Osman Baydemir hakkında yakalama kararı

HDP Sözcüsü ve Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir hakkında “Kamu çalışanına karşı görevinden dolayı hakaret” suçundan açılan dava nedeniyle “yakalama” kararı çıkarıldı.

Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, daha önce hakkında “zorla getirilme” kararı verilen Osman Baydemir katılmazken, avukatı Serdar Çelebi hazır bulundu.

Çelebi, müvekkilinin parti grup sözcüsü olduğunu belirterek, iş yoğunluğunun bulunması dolayısıyla Baydemir’in beyanının alınması için yeniden talimat yazılmasını talep etti.

Talebi değerlendiren mahkeme, avukatının Baydemir’i duruşmada hazır bulunduracağını bildirmesine rağmen, hazır edilmediğini gerekçe göstererek, CMK. 93/3 maddesi gereğince hakkında “yakalama” kararı çıkarılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

Valilik tarafından yasaklama kararına rağmen, 3 Kasım 2012’de BDP il binası önünde, aralarında o dönemde Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de bulunduğu 30 kişilik grup araçlarına binerek, Turgut Özal Bulvarı’nda yolu araç trafiğine kapatarak, oturma eylemi gerçekleştirmişti.

Gerekli ikazların yapılması ve kitlenin toplanmasına izin verilmemesi üzerine, oturma eyleminin sonlandırıldığı belirtilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

“Aynı gün BDP Genel Başkanı ve milletvekillerinin de bulunduğu bir grubun Diyarbakır Valilik binası makam girişine giden kişiler arasında şüpheli Baydemir de yer alıyordu. Gruba milletvekili olan kişiler haricindeki diğer kişilerin bahçe dışına çıkmaları yönünde ikazların yapıldığı, bu ikazlara uymayarak bahçe dışına çıkmayan Baydemir’in, güvenlik güçlerine hitaben ‘Allah belanızı versin, Allah belanızı versin, Allah belanızı versin, faşistler, Allah belanızı versin, Allah sizi yok etsin, şerefsizler, alçaklar, faşistler’ şeklinde sözler söylemek suretiyle orada bulunan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret ettiği tespit edilmiştir.”

RTÜK’te Mevhibe İnönü’ye hakaret tartışması

Akit TV’de yayınlanan “Gün Başlıyor” programının sunucusu, İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü hakkında “Bak bu Venizelos, tanıştırayım, denize döktüğünüz. Yanındaki de sizin lideriniz, bak burada sırıtıyor. İnönü bak, görüyor musunuz? Bak tipe bak, yanındaki de karısı. Siz ancak karılarınızı kollarına verirsiniz” ifadesini kullandı.

YAPTIRIM UYGULANMASI İSTENDİ

Gazete Habertürk’ten Aykut Yılmaz’ın haberine göre; CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok’un şikâyeti üzerine, program RTÜK’ün haftalık toplantısında gündeme geldi. CHP kontenjanından seçilen üyeler Süleyman Demirkan ve İsmet Demirdöğen, MHP kontenjanından seçilen Esat Çıplak ve HDP kontenjanından seçilen Ersin Öngel, programda İsmet İnönü ve eşine hakaret edildiği gerekçesiyle yaptırım uygulanmasını istedi. İki AKP ve MHP kontenjanından seçilen bir üyenin katılmadığı, AKP kontenjanından Taha Yücel, Hamit Ersoy ve Nurullah Öztürk’ün yer aldığı toplantıda kanala ceza verilmesini isteyen üyeler, diğer üyelere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın, Atatürk’e hakaret edenlere yönelik uyarılarını hatırlattı. Bazı üyelerin toplantı salonunu terk etmesi üzerine en az 5 kişinin aynı yönde oy kullanması gereken karar yeter sayısına ulaşılamadı. Programla ilgili karar bir sonraki toplantıya kaldı. RTÜK uzmanları tarafından hazırlanan raporda ise “ihlal olmadığı” belirtilerek, ailenin cevap ve düzeltme hakkını kullanması istendi.

CHP ve HDP’den HSK kararı

CHP ve HDP, Hakimler Savcılar Kurulu ( HSK) üyelik seçimi için Anayasa ve Adalet Komisyonu’nda kurulan alt komisyona üye vermeyecek. 

CHP’nin anayasa komisyonu üyesi Bülent Tezcan, partinin alt komisyona üye vermeyeceğini belirterek şu açıklamalarda bulundu:

“Karma komisyon işi aday adaylarının içinden adayların tespit edilerek genel kurula gönderilmesidir. Ama belli noktalara işaret etmeyi zorunluluk veya görev olarak görüyoruz. Süreci daha başından itibaren sakat bir biçimde inşa etmeye dönük girişimler tıpkı mühürsüz seçimin yarattığı gayri meşru ortam gibi bundan sonraki süreçte yargıda da esaslı bir meşruiyet tartışmasını başlatacaktır. Biz bu meşruiyet sorununun bir parçası olmayacağız. Bu yapılanmalara katkı veren pozisyonda olmayacağız. Belki bu çalışmalarda aday seçim sürecinin belirlenmesine ilişkin bazı çalışmalar yapılacak. Sayın başkanın bizimle gayri resmi görüşmelerinde söylediği bir alt komisyonun ön çalışmaları yaparak komisyona getirilmesine ilişkin bir eğilim var. Şunu vurgulamayı zorunlu hissediyoruz. Mühürsüz seçimle oluşturulan gayri resmi bir yapı üzerinden gayri resmi bir yargı düzeni yaratma girişimlerine başlarken oluşturulacak bu komisyona katılarak herhangi bir katkı vereceğimizi düşünmüyoruz. Bu nedenle bu komisyona CHP olarak üye vermeyeceğiz. Yapının başından sakat kurulan bir süreçle başlarken aşağıda yanlış bir temele çakıl taşlarının nasıl dizileceğine ilişkin bizden alabileceğiniz bir katkı yoktur” 

HDP Milletvekili Nursel Aydoğan ile Meral Danış Beştaş tahliye edildi

HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ve HDP Adana milletvekili Meral Danış Beştaş hakkında tahliye kararı verildi. Aydoğan, 5 aydır tutuklu bulunuyordu. Aydoğan ve Beştaş’ın tahliye kararı ile HDP’nin tutuklu milletvekillerinin sayısı 11’e düşmüş oldu. 

Habertürk Haber Merkezi’nden edinilen bilgilere göre, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, “silahlı terör örgütüne üye olmak”, 14 kez “terör örgütü propagandası yapmak”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “suç ve suçluyu övmek”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” ve “halkı kanunlara uymamaya tahrik etmek” suçlarından 103 yıla kadar hapsi istenen Aydoğan, tutuklu bulunduğu Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS aracılığıyla katıldı.

SUÇLAMALARI REDDETTİ

Savcı Aydoğan’ın tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi. Aydoğan, iddianamede yer alan suçlamalara ilişkin savunma yaparak, suçlamaları reddetti.

Mahkeme Başkanının terörist cenazelerine neden katıldığı sorusuna Aydoğan, “Partimize oy verenlerin çoğu zaten bizden cenazelerini sahiplenmemiz ve taziyelerine katılmamız için talepleri oluyordu. İnsani ve vicdani olarak seçilmemiz ve haklarını savunmamız için bizlere oy veren tabanımızın cenazelerine katılırdım. Üyesi olduğum siyasi partimin aldığı karar doğrultusunda cenazelere katılırdım. Propaganda amaçlı bir şey yapmadım” yanıtını verdi.

Hakkındaki diğer suçlamaları da kabul etmeyen Aydoğan, tahliye talebinde bulundu. mahkeme, Aydoğan hakkında tahliye kararı verdi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ HAKKINDA TAHLİYE KARARI

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, terör soruşturması kapsamında tutuklanan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliyesine karar verildi. 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, Beştaş tutuklu bulunduğu Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Cumhuriyet Savcısı, mevcut delil durumu, suçun vasıf ve mahiyetini gerekçe göstererek, Beştaş’ın tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi. İddianamede yer alan suçlamalara ilişkin savunma yapan Beştaş, üzerine isnat edilen suçlamaları reddederek, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesini talep etti. Talebi değerlendiren mahkeme, oy çokluğuyla Beştaş hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve tahliye kararı verdi. Duruşmayı, HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, milletvekilleri Ziya Pir, Feleknas Uca, Sibel Yiğitalp, Leyla Birlik ve Mahmut Toğrul ile Beştaş’ın yakınları da izledi.

TALEP EDİLEN CEZA

İddianamede, HDP Adana Milletvekili Beştaş hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olmak”, 6-8 Ekim olaylarında “suç işlemeye tahrik” ve “2911 Sayılı Yasaya Muhalefet” suçlarından 8,5 yıldan 23 yıla kadar hapis ve mahkumiyeti halinde Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmesi isteniyor.

HDP’NİN TUTUKLU MİLLETVEKİLLERİ

Eş başkanlığı düşen Figen Yüksekdağ’la birlikte grup başkan vekili İdris Baluken, Şırnak milletvekilleri Leyla Birlik ve Selma Irmak, Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Şırnak Milletvekili Ferhat Encü Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel, Siirt Milletvekili Besime Konca ve Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan tutuklu bulunuyor. 

cbgAds.AdsInline(1751);

Yenikapı Mitingi saat kaçta, ne zaman? 8 Nisan 2017

16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği referandumuna sayılı günler kala Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, Yenikapı Mitingi’nde İstanbullular ile buluşuyor. Peki Yenikapı Mitingi saat kaçta, ne zaman?

YENİKAPI MİTİNGİ SAAT KAÇTA?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Başbakan Binali Yıldırım’ın İstanbullular’a sesleneceği Büyük İstanbul Mitingi, 8 Nisan Cumartesi günü saat 16:00’da başlayacak. Miting alanındaki hazırlıklar tamamlanmak üzere ve mitinge 2 milyon vatandaşın katılımı bekleniyor.

Miting ile ilgili bilgiler veren AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, yaptığı açıklamada, “Bir haftadır yaklaşık 200 STK ile birlikte büyük miting için çalışıyoruz. 7 Ağustos’taki Yenikapı ruhunu tekrar yakalamak için bütün İstanbullular’ı buraya davet ediyorum. Yenikapı’da büyük bir millet şöleni olsun istiyoruz. AK Partili, MHP’lİ, CHP’li, HDP’li diğer bütün partilerden vatandaşlarımızı Yenikapı’da görmek istiyoruz. Buradan tüm dünyaya hep birlikle bir daha birlik ve kardeşlik mesajı vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

2 milyon vatandaşın katılması beklenen Yenikapı Mitingi için, Yenikapı Miting Alanı’nda 16 metre yüksekliğinde 95 metre genişliğinde bir sahne hazırlandı. 600 ton malzemenin kullanıldığı sahneyi kurmak için 22 kişilik ekip gece-gündüz çalıştı.

Protokol tribünü uygulamasının yapılmadığı miting alanında, sahnenin sol tarafı protokol, şehit yakınları, gaziler ve engelli vatandaşlar için ayrıldı. 17 adet dev ekranın kurulduğu miting alanında 5 bin polis, vatandaşların güvenliği için görev yapacak.

Alanda 700 sağlık personeli ve 70 ambulans görevli olacak. Vatandaşların miting alanına gelebilmesi için 6 bin otobüs ve 185 deniz aracının İstanbullular’a hizmet vereceği bildirildi.

PAZAR GÜNÜ DE DEVLET BAHÇELİ İSTANBULLULAR’A SESLENECEK

8 Nisan Cumartesi günü Antalya’da miting yapacak ve 16 Nisan’da yapılacak referandum için Antalyalı vatandaşlara seslenecek. Aynı zamanda 9 Nisan Pazar günü, Yenikapı’da Devlet Bahçeli İstanbullular’la buluşacak.

Süleyman Soylu: Hemen Valiyi aradım; bu şarkı yasaklanacak dedim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, halk oylamasına ilişkin, ” Türkiye’de artık, hükümet hükümetliğini 5 yıl yapacak, Meclis de kanun çıkartacak. Aynı zamanda Meclis, hükümet ile millet arasındaki o köprüyü ve diyaloğu kuracak. Bakın, gelecekte bunun karşısında olanlar diyecek ki, İyi ki bu sistem geldi.” şeklinde konuştu.

Bakan Soylu, Karadeniz Vakfı tarafından İstinye İbrahim Cevahir Sosyal Tesislerinde düzenlenen “Siyaset Ekonomi Terör Kıskacında Türkiye” konulu toplantıda konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlık ve “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkeleri üzerine kurulduğunu vurgulayan Soylu, ülkenin en önemli gücünün birliği ve beraberliği olduğunu söyledi.

27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylüle değinen Soylu, darbelerle milletin birlik ve beraberliğine, demokrasiye zarar verilmeye çalışıldığını anımsattı.

Gündemde halk oylamasının olduğunu dile getiren Soylu, demokrasiyi iliklerine kadar hak etmiş ve bütün dünyada, demokrasi yaşayabilen ve yaşayacak tek ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Bakan Soylu, Türkiyenin enerji konusunda önemli stratejik noktada bulunduğunu, rahmetli Menderes’le başlayan, Özal’la devam eden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la tam kendisini bulan projeler gerçekleştirdiğini belirterek, “Biz, Batı ile Doğu arasındaki geçişkenliğin en önemli köprüsüyüz. Biz tarihi adı İpek Yolu olan bir zenginliğin sahibiyiz. Bugün 3. havalimanını niçin yapıyoruz? Para kazanmak için mi? Hayır. Avrupa’yla, Batı ve Doğu arasındaki en önemli merkezlerinin birisinin tekrar bu Anadolu topraklarında olmasını sağlayabilmek için.” diye konuştu.

Türkiye’nin mültecilere kucak açtığını ve 3 milyon Suriyeliyi misafir ettiğini anımsatarak, Avrupanın tarzını eleştiren Soylu, “Siz Suriye meselesinde insanlar katledilirken sadece para hesabı yaptınız. Bu net söylüyoruz, Amerikalısı, İngilizi, Almanı, ne kadar millet varsa… Biz birinci sınıf muamele yaptık.” ifadesini kullandı.

“UYUŞTURUCU TİCARETİNİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜNÜ PKK YAPIYOR”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terörle mücadeleye değinerek, son 6 ayda güvenlik güçlerinin Güneydoğu ve Doğu’nun bütün kırsalında ve dağlarında operasyonlar yaptığını hatırlattı.

Sığınaklarda silahlar ele geçirildiğine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti:

“Biz ele geçen silahları biliyoruz. Hepsi PYD üzerinden, yeni ve teknik özelliklere sahip silahlar. Bazen fotoğrafları ve ele geçirilenleri görünce gözlerim fal taşı gibi açılıyor. Nasıl böyle bir transfer gerçekleştirilebilir? diye. Türkiyeyi elden, ayaktan ve kuvvetinden kesebilmek için her şeyi gerçekleştiriyorlar. Sadece terörle mi? Aynısını uyuşturucuyla beraber yapmaya çalışıyorlar. Türkiyedeki uyuşturucu ticaretinin önemli bir bölümünü PKK yapıyor. Sistem açık ve net. Doğu’dan ve Türkiye içerisinden Lice ve kırsalı başka yerlerde üretilen doğal uyuşturucuları Batı’ya transfer ediyorlar, Batıdaki kimyasal ve sentetik uyuşturucuların tamamını Türkiyeye transfer ediyorlar. Dünyada üretilen sentetik uyuşturucuların yüzde 58 ile yüzde 60 arası Türkiyede yakalanıyor. Bu enteresan bir şey değil mi? Bizim zihniyetimizi, çocuklarımızın bilincini perişan etmeye çalışıyorlar.”

Son 6 ayda bin teröristin etkisiz hale getirildiğini açıklayan Soylu, binlerce teröristin de gözaltına alınıp tutuklandığını söyledi.

“PKK’dan kaçan çocukların mülakatlarını okuyoruz, 13-14 yaşındaki çocukların, sabilerin.” diyen Soylu, şöyle konuştu:

“O 60-65 yaşındaki kan emici itler, karşılarına alıyorlar, sen pantolon giyeceksin, sen etek giyeceksin diye bu çocukları taciz ediyorlar. Daha aşağı ve adi şeyler… Burada huzurunuzda anlatmak istemiyorum. Terörü musallat edenler, onları maşa olarak kullananlar, Türkiyeyi yönetilemez hale getirmek istiyor. Neden? Çünkü biz dünyanın en pahalı arazisinde oturuyoruz. Bu kadar açık ve net. Bu pahalıyı araziyi ellerine geçirmekte zorlandıkları zaman, yapabilecekleri 2. alternatif Türkiyeyi değiştirmek ve yönetimini çaresiz hale düşürebilmektir. Darbeler de bunun içindir.”

Soylu, terörle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirterek, “Bütün kış boyunca bu üs bölgelerinin tamamını tarumar ettik, eksi 30, eksi 40 derecede. Şehirlerdeki bütün PKK ve KCK bağlantılarının tamamına operasyonlarımız devam ediyor. Hans ne diyecek, Alman ne diyecek, İngiliz ne diyecek? Hiç umurumuzda değil.” dedi.

HDP’nin referandum için hazırlattığı şarkıya değinen Soylu, “Geçen gün HDP bir şarkı çıkarmış, tek devlete hayır, tek millete hayır, tek bayrağa hayır. Hemen ilgili Valiyi aradım; bu şarkı yasaklanacak dedim. HDP’nin temsilcileri beni telefonla aradılar. Bu şarkıyı Türkiye’nin hiçbir yerinde çaldırmam ben kardeşim dedim. Bu kadar basit. Bir boşluk verdiğiniz andan itibaren akbabalar bu ülkenin her tarafında türerler.” ifadelerini kullandı.

“İYİ Kİ BU SİSTEM GELDİ DİYECEKLER”

Halk oylamasına değinen Soylu, mevcut yönetim sisteminde yaşanan sıkıntıları anlattı.

Türkiye’nin geçmişte yaşanan risklerle tekrar karşı karşıya kalmaması gerektiğini, yeni sistemde zaman kaybı yaşanmayacağını vurgulayan Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Meclise git 5-6 saat otur. Böyle bir mesai kavramımız yok. Türkiye’de artık, hükümet hükümetliğini 5 yıl yapacak, Meclis de kanun çıkartacak. Aynı zamanda Meclis, hükümet ile millet arasındaki o köprüyü ve diyaloğu kuracak. Bakın, gelecekte bunun karşısında olanlar diyecek ki, İyi ki bu sistem geldi. Dün Trabzonda da bu örneği verdim. Bir futbol takımı maça çıkıyor, sol bekten 10. dakikada gol yiyor, 20. dakikada sol bekten ikinci golü yiyor. Seyirci mırıldanmaya başlıyor. Üçüncü, dördüncü golü de sol bekten yine yiyor. Antrenör inadından vazgeçmiyor. 50. dakikada da aynı adam üzerinden gol yeniyor. Seyirci en sonunda sahaya iner. Biz 1960ta birinci gol, 1971de ikinci gol, 1980de üçüncü golü, 28 Şubatta dördüncü golü, 27 Nisanda beşinci golü, Gezi olaylarında altıncı, 17-25 Aralıkta yedinci golü, 6-7 Ekimde sekizinci golü, 15 Temmuzda dokuzuncu golü yedik. Artık yorulduk. Bu milleti birbirine kışkırttılar. Millet sahaya iner. Arkamıza dönüp bakıp, acaba bu ülkede bir başbakan asılacak mı? diye beklerseniz, kimseye siyaset, ticaret ve yatırım yaptıramazsınız.”

cbgAds.AdsInline(1891);

HDP’li Osman Baydemir: 16 Nisan en hayırlı pazar olacak

HDP Şanlıurfa Milletvekili ve Parti Sözcüsü Osman Baydemir, “16 Nisan, bütün Cumhuriyet tarihi boyunca en hayırlı pazar olacak. Bu hayırda kimse kaybetmeyecek. Sadece zalim, zulmünden vazgeçecek.” dedi.

Baydemir, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin “korsanvari yöntemlerle” düşüldüğünü öne sürdü.

“Peki, Selahattin Demirtaş’ı ve Figen Yüksekdağ’ı, Kürt halkının, 6 milyon seçmenin yüreğinden nasıl sileceksiniz?” diye soran Baydemir, hükümetin suni gündemlerle varlığını sürdürdüğünü savundu.

Türkiye’nin sorun yaşamadığı komşusunun kalmadığını belirten Baydemir, “İçerideki kutuplaşma yetmedi şimdi de Avrupa ile kutuplaşma, düşmanlık, kriz yaratmanın çabasını en üst düzeyde görüyoruz.” diye konuştu.

Baydemir, şunları söyledi:

“Kimden gelirse gelsin fikir hürriyetinin kısıtlanmasına, örgütlenme özgürlüğünün kısıtlanmasına hayır diyoruz, faşizme hayır diyoruz. Şu anda Avrupa ile yaşanan tam bir algı operasyonudur, kandırma politikasıdır, duyguları suistimal etme politikasıdır. Yasalara göre, yurt dışı temsilciliklerinde ve gümrük kapılarında propaganda yapılamaz. Bu yasayı yapan AKP’nin kendisi. Peki sen niye kendi koyduğun yasayı ihlal ediyorsun? Bir mağduriyet edebiyatıyla referandumun çalışmasını yürütme gayretindeler. ‘Türbanlı, başı örtülü bütün kadınlara aynı zamanda bu bir saldırıdır, İslamafobidir’ diyorlar. Allah’tan korkun. Söz konusu kentin belediye başkanı Fas asıllı Müslüman birisi. Gel bir de burdan yak. Peki ne yapacaksınız? 83 belediyeye kayyum atandı. Hollanda’daki belediye başkanını da görevden alacak mısınız? Sen kendi ülkende bu hakkı topluma veriyor musun? Senin ülkende insanlar fikirlerini özgürce ifade edebiliyorlar mı? Hayır. 6 milyon oyun iradesini taşıyan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, 40 milletvekili, iki bakan, Cizre’ye giremedi.”

“Bu konuda en dürüst davranan yine kabinenin bakanı oldu. Ömer Çelik ‘bu krizden sonra oyumuz arttı’ dedi. Bütün mesele bu.” diyen Baydemir, “Bir, iki puan oyları artsın ama memlekete ne olursa olsun. Akılsız başın cezasını ayaklar çeker, akılsız hükümet edenin cezasını maalesef halk öder. İşte biz bu faturanın halka çıkarılmaması için bu suni krize toptan hayır diyoruz, reddediyoruz, itiraz ediyoruz.” diye konuştu.

“KUZU POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURT”

Rusya ile uçak krizini anımsatan Baydemir, “Şimdi yine karnabahara vize almışlar. Peki domatesin suçu ne? Suç portakalın hiç değil. Suç sizin zihninizde.” ifadesini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım’ın, HDP seçmenlerinden referandumda oy istediğini belirten Baydemir, “Aynı Başbakan İzmir’de İzmir marşını okuyor, aynı Başbakan bir başka yerde bozkurt işareti yapıyor.” dedi.

Başbakan Yıldırım’ın bozkurt işareti yaptığı bir fotoğrafı gösteren Baydemir, “Bu ya bitmişliğin fotoğrafıdır ya da aslına rücu etmiş olmanın fotoğrafıdır. Kuzu postuna bürünmüş kurdun fotoğrafıdır.” değerlendirmesini yaptı.

Devletin imkanlarıyla kampanya yürütüldüğünü öne süren Baydemir, referandum çalışması adı altında toplumun bir kesiminin ötekileştirildiğini, “Hayır” diyenlerin “vatan haini” ilan edildiğini savundu.

Baydemir, “16 Nisan, Cumhuriyet tarihi boyunca en hayırlı pazar olacak. Bu hayırda kimse kaybetmeyecek. Sadece zalim, zulmünden vazgeçecek. Zalimin zulmüne ‘dur’ denmiş olacak. Erdoğan Cumhurbaşkanı, AK Parti hükümet olmaya devam edecek ama yıkım politikaları onaylanmamış olacak.” diye konuştu.

“AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ”

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baydemir, Hollanda’ya yönelik alınan yaptırım kararlarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Rusya, İsrail krizindeki tavrınız neydi, sonuç ne oldu? Eş başkanlar, gazeteciler tutuklu olmasaydı, belediyelere kayyumlar atanmamış olsaydı, herkes ifade özgürlüğünü kullanıyor olsaydı bu çıkışların dünyada bir karşılığı olurdu.” yanıtını verdi.

“Türkiye KDP’si referandumda ‘evet’ diyeceğini açıkladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Baydemir, “Yurttaşların tercihi ne olursa olsun bizim söyleyebileceğimiz tek bir kem söz yoktur. Biz ‘Hayır’ diyenlerin ötekileştirilmesine, kampanyalarının engellenmesine hayır diyoruz.” dedi.

 

cbgAds.AdsInline(1891);

Ertuğrul Kürkçü hakkında 2 davadan 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü hakkında, “Suç ve suçluyu övmek” ve “Basın yoluyla kamu görevlisini hedef göstermek” suçlamalarıyla hazırlanan iddianameler kabul edilerek iki dava açıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, Kürkcü hakkında, Ocak 2013’de basın yoluyla yaptığı açıklama ile 2015’de yaptığı konuşmalar nedeniyle başlattığı soruşturmalar tamamlandı.

Kürkcü için “Basın yoluyla kamu görevlisini hedef göstermek” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame, İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, Kürkcü’nün yaptığı basın açıklamasında, İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma başmemurları İ.Ç. ve N.A. hakkında asılsız iddialarda bulunduğu, bu kişilerin isim ve unvanlarının açık bir şekilde verilerek terör örgütünün hedefi haline getirildikleri, kişilik haklarının ihlal edildiği bilgisine yer verildi.

İnfaz koruma başmemurlarının cezaevinde terör suçlarından tutuklu ve hükümlülerle ilgili mevzuata ilişkin görev yürüttükleri, terörle mücadele görevlerinin bulunduğunun anlatıldığı iddianamede, “Kürkcü’nün Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince, ‘İsim ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklayanlar veya yayınlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterme’ suçunun işlediği dosya kapsamında anlaşılmıştır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

“SUÇ VE SUÇLUYU ÖVMEK” SUÇLAMASI

Ertuğrul Kürkcü hakkında “Suç ve suçluyu övmek” suçlamasıyla İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen diğer iddianamede ise 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Kürkcü’nün 2015’te yaptığı iki farklı konuşmada, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ı “siyasi bir kişilik, tutsak” olarak nitelendirmesi​, 3 Aralık 2015’te İstanbul Sancaktepe’de ölü ele geçirilen “Gülçin” kod adlı Dilan Kortak isimli PKK/KCK terör örgütü mensubunun İzmir’de düzenlenen cenazesinde yaptığı konuşmasında ise Kortak’ın “Siyasi mücadele ömrünü adamış bir özgürlük savaşçısı” olarak gösterilmesi, PKK/KCK lehine atılan sloganlara destek vermesi nedeniyle “Suçu ve suçluyu övmek” eylemlerini gerçekleştirdiği belirtildi.

Soruşturmaya ilişkin Kürkcü’nün ifadesine başvurulmak için talimat yazıldığı ancak çıkartılan tebligata rağmen savunma yapmadığı, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclis üyesi dokunulmazlığının göz önünde bulundurularak yazılı savunma yaptığının belirtildiği iddianamede, “6718 Sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik bir anayasa hükmü olup, kanun ve uluslararası sözleşmeler arasında çatışma bulunması halinde uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanması doğal olmakla birlikte anayasa hükümleriyle çatışma halinde uygulama üstünlüğüne sahip anayasa hükümleri geçerli olacaktır. Bu nedenle Kürkcü’nün ayrıca dokunulmazlığı bulunduğu savunması yerinde görülmemiştir. Hukuksal niteliği çizilen eylemi işlediği değerlendirilen Kürkcü’nün yargılamasının yapılarak, sevk maddeleri doğrultusunda cezalandırılması kamu adına talep olunur.” ifadeleri yer aldı.

HAKKINDA İSTANBUL’DA DA DAVA AÇILMIŞTI

Kürkcü hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Şişli’de 6 Eylül 2014’te 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasının meydana geldiği şantiyenin önündeki protesto gösterisinde “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etme” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarını işlediği iddiasıyla 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle bir dava daha açılmıştı.

cbgAds.AdsInline(1891);

Ağrı Valisi Musa Işın: Leyla Zana bana ‘PKK’yı 20 devlet kullanıyor’ dedi

İçişleri Bakanlığınca Ağrı Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilen Ağrı Valisi Musa Işın, HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana’nın seçimlerden sonra kendisini ziyaret ettiğini ve terör örgütü PKK’yı 20 devletin kullandığını söylediğini belirtti.

“Helise Günü Etkinlikleri” kapsamında Leylek Pınar Mahallesi’ndeki taziye evinde mahalle sakinleri ile bir araya gelen Işın, 1,5 yıldır il terör hadisesi yaşanmadığını söyledi.

Terör belasının tamamen bitmediğini, uyanık olunması gerektiğini belirten Vali Işın, şöyle konuştu:

“TERÖRİST KALMAYACAK, ÇOK AZALDILAR”
“Bu sene bütün Türkiye’de, dağlarda filan terörist kalmayacak. Bitirme noktasına getireceğiz. Çok azaldılar, gerilediler. İnşallah bu süreç hızlanarak devam edecek. Bu mübarek topraklarda bu terör odakları inşallah bir daha neşvünema ( bulamayacaktır. Tarihin çöplük sepetine bu terör örgütü, uzantıları ve kullananları buraları terk edip gideceklerdir. Bunlar bizden değildir. Bunlar kökü dışarıda, Batı’nın kullandığı taşeron örgütlerdir. PKK da, FETÖ de, İŞID ve Boko Haram da öyledir. Bütün Müslüman topraklarda her ülke başına bir veya birden fazla terör örgütü musallat ederek çökertilmek isteniyor.”

Musa Işın

“PKK MAYIS 2013’TE GİDECEKTİ”
Terör örgütünün Çözüm Süreci’ni amacının dışında kullandığına işaret eden Vali Işın, “PKK terör örgütü Mayıs 2013 itibarıyla bu toprakları terk edip gidecekti. Çözüm Süreci’nin esprisi ana maddesi buydu. Ama bunlar tersini yaptılar. Silahlarını alıp dağdan şehre indiler.” dedi.

Leyla Zana’nın kendisini ziyaretindeki konuşmayı anlatan Işın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Leyla Zana Ağrı Milletvekili seçildikten sonra diğer 3 milletvekiliyle birlikte ziyarete geldi. Ziyaretten 2-3 gün öncede Doğubayazıt’ta tırlar ve kamyonlar yakılmıştı. Ben de Sayın Vekil, Kürtler size 80 milletvekili verdi dedim. Bu, ‘Biz kan akmasını istemiyoruz. Ülkemizde bölgemizde şiddet istemiyoruz. Biz insanlarımızın öldürülmesini araçlarımızın yakılmasını istemiyoruz’ demektir. 80 milletvekili gidin PKK’ya ‘Biz şiddet istemiyoruz, biz siyaset yapmak istiyoruz.’ deyin. Bakın Doğubayazıt’ta araçlar yakıldı. İnsanlar öldürülüyor. Devlet buna göz yumamaz. Siz bu insanlardan oy aldınız. Leyla Zana da bana dedi ki ‘PKK’yı 20 devlet kullanıyor.’ İşte biz de bunu söylüyoruz. PKK bu bölgenin insanı değildir. Taşeron örgütlerin içimize koyduğu bir fitnedir.”

BELEDİYENİN ÇALIŞMALARINI ANLATTI
Belediyedeki çalışmalara da değinen Işın, geçmişle kıyaslanmayacak kadar güzel hizmetler yapacaklarını vurguladı.

Işın, 92 aracın günde bin 100 kamyon çöp ve kar taşıdığını belirterek, “Erzurum’da Ağrı’nın dör katı kar yağıyor, bir şey yok. Ama 120 bin nüfusumuz var, kar yağıyor yerde kalıyor. Sanki bela musibet çökmüş. Sokaklarımız, caddeler kapalı. Biz günde 100 bin TL mazot parası harcayarak temizliyoruz.” diye konuştu.

cbgAds.AdsInline(1891);

Yargıtay’dan Figen Yüksekdağ hakkında karar

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’li Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliğini düşürdü. 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu’ndan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısıvekili imzasıyla HDP’ye yapılan tebligatta, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliği ve görev kaydına ilişkin bilgilerin Yargıtay’ın sicil kayıtlarından düşürüldüğü bildirildi. 

MİLLETVEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLMÜŞTÜ

HDP Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Figen Yüksekdağ’ın, hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılmasına ilişkin 27 Kasım 2013 tarihli kararın Yargıtay tarafından 22 Eylül 2016’da onanmasının ardından milletvekilliği düşürülmüştü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kesinleşen hapis cezası nedeniyle Yüksekdağ’ın siyasi parti üyeliğini de düşürdü.

Siyasi Partiler Kanunu’nun, terör eyleminden mahkum olanların siyasi partilere üye olamayacaklarına ilişkin hükmü gereği, Yüksekdağ’ın üyeliğinin düşürüldüğü, kararın geçen hafta kendisine tebliğ edildiği öğrenildi. Bu durumda Figen Yüksekdağ, HDP Eş Genel Başkanlığı görevini de yürütemeyecek.

Yüksekdağ, terör örgütünün propagandasını yaptığı gerekçesiyle cezaya çarptırılması nedeniyle Kandıra F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunuyor.

AHMET YILDIRIM: KONGREYE GİTMEYECEĞİZ

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliğinin düşürülmesine ilişkin, “Biz, bu kararı esas alıp herhangi bir kongreye gitmeyeceğiz.” dedi.

Yıldırım, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkında kesinleşen hapis cezası nedeniyle Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliğinin düşürülmesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ahmet Yıldırım, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak” iddiası ile Adana’da hazırlanan iddianamede Yüksekdağ’ın konuşmalarının değil çevresinde atılan sloganların esas alındığını ve buna göre bir karar vererek milletvekilliğinin düşmesine yol açan silsilenin başladığını savundu.

“Bunu yapan Gülenist bir savcıydı ve ihraç edilmesinin ardından, şu anda cezaevindedir. Bu kararı veren 3 mahkeme üyesinin tamamı ihraç edildi ve bazıları cezaevindedir.” diyen Yıldırım, ilk düğme yanlış iliklenince oradan günümüze kadar gelen her şeyin yanlış işletildiğini ve baştan sona hukuk garabeti ile karşı karışıya bulunulduğunu kaydetti.

Ahmet Yıldırım, Yüksekdağ’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin yazının normalde Adalet Bakanlığı aracılığı ile gönderilmesi gerektiğini ancak oradan gelen bir yazı olmadığını, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli imzasıyla gelen yazının ise gelen evrak içerisinde kaydının bulunmadığını iddia etti.

Alınan kararın kendileri için hukuki bir karar değil, bir “kağıt parçası” niteliği taşıdığını ve bunu meşru görmek gibi bir durumunun söz konusu olmadığını anlatan Yıldırım, üyeliğin düşürülmesi için bir kişinin siyasi yasaklı olması gerektiğini fakat Yüksekdağ hakkında herhangi bir siyasi yasak bulunmadığını öne sürdü.

Kongreye gidip gitmeyeceklerine ilişkin soru üzerine de Yıldırım, “Biz bu kararı esas alıp, herhangi bir kongreye gitmeyeceğiz. İtirazlarımızı ederek, buna karşı ve arkadaşlarımızın serbest bırakılması için mücadele edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

cbgAds.AdsInline(1891);