Kemal Kılıçdaroğlu: Darbeyi araştırma değil, darbeyi kapatma komisyonu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, AK Parti Genel Başkanı olarak, Meclis’te parti grubuna seslenmesini eleştiren Kılıçdaroğlu “Bugün ilk kez TBMM çift başlılığı yaşadı” dedi. SMA hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Eymen bebeği hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Eğer bir çocuk bir ilaç bulamadı diye, devletin gözleri önünde ölüyorsa, o devletin yönetenleri arabalarını uçakla gönderiyorsa o devlet devlet olmaktan çıkmıştır” diye konuştu. 

Darbeyi Araştırma Komisyonu’nun raporunu değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Darbeyi araştırma değil, darbeyi kapatma komisyonu” dedi. 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları;

“Referandum sürecindeki uyarılar bugün bire bir yaşanıyor. Bugün ilk kez TBMM çift başlılığı yaşadı.”

BEŞİKTAŞ’IN ŞAMPİYONLUĞU

“Beşiktaş’ın şampiyonluğu hepimizi gururlandırdı. Beşiktaş’la ayrılmaz bir ikili olan Çarşı’ya buradan selamlarımı söylüyorum.”

ŞİŞECAM İŞÇİLERİNİN GREVİ

“Hak arama kanallarını kapatırsanız insanları sokağa düşürürsünüz. Bakanlar Kurulu ‘siz grev yapamazsınız’ dedi. Şişecam işçilerinin grevi ne zamandan beri ulusal güvenlik sorunu oldu. Yeniden yasal süreç başlıyor, yeniden hak aranacak. Bu iktidardaki partinin işçinin haklarını kullanmasına engel olmak için her türlü çabayı gösterdiğini gösteriyor. Biz haklarını araya her işçinin her sendikanın yanındayız.” 

Anayasa Mahkemesi CHP’nin başvurusunu reddetti

Anayasa Mahkemesi, CHP’li bazı milletvekillerinin 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun’un bazı maddelerinin iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemiyle yaptığı başvuruyu reddetti.

Resmi Gazete’de yayımlanan Yüksek Mahkeme kararında, CHP milletvekilleri Engin Altay, Levent Gök ve Özgür Özel ile 122 milletvekili tarafından 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun’la ilgili başvuruda bulunulduğu hatırlatıldı.

Başvuruda, söz konusu kanunun 3. maddesinin 1 numaralı fıkrasında geçen “Komisyon, İçişleri Bakanlığı bünyesinde sürekli kurul olarak görev yapar.” cümlesi ile “Komisyon; Müsteşarın başkanlığında, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı, Kurul Başkanı, Bakanlık I. Hukuk Müşaviri, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, üniversitelerin ceza ve ceza usul hukuku ana bilim dallarında görevli öğretim üyeleri arasından Bakanın teklif edeceği üç aday ile baro başkanı seçilme yeterliğine sahip serbest avukatlar arasından Adalet Bakanının teklif edeceği üç aday arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek birer üyeden oluşur.” şeklindeki 2 numaralı fıkrası ve “Komisyonun faaliyetleri ve diğer ihtiyaçları ile yolluk giderleri için, her yıl İçişleri Bakanlığı bütçesine gerekli ödenek konulur.” şeklindeki 5. maddesinin 10 numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptallerinin ve yürürlüklerinin durdurulmasının talep edildiği kaydedildi.

CHP, AK Parti kongresi için Yargıtay’a itirazda bulunacak

CHP’li Özgür Özel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

DHA’nın haberine göre; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen ve açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya yönelik sözlerini eleştiren CHP’li Özel, şöyle konuştu:

“Savcıya mahkemeye gerek olmadan hükmü vermiş cezayı kesiyor sadece ekmeklerini işleri iade isteyen Nuriye ve Semih için terörist diyor bir daha ileriye gidiyor evlerinde yemek yiyorlardı, açlık grevi yapmıyorlardı diyor. 96’da aynı örümcek kafa aklı Şevket Kazan sözleriyle gündemi enfekte ediyordu, ‘kantinden yemek stoklamışlar numara yapıyorlar’ 20 gün sonra 12 tutuklu açlıktan öldü. 2000’de Tantan bunu söylüyor, hayata dönüş operasyonu yapıyor, 120 kişi hayatını kaybediyor. Süleyman Soyluya şunu diyoruz; genelkurmay başkanını terörist ilan etmiştiniz, idam cezası kalkmasaydı arkadaşlarımızı asmıştınız ama üç sene sonra kumpas varmış dediniz. Gelinen noktada kişiler suçları ispatlanana kadar suçsuz sayılır bunlar terörist ise Semih geçen sene öğrencileriyle fotoğraf çektirmiş, niye oturuyor, haksız KHK ile atılıp buna sessiz kalmayıp Türkiye’nin dünyanın ilgisi buraya dönünce mi terörist oldu böyle iftira olur mu? İçişleri Bakanı yalanını örtmek saraya yaranmak için akıl almaz şeyler söylüyor dürüst değiller, bu kadar yüzsüzlük bu kadar utanmazlık olmaz. Soylu, delikanlılık delikanlılık diyor ya çıkıp söylesene ben, infaz yasanın kişiler kendilerine verilen emeği yemezse önce doktorla uyarırız eğer yemezse zorla yediririz. Açlık greviyle baş edemedim zorla besleyeceğim de, çıkıp bunu söyle. Bir hekimi götürüp zorla besleme olayını girip sonra düzeysiz bir şekilde karşısındakini aşağılayacak şekilde aslında açlık grevi olmadığını söylemek doğru bir şey değil. Şevket Kazan-Saadettin Tantan’ın utanç müzesinde Süleyman Soylu büstünü garanti etti”

RTÜK’te Mevhibe İnönü’ye hakaret tartışması

Akit TV’de yayınlanan “Gün Başlıyor” programının sunucusu, İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü hakkında “Bak bu Venizelos, tanıştırayım, denize döktüğünüz. Yanındaki de sizin lideriniz, bak burada sırıtıyor. İnönü bak, görüyor musunuz? Bak tipe bak, yanındaki de karısı. Siz ancak karılarınızı kollarına verirsiniz” ifadesini kullandı.

YAPTIRIM UYGULANMASI İSTENDİ

Gazete Habertürk’ten Aykut Yılmaz’ın haberine göre; CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok’un şikâyeti üzerine, program RTÜK’ün haftalık toplantısında gündeme geldi. CHP kontenjanından seçilen üyeler Süleyman Demirkan ve İsmet Demirdöğen, MHP kontenjanından seçilen Esat Çıplak ve HDP kontenjanından seçilen Ersin Öngel, programda İsmet İnönü ve eşine hakaret edildiği gerekçesiyle yaptırım uygulanmasını istedi. İki AKP ve MHP kontenjanından seçilen bir üyenin katılmadığı, AKP kontenjanından Taha Yücel, Hamit Ersoy ve Nurullah Öztürk’ün yer aldığı toplantıda kanala ceza verilmesini isteyen üyeler, diğer üyelere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın, Atatürk’e hakaret edenlere yönelik uyarılarını hatırlattı. Bazı üyelerin toplantı salonunu terk etmesi üzerine en az 5 kişinin aynı yönde oy kullanması gereken karar yeter sayısına ulaşılamadı. Programla ilgili karar bir sonraki toplantıya kaldı. RTÜK uzmanları tarafından hazırlanan raporda ise “ihlal olmadığı” belirtilerek, ailenin cevap ve düzeltme hakkını kullanması istendi.

SON DAKİKA – CHP Bolu İl Başkanlığı’na kayyum atandı

Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, CHP Bolu İl Yönetimine 3 kişilik kayyum atanmasını kararlaştırdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, kayyum atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada “Mahkeme kararında hem tedbirin olmaması hem de istinaf yolunun açık olması nedeniyle CHP Bolu İl Yönetimine bir kayyumun atanması mümkün değildir.” dedi.

Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davanın yedinci duruşmasına, davacı Mehmet İlker Karaoğulları ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti, olağanüstü kongre çağrısı yapmak üzere 3 üyenin görevlendirilmesi talebini kabul ederek, CHP İl Yönetimine İsmail Uludağ, Cemal Bakan ve Selma İşbilir’den oluşan 3 kişilik çağrı heyeti atanmasına karar verdi. Burhan Yıldırım ise çağrı yedek üyesi olarak belirlendi.

” FETÖ ŞÜPHELİLERİ CHP’NİN BOLU ÖRGÜTÜNE SIZMIŞ”

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, düzenlediği basın toplantısında, dün itibarıyla 2 CHP Bolu il yöneticisinin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında adliyeye çıkartıldığını ve biri tutuklanırken diğerinin adli kontrolle serbest bırakıldığını anımsattı.

Bu olayın kendisini son derece rahatsız ettiğini söyleyen Özcan, “Ben bugün çıkıp normal şartlarda CHP Bolu Yönetimi üzerindeki bu şaibenin bir an önce kalkmasını, bu nedenle de il yönetiminin topyekun istifasını isteyecektim ancak daha önce açılmış bir dava vardı zaten il yönetiminin değişmesi, olağanüstü il kongresine gidilmesiyle ilgili o dava da bugün sonuçlandı. Mahkeme, Bolu il yönetim seçimlerinin yenilenmesi için bir kayyum tayin etti.” şeklinde konuştu.

CHP, Bakan Bozdağ hakkında gensoru önergesi verdi

DHA’nın haberine göre; CHP, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında TBMM Başkanlığı’na gensoru önergesi verdi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavı sonuçlarını ‘partizanlık’ yaparak etkilediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında Meclis Başkanlığına gensoru önergesi verdi.

“DANIŞTAY BAŞKANININ DERHAL İSTİFA ETMESİ GEREKİR”

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Danıştay’ın kuruluş yıl dönümünde Danıştay Başkanı’nın yaptığı konuşmayı eleştirdi. Levent Gök Danıştay Başkanı’nı istifaya çağırarak şunları söyledi:

“Bir Danıştay Başkanı’nın saray adına karar verme mertebesine ulaşmasını büyük üzüntüyle izledik. Danıştay Başkanı bir kere cumhurbaşkanı karşısında cübbesini iliklemeye çalışırken beyhude bir çabanın içindeydi. Yargıçların cübbeleri hiçbir zaman düğmeli olmaz, iliklenmez. Herkes onlara saygı gösterir. Bu Türkiye’de yargının ne denli taraflı ve bağımlı hale geldiğini ortaya koymuştur. Geleceğe dair kariyer planlaması içindedir anlaşılan o ki. Bu Danıştay Başkanı ya okuduğunu bilmemek ya da anlamamaktadır. İnsanın bulunduğu makamın saygınlığını koruyacak kadar cesareti yok mudur? Danıştay başkanı dün suç işlemiştir. Danıştay Başkanı dün ki açıklamada ‘KHK ve OHAL ile kişilerin hak ve özgürlüklerine amaç dışı bir sınırlama getirilmemiştir’ diyerek hüküm vermiştir. Danıştay Başkanı bütün Danıştay üyelerinin şaibe altında kalacak söz söylemiştir. Tüm üyeler bu sözün hesabını Danıştay Başkanı’na sormalıdır. Böyle bir başkanın olduğu yerde Danıştay üyelerinin söyleyeceği tek söz yok mudur? Dehşet verici bir durumdur. İhsas-ı rey de bulunmak suretiyle Danıştay Başkanı yani kendi görüşünü başkan sıfatıyla üyelere empoze etmek suretiyle suç işlemiştir. Derhal istifa etmesi gerekir. Bu yükü Danıştay, Türk yargısı, Türkiye taşıyamaz.”

Selin Sayek Böke CHP’deki görevinden istifa etti – Selin Sayek Böke kimdir?

CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke, Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.

CHP İzmir Milletvekilli Böke, yazılı bir açıklama yaparak, partideki görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Anayasa değişikliği referandumunun yapıldığı 16 Nisan gecesinden başlayarak, gereken siyasi kararlılık ve netlikle atılması gereken adımların atılmadığını belirten Böke, şunları kaydetti:

“16 Nisan’da Türkiye’de seçmenlerin en az yüzde 50’si tek adam rejimine karşı çıkmış ancak gayrı-hukuki yollarla bu irade gasp edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşen görev, gayrimeşru olanı meşrulaştırmamak ve ortaya konan bu demokrasi iradesini Türkiye gerçeğine dönüştürmek için halkla birlikte siyasi mücadele vermektir. Referandumun gayrimeşru sonucunu kabullenerek hedefler ve politikalar oluşturmak, demokrasiye ve her şeyden önce demokrasi iradesini ortaya koymuş milyonlara haksızlıktır. Demokrasinin yaşatılabilmesi için Mecliste verilen mücadelenin rejim değişikliğinin yeni koşullarına göre yeniden tarif edilmesinin yanı sıra, Meclis dışında meşru demokratik anayasal hakların kullanımını savunmak, desteklemek ve bu hakların kullanımına ortak olmak CHP’nin görevinin bir parçası olmalıdır. Bu görevin gerekleri partinin karar organlarında ısrarla dile getirilmiş olmasına rağmen, atılması gereken adımlar 16 Nisan gecesinden başlayarak gereken siyasi kararlılık ve netlikle atılmamıştır”

“MEVCUT YÖNETİM ANLAYIŞININ PARÇASI OLMAYI UYGUN BULMUYORUM”

Gelinen noktada mevcut yönetim anlayışının parçası olmayı uygun bulmadığını vurgulayan CHP’li Böke, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Öte yandan, ‘Hayır’ iradesini temsil eden en güçlü siyasi aktör olması gereken CHP’ye hakim olan yönetim anlayışı, demokrasi paydası etrafında birleşen milyonların sesini güçlendirmek yerine, parti içi demokrasiyi ve kurumsal yapıyı tartıştıran tutumlar sergilemiştir.  Sosyal demokrat bir partide, parti yönetimlerinin görevi parti kurullarına siyasi ve disiplin kararlarını dayatmak değil, partideki farklı fikirleri sağlıklı bir biçimde karar süreçlerine dahil etmek ve parti kurullarını etkin çalıştırmaktır. Katılımcı demokrasiye, sosyal demokrasinin evrensel prensiplerine inanan ve Türkiye’nin özgürlükçü demokrasiye kavuşmasının yolunun bu değerlerden geçtiğini düşünen bir siyasetçi olarak, gelinen noktada mevcut yönetim anlayışının parçası olmayı uygun bulmuyorum. Bu sebeple CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Sözcülüğü görevlerimden istifa ediyorum.

Bundan sonra da, dün olduğu gibi, CHP ailesinin bir parçası olarak ve bu aileyle  birlikte, Türkiye’de demokrasi, özgürlük ve eşitlik için mücadele vermeye devam edeceğim. Hayal ettiğimiz Türkiye’yi var etme mücadelesine ortak olacağım. Birbirini ezen değil birlikte çoğalan bir CHP siyasetinin, ayrışan değil bütünleşen bir Türkiye’nin de temeli olacağına inancımla seçilerek gelmiş olduğum Parti Meclisi Üyeliği ve Milletvekilliği görevlerimi layıkıyla yerine getirmeye devam edeceğim. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Deniz Baykal cumhurbaşkanı adayını tarif etti

DHA’nın haberine göre, Deniz Baykal, memleketi Antalya’da Kumluca ve Finike ilçelerinde ziyaretlerde bulundu. Kumluca’da CHP’nin ilçe başkanlığı önünde açıklamalarda bulunan Baykal referandumda oluşan dayanışmayı sürdürmek gerektiğini belirterek, milletin partinin üstünde gösterdiği beraberliğe ihtiyacı olduğunu söyledi. Bunun bir defaya mahsus kalmaması gerektiğini dile getiren Baykal, “Bu birlikteliğin varlığı Türkiye’ye yön verir. Meydan boş değil, Türkiye kendi kaderine sahip çıkıyor” dedi.

“BAŞBAKAN DA SEÇİMİN TARTIŞMALI OLDUĞUNU BİLİYOR”
Referandumda tartışmalı bir karar çıktığını belirten Baykal, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mühürsüz oyları geçerli sayarak Türkiye tarihinde ilk kez resmi bir kararla mühürsüz oyları geçerli saydığını söyledi. Baykal, “OHAL’de seçim yapıldı. Başbakan seçimi OHAL’de yapmayız demişti. Yapabildi mi, hayır. Başbakan da biliyor ki bu seçim tartışmalı. Fransa’da OHAL’de seçim yapılamaz. Biz de o yasağı kanuna koymayı unutmuşlar diye seçim yapıldı. Seçim dediğin özgür bir ortamda yapılırsa bir anlamı var” dedi.

“OLMAMASI LAZIM”
Deniz Baykal, referandum sonucunun da yüzde 50- 50 olduğunu savunarak, “Meclis’te bile anayasayı yarı yarıya değiştiremiyoruz. Milletin yarısının kabulü yeter mi? Kabul var mı yok mu o da ayrı bir şey. Sayım iyi olmadı. Sayım öncesi yarış da iyi olmadı. 300 bin insan Güneydoğu’dan göçtü. Nerede oy kullandılar, mühim değil! Olur mu öyle bir şey böyle hassas bir seçimde. Bu tablo soru işaretleriyle doludur. Tartışmalı yüzde 51 küsurlu köklü bir anayasa değişikliği olabilir mi? Olmaması lazım” diye konuştu.

“ÖNCE NİKAH OLSUN SONRA DÜĞÜN YAPARSINIZ”
Referandumdan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partiye katılımı konusunda adeta bir düğün bayram yapıldığını dile getiren Deniz Baykal, “Önce doğru dürüst bir nikah olsun da sonra başımızla beraber. Nikah oldu mu, olmadı mı? Neyin düğününü yapıyoruz. Neyin şenliğini yapıyoruz? Aldım, götürüyoruma geliyor iş. Her aşamada bir sürü soru var. Bu iş karışık. En net olması gereken iş böyle karışıklık olur mu” dedi.

“BU SONUÇ MAÇIN İLK YARISI İÇİN”
Vatandaşın referandumda olgun bir tavır sergilediğini de vurgulayan Deniz Baykal, şöyle devam etti: “Eski anlayışta bir kazanda 40 yıl kaynatsan kaynamayacak olan insanlar, bu referandumda kendi tercihleriyle devletine, milletine sahip çıktı. Devlet büyükleri milletin arasına nifak sokmaya çalıştığı halde millet ‘ne yaptığımı biliyorum’ dedi. Muhteşem bir manzara çıktı, insanlara hedef göstermek lazım. Cumhurbaşkanı maç bitti, 1-0 falan diyor. Gol ofsayt, tartışmalı. O gol FIFA’ya kadar gidecek. Merkez Hakem Komitesi’ne de gidecek. Hakem hakkında kararlar alınacak. YSK mahkemeye düştü. İş öyle bitmedi. Henüz maç bitmedi, bu ilk devreydi. Saha karışmış, tribün karışmış, hakem hakkında sloganlar atılıyor. Sloganlar halinde iltifatlar yağıyor. Daha biten bir şey yok, henüz ilk yarı için de karar alınmadı.”

“ŞAİBESİZ GOL ATIN YETER”
Baykal, “Biz ikinci devre en güçlü ekiple çıkmak için teknik direktörlerimiz, yöneticilerimiz, taktikler veriyor. Hazırlık aşamasındayız. Başbakan Binali Yıldırım bu hazırlıkları görünce ‘Siz buna razı oldunuz’ diyor. Maç oynanacaksa ikinci yarı da oynarız tabi ki. İkinci yarıyı oynarız ama ilk yarı için itirazımız ortada. İlk yarıda atılan o gölün kararını yetkili merciler verir. O merciler kararını verene kadar ikinci yarıyı kazanmak için hazırlık yapmalıyız. İkinci devreyi alamazlarsa o tek adam düzenini kuramazlar. Önemli olan şaibesiz gol atmaları. İkinci devre her şeyi belirleyecek.” dedi.

AK PARTİ GENEL BAŞKANI’NIN TALİMATLARIYLA ASAYİŞ SAĞLANACAK
İtirazlara bel bağlayarak beklemenin doğru olmadığına kaydeden Deniz Baykal, “21 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı kongreyle AK Parti’nin Genel Başkanı olacak. Yani bu tarihten sonra AK Parti Genel Başkanı Milli Güvenlik Kurulu’na girecek. AK Parti Genel Başkanı, MİT ve Genelkurmay Başkanlarına talimat verecek. AK Parti Genel Başkanı’nın talimatlarıyla asayiş önlemleri alınacak. 2019’da yapılacak seçimlerde de tek adam adayı olarak karşımıza çıkacak” dedi.

“HALAY BİTTİ HARMANDALI OYNANIYOR ARTIK”
Birçok kişinin eski siyaset anlayışını sürdürebileceğini zannettiğini kaydeden Baykal, “Artık yeni dönem yeni siyaset yapılarak değerlendirilecek. Sen alışmışsın halay çekmeye, ama müzik değişti, zeybek müziği çalıyor artık, harmandalı oynanıyor artık. Biz hala halay çeker vaziyetteyiz. Halay bitti, yeni bir dönem var. Olay artık parti olayı değil” diye konuştu.

“BAYKAL’IN CUMHURBAŞKANI ADAYI”
Başkanlık seçimi konusunda da görüşlerini dile getiren Deniz Baykal, ABD’deki seçimleri örnek vererek iki kişinin yarıştığını söyledi. İlk adayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olacağını ileri süren Deniz Baykal, şunları kaydetti:

“Erdoğan’ın karşısına çıkarılacak aday, yüzde 50’nin arkasında duracak aday, ön seçimle belirlenmeli. ABD’de bu aday 1 yıllık süreçten sonra belirleniyor. Partilerin adaylarının kim olacağı toplum tarafından, parti tabanı tarafından belirleniyor. Tabandan reaksiyon alacaksın. Kendini çok büyük zanneden adamlar var, ‘ben kesin alırım’ diyor, ama iki ön seçimde hemen vazgeçiyor. Hatanın kolayca yapılabileceği bir süreçte kumanda, karargah olmamalı. O adayı millet çıkarmalıdır. Önümüzdeki dönemde Erdoğan’ın karşısına cumhurbaşkanı adayını halk zaman içinde talipleri deneyerek, görerek, fırsat vererek çıkarmalıdır. Milletin çıkarmadığı bir aday hüsran yaratacaktır. Millet adayını çıkarmalıdır.”

“ADAYIN SİYASETÇİ OLMASI LAZIM”
Aday konusunda öncelikle bu görevin ana muhalefet olarak CHP’ye düştüğünü vurgulayan Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

CHP ve HDP’den HSK kararı

CHP ve HDP, Hakimler Savcılar Kurulu ( HSK) üyelik seçimi için Anayasa ve Adalet Komisyonu’nda kurulan alt komisyona üye vermeyecek. 

CHP’nin anayasa komisyonu üyesi Bülent Tezcan, partinin alt komisyona üye vermeyeceğini belirterek şu açıklamalarda bulundu:

“Karma komisyon işi aday adaylarının içinden adayların tespit edilerek genel kurula gönderilmesidir. Ama belli noktalara işaret etmeyi zorunluluk veya görev olarak görüyoruz. Süreci daha başından itibaren sakat bir biçimde inşa etmeye dönük girişimler tıpkı mühürsüz seçimin yarattığı gayri meşru ortam gibi bundan sonraki süreçte yargıda da esaslı bir meşruiyet tartışmasını başlatacaktır. Biz bu meşruiyet sorununun bir parçası olmayacağız. Bu yapılanmalara katkı veren pozisyonda olmayacağız. Belki bu çalışmalarda aday seçim sürecinin belirlenmesine ilişkin bazı çalışmalar yapılacak. Sayın başkanın bizimle gayri resmi görüşmelerinde söylediği bir alt komisyonun ön çalışmaları yaparak komisyona getirilmesine ilişkin bir eğilim var. Şunu vurgulamayı zorunlu hissediyoruz. Mühürsüz seçimle oluşturulan gayri resmi bir yapı üzerinden gayri resmi bir yargı düzeni yaratma girişimlerine başlarken oluşturulacak bu komisyona katılarak herhangi bir katkı vereceğimizi düşünmüyoruz. Bu nedenle bu komisyona CHP olarak üye vermeyeceğiz. Yapının başından sakat kurulan bir süreçle başlarken aşağıda yanlış bir temele çakıl taşlarının nasıl dizileceğine ilişkin bizden alabileceğiniz bir katkı yoktur” 

Kemal Kılıçdaroğlu’na askeri karşılamada yeni gelişme

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik askeri karşılama için Milli Savunma Bakanlığı’nda Teftiş Kurulu Başkanı’nın görevlendirildiğini açıkladı.  

Bakan Işık, 24 TV canlı yayınında, Kılıçdaroğlu’nun karşılanmasına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

“GİT, BU KONUYU İNCELE…”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Bandırma’da askeri törenle karşılanmasıyla ilgili Milli Savunma Bakanlığı’nda, Teftiş Kurulu Başkanı’nın görevlendirildiğini açıklayan Bakan Işık şunları söyledi:

“Hava Kuvvetleri Komutanı, bu olayla ilgili kendi içinde bir inceleme yapmış; ama bana bağlı olduğu için benim de bir teftiş kurulum var. Ben de Teftiş Kurulu Başkanımızı bizzat görevlendirdim. ‘Git, bu konuyu incele ve gerektiğinde soruşturmayı yap ve bununla ilgili raporu bana getir’. Dün akşam Hava Kuvvetleri Komutanımızın ifadesi, kendi iç incelemesidir. Bağlayıcı değil; ama asıl nihai karar, bakanlığımızın Teftiş Kurulu’nun. O gelecek rapora göre, biz de işlem yapacağız.”

Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal:
Genelkurmay Başkanı’nın direktifiyle inceleme başladı. Tamamladım. Raporu sundum. İki kelime ile söyleyeyim; kasıt yok, kusur var
Ünal’ın açıklamaları

“ASIL BAĞLAYICI İNCELEMEYİ BAKANLIK TEFTİŞ KURULU BAŞKANI YAPACAK”

“Hava Kuvvetleri’nin kendi iç incelemesi açısından o değerlendirme belki makul olabilir; ama asıl bağlayıcı incelemeyi bakanlık Teftiş Kurulu Başkanı yapacak. Başkanımızın getireceği rapora göre, biz de değerlendirmemizi yapacağız. Hava Kuvvetleri’nin kendi iç incelemesi, bunun bağlayıcı bir yönü yok. Asıl bağlayıcı olan bakanlık Teftiş Kurulu. Şu anda verdiğim emir, inceleme ve gerektiğinde soruşturma emridir”  

Işık, Kanal 24’te katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

“Fırat Kalkanı Harekatı bitti. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Suriye’den tümüyle çekildi mi?” sorusuna Işık, “Hayır, şu anda Fırat Kalkanı Harekat bölgesinin güvenliği, asayişi ve oradaki hayatın normal seyrine dönmesiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Bu konuda TSK, gerekli desteği vermeye devam ediyor.” yanıtını verdi.

cbgAds.AdsInline(1751);