Başbakan Binali Yıldırım, "Güçlü Ekonomi, Güçlü İzmir, Güçlü Türkiye Toplantısı"nda konuştu

Başbakan Binali Yıldırım, ” Türkiye’nin merkezi değerinin, bölgesel ve küresel fırsatlarının ve aynı zamanda da sorumluluklarının farkındayız. Bunun için daha fazla katma değer üreten, küresel değer zincirinde üst basamaklara tırmanacak bir ekonomi için orta ve uzun vadeli planlarımız var. Kalkınmanının en önemli bileşeni yatırımdır. Türkiye’nin gelecek 15 yılındaki öngörüsünü buna göre şekillendiriyoruz.” dedi.

Yıldırım, Torbalı Belediyesi ve Torbalı Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen “Güçlü Ekonomi, Güçlü İzmir, Güçlü Türkiye Toplantısı”nda, yeni açılan İZBAN hattını kullanarak, 22 dakikada Selçuktan Torbalıya geldiklerini ifade etti.

İş dünyası temsilcileriyle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, 94 yıl önce toplanan ilk İzmir İktisat Kongresinde, siyasi ve iktisadi bağımsızlığın ancak birlikte olabileceğini gören Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve cumhuriyetin kurucu kadrolarını rahmetle, minnetle andığını söyledi.

O günlerde daha rejimin adının bile konmadığını anlatan Yıldırım, savaş, yıkım, yokluk içindeki bir milletin ayağa kalkması ve refahın artırılmasının bugün bile örnek niteliği taşıdığına dikkati çekti.

Binali Yıldırım, ilk İzmir İktisat Kongresinde konunun bütün taraflarının söz hakkına sahip olmasının, “savaş şartlarında dahi müzakere, iş birliği ve ortak aklın hakim olduğunu” gösterdiğini belirtti.

“TÜRK EKONOMİSİ, ESKİ KIRILGANLIĞINI GERİDE BIRAKMIŞTIR”

Bugün siyasi ve ekonomik hamlelere, kurucu büyüklerin ileri görüşlülüğü, çok yönlü bakışı ve ortak akla verdiği önemin ışık tuttuğunu anımsatan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Türkiye bugün baktığımızda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip, en dinamik nüfusa sahip bir ülke. O günlerden bugünlere gelindiğinde artık ihracat odaklı büyüme, dev projeler, araştırma ve geliştirme ağırlıklı yatırımlar, yenilikçilik, güçlü kamu maliyesi, uluslararası ekonomi yönetiminin bir parçası olmuş Türkiyeden bahsediyorum. Son 15 yılda yakaladığımız siyasi istikrar ve uygulanan gerçekçi politikalar vesilesiyle Türk ekonomisi artık eski yılların kırılganlığını geride bırakmıştır ve bunu defalarca ispat etmiştir.”

Başbakan Yıldırım, Torbalı ilçesinin ihracatta önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Torbalının nüfusunun 200 bin olduğunu hatırlatan Yıldırım, “İlçe dediğime bakmayın. Erzincan kadar büyük bir yerden bahsediyoruz. 1 milyar dolar ihracatı gerçekleştiren ve toplanan vergide Bursayı bile geride bırakan bir yerden bahsediyoruz.” diye konuştu.

Dünyanın en güçlü büyüme performansı gösteren ekonomilerinden birinin Türkiye olduğunu aktaran Yıldırım, ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi.

EKONOMİYE, DEMOKRASİYE VE HUKUKA YATIRIM

Güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin devamlı hale gelmesi gerektiğine dikkati çeken BinaliYıldırım, “İktisadi kalkınmanın ancak halk iradesine dayalı, demokratik bir siyasi düzende mümkün olabileceğini, ekonomiyle demokrasinin atbaşı gittiği, birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gerçeğine inanıyoruz. Bu sebeple hem ekonomiye, hem demokrasiye hem de hukuka yatırımı birlikte yapıyoruz. Türkiye, Avrupadan Uzak Asyaya kadar en dinamik ekonomiye ve nüfusa sahip. Türkiye gibi medeniyetlerin buluştuğu, Asya ile Avrupanın bir araya geldiği bu topraklar dünyanın tam merkezini oluşturuyor. Bu yeni değil asırlardan beri bu gerçek değişmiyor.” ifadelerini kullandı.

İzmir Ticaret Borsası’ndaki pamuk stokları tükendi!

126 yıllık tarihe sahip İzmir Ticaret Borsası’nda 95 yıldır ulusal pamuk fiyatlarının belirlendiği pamuk korbeyi, tarihi olaylardan birini yaşıyor. Her yıl 12 ay pamuk numuneleri üzerinde fiyat pazarlığının yapıldığı salonda, standartları temsil edecek kalite ve miktarda ürün kalmaması nedeniyle işlemler durduruldu.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak yaptığı açıklamada, borsada ender rastlanan olaylardan birini yaşadıklarını aktardı. Uçak, sözlerine şöyle devam etti:

“Kur riskini almak istemeyen yerli tekstil sanayicisi ithalat bağlantısı yapmadı ve ihtiyacını yerli pamukla karşılamaya döndü. Dolarda da yükseliş olmasıyla birlikte yerli pamuk stokları bir anda bitti. Şu anda sadece Ege’de değil Çukurova’da, Güneydoğu Anadolu’da da pamuk kalmadı. Bundan sonraki ihtiyaçlar ithalatla karşılanacak. Yeni sezona kadar borsada fiyat belirlemek mümkün değil. Tekstilcinin ihtiyacını yerli pamukla karşılamayı tercih etmesi memnuniyet verici bir durum”

ÜRETİCİYE MOTAL VERECEK

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Barış Kocagöz ise bu yıl Türk pamuğunun kalitesinin iyi olması nedeniyle iplik sanayicisinin yerli pamuğa döndüğünü ifade etti.

Bu durumun üreticiye moral vereceğini, gelecek yıl için fiyatları destekleyen bir unsur olabileceğini dile getiren Kocagöz, 2017/2018 sezonu için üretimin 900 bin tona çıkmasını beklediklerini kaydetti.

Türkiye’nin bu yıl yaklaşık 700 bin tonluk pamuk ithalatı yaptığını anlatan Kocagöz, yerli üretim arttıkça ithalatın payının azalacağını, üretimi destekleyen politikaların devam etmesi halinde 3 yıl içinde ihtiyacın tamamını yerli üretimle karşılayabilecek durumda olabileceklerini bildirdi.

Türkiye’nin ilk ticaret borsası konumundaki İTB’de 95 yıldır pamuk fiyatının belirlenmesi için uygulanan korbey sistemi, ticarette yüz yüze pazarlık geleneğini devam ettiriyor.

Alıcı, satıcı ve aracıların buluştuğu, teminat yerine sözlerin geçerli olduğu korbeyde arz talep dengesine göre fiyat belirleniyor.

izmir ticaret borsası
pamuk stoku
Bülent Uçak
İzmir pamuk borsası

Ankara ve İzmir’de servis ücretleri açıklandı!

Ankara Servis Aracı İşletmecileri Odası Başkanı Tuncay Elmadağlı yaptığı açıklamada, başkentte 2017-2018 eğitim-öğretim yılı için okul servis ücretlerinde ortalama yüzde 11 artış yapıldığını söyledi. Elmadağlı, yıllık bin 440 lira olan 0-3 kilometre arası servis ücretinin, bin 611 liraya çıkarıldığını belirtti. Elmadağlı, şunları kaydetti:

“2016-2017 eğitim-öğretim döneminde yıllık bin 575 lira olan 3-6 kilometre arası ücreti, bu yıl bin 764 liraya, 6-10 kilometre arası bin 845 liradan 2 bin 61 liraya, 10-15 kilometre arası ücreti de 2 bin 160 liradan 2 bin 412 liraya yükseltildi. 15 kilometreyi aşan her kilometre için ise yıllık yüzde 11,9 zam yapıldı ve ücret 42 liradan 47 liraya çıkarıldı”

Elmadağlı, peşin ödemelerde yüzde 10 indirim uygulanacağını dile getirerek, söz konusu ücretlerin 9 taksitle de ödenebileceğini söyledi.

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı da okul servis ücretlerine akaryakıt ve zorunlu trafik sigortasındaki artışlar nedeniyle ortalama yüzde 18 zam yapıldığını kaydetti.

Yıllık bin 170 lira olan 0-3 kilometre arası ücretin bin 395 liraya çıkarıldığını belirten Bostancı, bin 440 lira olan 0-6 kilometre arası ücretin bin 710 liraya, 0-10 kilometre arası ücretin bin 530 liradan bin 800 liraya yükseltildiğini bildirdi.

Bostancı, 0-20 kilometre arası ücretin de 2 bin 160 liradan 2 bin 565 liraya çıkarıldığına dikkati çekerek, “0-25 kilometre için 2 bin 880 lira, 0-30 kilometre için 3 bin 105 lira, 0-35 kilometre için 3 bin 285 lira ve 0-40 kilometrede 3 bin 519 lira alınacak. Ayrıca 40 kilometreyi aşan her kilometreye ise 0,60 lira eklenecek. Rehber personel bulundurulması zorunlu servislerde fiyatlara yüzde 10 ilave edilecek” diye konuştu.

ankara
izmir
servis ücretleri
2017-2018 eğitim-öğretim yılı okul servis ücretleri

Tekstil sektörünün önemli isimleri İzmir’de buluştu

TİM Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu Başkanı İsmail Gülle, TOBB Tekstil Sanayi Meclis Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’nun yanı sıra Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Mehmet Teymur, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Fatih Doğan ve İhracatçı birlikleri yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıya, İzmir Protokolü de yoğun ilgi gösterdi.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Gülle, Türkiye tekstil sektörü olarak İzmirli sanayici ve işadamları ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederken, mutat olarak düzenledikleri toplantılar ile sektörün yıllık ihracat performansını değerlendirdiklerini, sorunları yerinde tespit ederek en hızlı ve etkili çözümlerin üretilmesi için çalıştıklarını vurguladı.

Benzeri toplantıların Türkiye’nin tüm bölgelerinde, sektörün tüm paydaşları ile yapılmasının sektörün birlikteliği ve aynı dili konuşması açısından son derece önemli bir etmen olduğunu vurguladı. Ege bölgesinin Türkiye tekstil sektörü ihracatına çok değerli katkılar sağladığını ifade eden Gülle, yılın ikinci yarısında ihracatta, üretimde ve istihdamda daha olumlu bir tablonun çizileceğine inandığını ekledi.

Erkaya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Kaya ise bir parçası olmaktan gurur duyduğu sektörün önemli isimlerini Türkiye’nin ilk ihracat limanlarından İzmir’de ağırlamaktan son derece mutlu olduğunu ifade etti. Benzeri toplantıların daha sık yapılmasını temenni ettiğini kaydeden Kaya, Türkiye’nin ihracat potansiyelinin arttırılması için İzmirli tekstilciler olarak üzerlerine düşen görevleri en iyi şekilde yapmaya çalıştıklarını ve yapmaya devam edeceklerini söyledi.

Türkiye Tekstil Sektörü
TİM Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu Başkanı İsmail Gülle
TOBB Tekstil Sanayi Meclis Başkanı Abdülkadir Konukoğlu
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği

İzmir’de yaşayan Okan Ünsel 6 yıl önce dondurduğu spermlerle baba oldu

İzmir’de 6 yıl önce ‘testis kanseri’ tanısı konulan 25 yaşındaki Okan Ünsel, tedavi öncesinde doktorunun önerisiyle dondurttuğu spermleri sayesinde baba oldu. Ameliyat sonrasındaki tetkiklerde bir tek canlı sperm hücresi kalmadığı için ‘baba olamaz’ denilen Ünsel, dondurulmuş spermleriyle 25 yaşındaki eşi Evin Ünsel’e uygulanan tüp bebek tedavisi sonucunda hayaline kavuştu. Eşi Evin ile mutluluk içinde kızları Ekin’i kucağına alan Okan Ünsel, “Mucize yaşıyoruz” dedi.

DHA’nın haberine göre; Okan Ünsel’e, 2011 yılında acil tıp teknisyeni olarak çalıştığı Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Işık Özgü tarafından yumurtalık kanseri tanısı konuldu ve acil ameliyat kararı alındı. Opr. Dr. Özgü, bu ameliyat sonrasında sperm üretiminin eskisi gibi olamayabileceğini belirterek, Ünsel’e ileride baba olmak istiyorsa spermlerini dondurtmasını önerdi. Ünsel bu öneriyi yerine getirdi ve kanser ameliyatı olacağı gün aynı hastanede spermleri donduruldu.

Ameliyatın ardından Aliağa Tüpraş’ta çalışmaya başlayan Okan Ünsel, kötü günleri geride bırakıp sağlığına kavuştu. Ancak ameliyat öncesi normal olan sperm testleri ameliyat sonrasında kötü çıktı. Rapordaki ‘canlı tek bir sperm hücresine rastlanmadı’ ibaresi Ünsel’i üzdü.

EVLENMEDEN ÖNCE SÖYLEDİ

Okan Ünsel, Mart 2016’da hemşire Evin Bor ile yaşamını birleştirmeye karar verirken, sevdiği kadına yaşadıklarını, tetkik sonuçlarını, baba olamayacağını açık dille anlattı. Evin hemşire, eşinin çocuk sahibi olma arzusu karşısında Ünsel’e dondurulmuş spermleriyle tüp bebek tedavisine başvurmayı önerdi. Çift bir umutla hastanenin Tüp Bebek Merkezi’nde Opr. Dr. Dilek Aslan’ın yanında aldı. Dondurulmuş spermlerle elde edilen embriyonun transferi sonrasında Evin hemşire hamile kaldı. Evin Ünsel, 22 Temmuz’da ‘mucize’ dedikleri bebekleri Ekin’i dünyaya getirdi.

EKİN BEBEK MUTLULUĞU

2 kilo 970 gram ağırlığında, 48 santimetre boyunda dünyaya gelen bebeğinin doğumunu beklerken büyük heyecan yaşadığını belirten genç baba Okan Ünsel duygularını şöyle dile getirdi:

“Doktorum kanser ameliyatı öncesinde spermlerimi dondurtmamı önerirken ben yaşayıp yaşamayacağımı düşünüyordum. Şimdi bakınca o gün doktorumun doğru önerisi, benim de o öneriyi dikkate almam sayesinde bugün bir mucizeyi yaşıyoruz. Ameliyattan sonra sperm sonuçlarım negatifti. Hiçbir zaman çocuk sahibi olamayacaktım. Dondurulan sperlerim sayesinde baba oldum. Bütün doktorlarıma çok teşekkür ediyorum. Mutluluğumuzu anlatacak sözcük yok.”

Genç anne Evin Ünsel de, “Eşimin çok çocuk istediğini, olmayacağı için çok üzüldüğünü biliyordum. Benim için dondurulmuş spermlerinin az, canlı olması yeterli umuttu. Çocuğumuzun olacağına çok inanıyordum. Ekin bir mucize. Çok mutluyuz” dedi.

İSTERLERSE KARDEŞİ DE OLUR

Hastanenin Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Dilek Aslan, özellikle gençlik çağında bazı kanser türlerinin artık tedavi edilebilen kanserlerden olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ancak hastaların bir kısmı kemoterapi ya da radyoterapi gibi uygulamalardan sonra üreme yeteneğini kaybedebiliyor. Ancak bu tedavilere başlamadan önce doğru yönlendirilmeyle eğer sperm ya da yumurta hücreleri dondurulabilirse bu kişilerin gelecekte anne baba olmaları ve biyolojik bebeklerine sahip olma şansları korunabiliyor. Okan bey de ameliyat öncesinde bilinçli bir şekilde doktorunun yönlendirmesiyle bize başvurdu. Biz birkaç tüp halinde sperm hücrelerini dondurduk. Ünsel çifti anne baba olmaya karar verdiklerinde canlı hücre olmadığı, tedavi sonrasında sperm üretiminin durduğu saptandı. Bu nedenle biz daha önceden dondurduğumuz sperm hücrelerini kullanarak tüp bebek tedavisi uyguladık. Şimdi bebek sahibi oldular. Ekin bebeğe isterlerse birkaç yıl sonra kardeş de gelebilir. Çünkü 4- 5 kardeş yapabileceğimiz kadar dondurulmuş sperm mevcut.”

izmir

Bayramda ulaşım Ankara’da ücretsiz, İstanbul ve İzmir’de yüzde 50 indirimli

İHA’nın haberine göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ramazan Bayramı süresince Başkentlilerin, EGO otobüsleriyle yine ücretsiz seyahat ederek, rahat bir şekilde ziyaretlerini yapabilecekleri müjdesini verdi.

“Bayramda Ücretsiz Otobüs Yolcuğu” uygulamasını, Türkiye’de ilk kez Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak başlattıklarını hatırlatan Başkan Gökçek, “Bir gelenek halini alan bayramda ücretsiz seyahat uygulaması, 3 günlük Ramazan Bayramı süresince de (25 Haziran Pazar, 26 Haziran Pazartesi, 27 Haziran Salı) devam edecek” şeklinde konuştu.

Bayramlarda vatandaşların, ulaşım sorunu olmadan mezarlık ve akraba ziyaretlerini kolaylıkla yapabilmeleri, istedikleri yerlere rahatça ulaşabilmeleri için EGO bünyesindeki otobüslerle ücretsiz yolcu taşıyacaklarını kaydeden Gökçek, bayram süresince Başkentlilerin EGO otobüslerine Ankarakart’ı okutmadan binebileceklerini söyledi.

EGO OTOBÜSLERİYLE, MEZARLIKLARA KOLAY ULAŞIM

Gökçek, ayrıca Ankaralıların, arife gününden itibaren de mezarlıklara kolaylıklara gidebilmeleri amacıyla EGO otobüsleri tarafından seferler düzenleneceğini söyledi. Arife günü normal tarife, bayram süresince ise ücretsiz olacak olan seferlerin durak ve saatleri şöyle:

Karşıyaka Mezarlığı’na, Hastane Metro Durağı’ndan (Yenimahalle) kalkacak 210 No’lu otobüs hattıyla, 09.00-17.00 saatleri arasında hizmet verilecek.

354 No’lu otobüsle Elmadağ, 397 No’lu otobüsle de Yeşildere’den 07.00 ile 19.00 saatleri arasında sefer yapılacak. Mamak Ortaköy Mezarlığı’na Başkentliler, Doğanbey Mahallesi Cumhuriyet Caddesi stat karşısındaki duraktan, 359 No’lu Gökçeyurt, Ortaköy Kızılcaköy-Ulus hattında çalışan otobüsle, 06.00-21.00 saatleri arasında gidebilecek.

Sincan Cimşit Mezarlığı’na, Arife günü Sincan Lale Meydanı 50328 No’lu duraktan, 599 No’lu özel servisle, 9.30-21.00 saatleri arasında ulaşım sağlanacak.

Katar’a 5 günde İzmir’den kalkan 15 uçakla bin ton gıda desteği sağlandı

Arap ülkelerinin diplomatik ilişkileri kestiği Katar’a Türkiye’den gıda yardımları günde 3 THY seferiyle sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile başlayan sevkiyat Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin koordinasyonu ile devam ediyor.

Gazete Habertürk’ten Yiğitcan Yıldız’ın haberine göre, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın başını çektiği ablukanın başlamasıyla zor günler geçiren Katar’a, bugüne kadar İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan kalkan 15 uçak ile gıda desteği sağlandı.

Yaptırımların hedefindeki ülkede olası gıda ve su sıkıntısını gidermek için gerçekleştirilen gıda takviyesi 5’inci gününe girdi. Katar’a gönderilen gıda maddelerinin ilk etabını süt ve süt ürünleri oluştururken, gönderilen gıda malzemesinin toplam miktarı hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. Günlük sütün bile yapıldığı sevkıyatta ise 5 günde yaklaşık 5 milyon TL’lik ekonomik büyüklüğe ulaşıldı. Türk Hava Yolları’nın A330 kargo uçaklarının 65 ton ağırlığında yük taşıma kapasitesi göz önüne alındığında, Türkiye’den Katar’a yaklaşık bin ton gıda ürünü götürüldüğü ifade ediliyor.

SUUDİLERDEN TÜRK MALLARINA TWITTER BOYKOTU

Suudi Arabistanlı Twitter kullanıcıları Türk mallarını boykot kampanyası başlattı. Türkiye’nin Katar’a asker ve gıda yardımı gönderme kararının ardından başlayan Türkiye aleyhtarı sosyal medya kampanyası, ülkede satılan Türk ürünlerinin resimlerini paylaşma eylemine dönüştü.

Kısa bir süre içerisinde binlerce tweet’in atıldığı konuyla ilgili kullanıcılar, ülkede ilgiyle izlenen Türk dizilerini de boykot etme çağrısında bulundu. Bazı kullanıcıların da Türkiye’ye seyahat etmeme çağrısı yaptığı görüldü.

KATARLI YÜZDE 30 FAZLA ÖDÜYOR

Türk ürünleri Katar marketlerinde yerini hızlı aldı. Katar Riyali ile Türk Lirası neredeyse 1’e 1 değerden işlem görüyor. Ürünler ise yaklaşık yüzde 30’luk fiyat farkı ile market raflarında yer buluyor.

Örneğin litrelik Sütaş kutu sütün Türkiye’de fiyatı 2.95 TL iken, aynı ürün Katar’da 3.88 TL’den satılıyor. Erpiliç marka 1 kilogram tavuk but ızgaranın ülkemizdeki fiyatı 16 TL iken, Katar’daki 1.1 kg fiyatı ise 28.85 TL’ye denk geliyor. Elbette ortaya çıkan fark ulaşım maliyetlerinden kaynaklanıyor.

 

 

İzmir’de kalbi duran Zihni Vardar 1 saat sonra hayata döndürüldü!

İzmir’in Buca İlçesi’nde oturan 2 çocuk babası 43 yaşındaki Zihni Vardar, geçirdiği kalp krizi nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaklaşık 1 saat süren kalp masajıyla yaşama döndürüldü.

DHA’nın haberine göre; arkadaşları ile çay içerken bir anda fenalaşan 2 çocuk babası Zihni Vardar, acil servise götürüldü. Acil servise geldiğinde hayati fonksiyonlarını kaybetmiş olan Vardar’a hemen kalp masajı uygulanmaya başlandı. Solunumu sağlamak için Anestezi Uzmanı Dr. Tülay Dikencik tarafından entübe edilen hasta, yaklaşık bir saat süren kalp masajı ve 10’a yakın elektroşok uygulamasından sonra yaşama döndü. Kendini yeniden doğmuş gibi hissettiğini ifade eden Vardar, şöyle dedi:

“Arkadaşımın taksi durağına ziyarete gitmiştim. Çay içerken bir anda fenalaşarak onun omzuna düşmüşüm. Hastaneye getirildiğimde ölüymüşüm. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Acil servis hekimi Arzu Yunus Burma, Anestezi Uzmanı Dr. Tülay Dikencik, Kardiyolog Dr. Efe Edem ve Dr. Ali Hikmet Kırdök’e beni hayata döndürdükleri için minnettarım.”

“ARALIKSIZ MÜDAHALE ETTİK”

Hastanenin anestezi ve reanimasyon uzmanı Dr. Tülay Dikencik, hasta kendilerine geldiğinde solunumu, tansiyonu ve kalp atışı yoktu. Kalbinde ventriküler fibrilasyon denilen düzensiz titreşimler vardı. Hastaya hemen elektroşok uygulandı. Hava yolu açılarak aralıksız şekilde kalp masajı ve elektroşok uygulamalarına devam ettik. Bu tür durumlarda erken müdahale çok önemlidir. Beyin hücreleri oksijensizliğe en fazla 5 dakika dayanabiliyor. Bundan sonra hasar görmeye başlıyor. Ağır ve geri dönüşü zor hasarlar meydana gelebiliyor. Hasta çok kısa sürede hastaneye getirilmiş ve müdahalesi hemen başlayıp aralıksız devam ettiği için kalbi tekrar çalışmaya başladı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Efe Edem tarafından kalp anjiyosu yapılan hastamız yoğun bakım tedavisinin ardından 12 saat içinde uyandı. Tekrar aynı sorunu yaşamaması için de hastaya kalp pili takıldı” dedi.

İLK 5 DAKİKA ÇOK ÖNEMLİ

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Efe Edem, normalde kalp durduktan dakikalar sonra ölümün başladığını ifade ederken, “60 dakikadan sonra kalbi çalıştırmak mümkün olmaz. Hastanın vücudunda veya beyninde kalıcı hasar olmaması da çok nadir görülen bir durumdur. İlk müdahale oldukça önemli çünkü kalp durduktan 5 dakika sonra hayati fonksiyonlar biter. Eğer kalp durduktan hemen sonra kalp masajına ve solunum desteğine başlanırsa hasta bir saatlik sürede de hayata dönebilir. Her hastamız bu kadar şanslı olamayabiliyor” diye konuştu.

cbgAds.AdsInline(2011);

7 kuyuda yapılan çalışmalarda Kadriye’nin izine rastlanmadı

İzmir Bayındır’ın Furunlu Mahallesi’nde oturan Kadriye Gündeş (17), 25 Ağustos 2016’da Kuran dersi aldığı mahalle bakkalı Mehmet Liv’in (65) evine gideceğini söyleyerek ailesinin yanından ayrıldı. Gazete Habetürk’ten Mehmet İnmez’in haberine göre eve dönmeyen kızlarının kaçırıldığını düşünen aile, jandarmaya başvurdu. Bakkal Mehmet Liv, genç kızın kaybolduğu saatlerde av tüfeğiyle intihar edince soruşturma derinleştirildi. Liv’in Kadriye Gündeş ile 27 saniye telefonla görüştüğü tespit edildi. Genç kız bulunamayınca mahallede, “Kadriye öldürüldü ve Mehmet Liv’in mezarı üzerine gömüldü” dedikodusu yayıldı. Bundan rahatsız olan bakkalın oğlu Serkan Liv mezarın açılması için savcılığa başvurdu. Yapılan incelemede genç kızın izine rastlanmadı.

KAZI YAPILDI AMA…

Ardından anne Necla Gündeş katıldığı televizyon programında kızının, babası E.G. ve amcası E.G. tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Anne Gündeş, “Kızım bakkal Mehmet Liv tarafından 12 yaşından bu yana cinsel tacize uğradı ve biz yıllarca sustuk. Kadriye’nin amcası, bakkal Mehmet’e şantaj yapmaya başladı ve binlerce lira sızdırdılar. Tehdit edildiğim için hep sustum, itiraf ettim, rahatladım” açıklaması yaptı. Bunun üzerine anne, baba ve amca gözaltına alındı. Annenin genç kızın gömüldüğünü iddia ettiği iki yerde arama yapıldı fakat cesede ulaşılamadı. Ekipler, bölgede bulunan 7 kuyudaki aramadan da sonuç alamadı. Çelişkili ifade veren anne ile Kadriye’nin baba ve amcası delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.

Kadriye’nin en son Tepecik’te bir hastanede görüldüğü bilgisi üzerine kamera kayıtları da incelendi. Ancak bir saniyelik görüntüsüne dahi ulaşılamadı. Sır olan genç kızın kaybolduktan 1.5 saat sonra telefonunun Aydın Germencik’te sinyal verdiği ve daha sonra hiç açılmadığı tespit edildi. Genç kızın hamile olduğu da iddia edildi ama hastane kayıtlarında herhangi bir bilgiye rastlanmadı.

 

İzmir’de yeğeni tarafından öldürülen Safiye’yi kadınlar gömdü

İzmir’in Karabağlar ilçesinde eşinin yeğeni tarafından öldürülen ve cenazesini ailesinin teslim almadığı 28 yaşındaki Safiye K, kadın dernekleri tarafından toprağa verildi.

İzmir’de 10 Mayıs’ta eşinin yeğeni tarafından silahla vurularak öldürülen ve cenazesi ailesi tarafından teslim alınmayan Safiye K. için Doğançay Mezarlığı Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.

Cenaze namazının kılınmasından sonra kadın dernekleri üyeleri Safiye K’nin tabutunu omuzlarında taşıdı.

Kadın derneklerinin üyeleri tabutu taşırken, ‘Kimsenin namusu olmayacağız’, ‘Yaşasın kadın dayanışması’, ‘Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’ sloganları attı.

Safiye K’nin cenazesi Kimsesizler Mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze sonrasında açıklama yapan İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Kadın Hakları ve İnsan Hakları Merkezi Sorumlusu Nuriye Kadan, olayı sosyal medyadan öğrendiğini ve hem kadın hem de avukat olarak cenazeye katılmak istediğini belirtti. Çok üzgün olduklarını ifade eden Kadan, töre cinayetlerinin her geçen gün biraz daha arttığını söyledi.

Kadan, “Safiye ne yazık ki töre cinayetinin kurbanı. Dileriz ki bu cinayetler artık son bulur. Barolar, sivil toplum kuruluşları çalışmalar yapıyor. Her yapılan çalışmanın ardına baktığımızda bir arpa boyu yol gidememiş gibi görüyoruz, cinayetlere son bulunmuyor, şiddete karşı bir son yok. Bu konuda hepinizin bilinçlenmesi lazım.” diye konuştu.

OLAY

İzmir’de 10 Mayıs’ta meydana gelen olayda Abdullah K. (20) ile amcasının eşi Safiye K.(28) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah K. yanında bulunan tabancayla Safiye K’ye ateş etti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Safiye K, kurtarılamadı. Abdullah K. ise olay yerinde Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Öte yandan, Abdullah K’nin emniyetteki ifadesinde, cinayeti namusunu temizlemek için işlediğini söylediği öğrenildi.

Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsiden sonra Safiye K’nin cenazesini ailesi teslim almadı. Bir süre burada kalan Safiye K’nin cenazesi, daha sonra Mezarlıklar Müdürlüğü’ne götürüldü. Yasalar gereği 15 gün yakınlarınca teslim alınmayan kişilerin cenazeleri, Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldüğü için Safiye K. için de bu karar alındı.