanlara tepkisiz kalamayız. Çünkü bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmez. Türk milleti için yapacaklarımız var, ihmal edilmez. Türkiye için iddialarımız var, ertelenemez. Yemin tutulmak içindir, yemin bağlanmak içindir. Biz yemin ettik mi unutmayız. Bir yemin ettik mi aklımızdan çıkarmayız. Yemin edince, yenilgileri sileriz. Yemin içince, bozguncuları silkeleriz. Türklük yeminimizdir, kardeşlik yeminimizdir, milli beka yeminimizdir, bağımsızlık yeminimizdir. Yeminimizden dönmeyiz, yeminimizi çiğnemeyiz. Çiğnemeye veya çiğnetmeye kalkışanları da yıkar, olmadı biçer, daha olmadı aşar geçeriz.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, konuşmasında İstanbullulara seslenerek, şunları söyledi:

“İstanbul’a soruyorum, öyle bir cevap veriniz ki sesimiz, Bizans’ı zelzele gibi sallayan ecdadımızın duruşu olsun. Her taraftan duyulsun. Bu ülke için, yeminimiz var vazgeçilmez diyoruz. Yanımızda mısınız? Milli yemin ve ülkülerin sancağından tutacak mısınız? Türkiye’nin safında mısınız? Zalimlerin karşısında mısınız? Hangi çılgın bu evetlere kafa tutabilecek? Hangi kudurmuş bu evetlere rağmen tuzak kurabilecek? Hangi zulüm, zillet taraftarı bu evetlerden sonra İstanbul’a yan bakabilecek? Evet diyorsunuz, zaafa sur çekiyorsunuz. Evet diyorsunuz, millete dur zafere buyur diyorsunuz. Evet diyorsunuz, zedelenmiş bekamıza güç aşılıyorsunuz. Evet diyorsunuz, zayıf düşmüş milli bünyeye şuur katıyorsunuz.”

“AMAÇLARI TERTEMİZ SUYU BULANDIRMAK”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, evet demenin bir adım önde olmak, varım, ayaktayım, yenilmedim mesajı, birim, diriyim, iriyim beyanı olduğunu söyledi.

Elazığ’da, Bursa’da, Kayseri’de, Erzurum’da, Sakarya’da, Ordu’da, Afyonkarahisar’da, Antalya’da da vatandaşların evet iradesini dillendirdiğini ifade eden Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

“Milletimle gurur duyuyorum. Sizlerle iftihar ediyorum. Bütün vatandaşlarımızla övünüyorum. Evet iradesini her duyduğumda Türkiye’nin önünün açıldığını görüyorum. Şimdi İstanbul evet diye çağlıyor, coşuyor. Bu arada ‘MHP nerede?’ diye soran bazı aymazlar da görünüyor. ‘MHP ne yapıyor?’ diye soruşturan bazı ahlaksızlar ortalıkta geziniyor. Gazete köşelerinde kirli kalemleriyle iftira atıyorlar. Ekranlardan zehir gibi hezeyan saçıyorlar. Bre ayarsızlar, bre hayırsızlar MHP milletiyle iç içe meydanlarda, salonlarda, Anadolu’nun bağrında hala anlamıyor musun? MHP, Müslüman Türk milletinin olduğu her zeminde, her köşede. Hala kabullenmiyor musunuz? Bunların gözleri var görmüyor, kulakları var duymuyor, akılları var almıyor. Çünkü üç maymunu oynuyorlar. Tezvirat tekeri, nifak dümeni çevirmekle oyalanıyorlar. En iyi yaptıkları çarpıtmak. Mezhepleri karıştırmak, meseleleri saptırmak, amaçları tertemiz suyu bulandırmak.”

Bunlara rağmen yola devam ettiklerini, yeminlerinin gereğini yaptıklarını anlatan Bahçeli, “Vatana evet diyoruz, ödleri patlıyor. Bayrağa evet diyoruz öcü görmüş gibi parlıyorlar. Mukaddesatımıza evet diyor, mukadderatımıza sahip çıkıyoruz. Öğütülmüş buğday başakları gibi dağılıyorlar. Şimdi siz söyleyiniz bunların alayını birden korkudan tir tir titrettiniz. 16 Nisan’a hazır mısınız? Sandıkta gücünüzü gösterecek misiniz? Türklüğün bekası için evet diyecek misiniz? İstanbul için evet kararı verecek misiniz? Bu evetlerle kim başa çıkabilir? Bu evetlere hangi çıldırmış kafa tutabilir? Bu evetlere hangi mel’un emel kara çalabilir. Siz evet diyorsunuz, aynen size katılıyor ve inanmışlıkla belirtiyorum ki devlet için evet, millet için evet, cumhuriyet için evet, Türklüğün bekası için evet, Türkiye için evet.” ifadelerini kullandı.

cbgAds.AdsInline(1891);