Türkiye’den BM’ye mektup: Esed rejimi cezalandırılsın

Türkiye, Suriye’nin İdlib kentindeki Han Şeyhun beldesinde Esed rejimi tarafından düzenlenen kimyasal silah saldırısına ilişkin olarak Birleşmiş Milletlere (BM) mektup gönderdi ve Esed rejiminin cezalandırılmasını istedi.

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu tarafından, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyinin nisan ayı Başkanı ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley’e gönderilen mektupta, Han Şeyhun’daki saldırının rejimin kimyasal silah kullanmaya devam ettiğini ve BMGK kararlarını ihlal ettiğini gösterdiği belirtildi.

Zehirli kimyasalları kullanmanın savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiği vurgulanan mektupta, bunun uluslararası hukukun ve Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin ihlali olduğu kaydedildi.

Esed rejiminin Doğu Guta başta olmak üzere, birçok kez kimyasal silah kullandığı belirtilen mektupta, son saldırıda rejimin Doğu Guta’daki gibi sarin gazı kullandığı ifade edildi.

“REJİMİN KÖTÜ SİCİLİ BELGELİDİR”

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ile BM’nin ortak soruşturma misyonunun (JIM) daha önceki raporlarında Esed rejiminin kimyasal silah kullandığı tespiti yaptığı hatırlatılan mektupta, “Dolayısıyla Suriye rejiminin, zehirli kimyasalları da kullanarak gaddarlık yapma konusunda sahip olduğu kötü sicili belgelenmiştir.” ifadesine yer verildi.

Rejimin 20 ve 30 Mart’ta da kimyasal silah kullandığı kaydedilen mektupta, sistematik şekilde bu silahları kullananların cezalandırılmadıkları müddetçe bu tür saldırıların azalmadan süreceği vurgulandı.

Mektupta şu ifadeler kullanıldı:

“Kimyasal silah kullanımının cezadan muaf olarak sürmesine daha fazla izin verilemez. Ellerinde Suriye halkının kanı olan rejim hesap vermeli. Rejimin suçları cezasız kalmamalı. Biz, BM Güvenlik Konseyi ve rejim üzerinde nüfuzu olanlar başta olmak üzere, ilgili taraflara ahlaki, insani ve yasal sorumluluklarını yerine getirerek bu gaddar saldırıların sona ermesini temin etmeleri çağrısı yapıyoruz.”

Bahçeli: Esed yönetimi layığını buldu!

MHP lideri Devlet Bahçeli, 16 Nisan referandum çalışmaları kapsamında Afyonkarahisar’da düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Bahçeli, ABD’nin Suriye’deki askeri üssü vurmasıyla ilgili “Masumlara alçakça saldıran Esed yönetimi layıkını bulmuş, cevabını almıştır. Üssün imha edilmesi olumlu ve yerindedir” dedi.

Kendisini dinleyen kalabalığa “Geleceğinize sahip çıkacak mısınız, geçmişi savunacak mısınız, yok oluşumuzu planlayan dış ve iç odakları şaşkına çevirecek mısınız?” diye soran Bahçeli, Kerkük’te yaşananları eleştirerek şu mesajları verdi:

“Kerkük’te asılan kirli bez parçası neyin nesidir! Kerkük’ün sinir uçları ile oynanıyor görüyoruz. Sıkılı yumruklarımızla izliyoruz”

“ERDOĞAN’IN AÇIKLAMASI MİLLİ YÜREKLERE SU SERPTİ”

Bayrağın indirilmeyeceği açıklamasıyla kaosa davetiye çıkarıldığını kaydeden Bahçeli, “Erdoğan milli bayrak dışında ikinci bir bayrak asılmasına kesin dille karşı çıkmıştır. Erdoğan’ın bu açıklaması milli yüreklere su serpmiş, kendisine teşekkür ediyorum. Başbakan’ın Türkmen şehri demesi anlamlıdır. Afyon neyse Kerkük odur. Türk milleti tek yürek Kerkük’teki gelişmeleri takip etmektedir. Bez paçavralarını asmakla referanduma gitmekle oyunlar bozulacaktır. Barzani dikkat etsin, aklına başına alsın, şayet Türk milletinin ayranı kabarırsa hayat ona zindan olacaktır” diye konuştu.

Fırat Kalkanı Harekatı’nın ilk etabının başarıyla tamamlandığını kaydeden Bahçeli, “Sınırlarımız güvenliğe alınmıştır, terör örgütleri geniş bir alandan atılmıştır” dedi.

“ESED, SURİYE’NİN GELECEĞİNDEN SÖKÜLÜP ATILMALI”

Bahçeli, Suriye rejiminin İdlib’deki kimyasal katliamına ilişkin olarak da şunları söyledi:

“Esed’e ait savaş uçakları İdlib’e kimyasal silahla saldırmıştır. Çok sayıda sivil katledilmiş, yüzlerce masum yaralanmıştır. İnsanlık dışı cinayeti lanetliyorum. İnsanlık ne yapmaktadır? Birleşmiş Milletler ne ile oyalanmaktadır? Referandumu bulandırmaya kalkan AB ne ile meşgul? Hani nerede insan hakları? Esed katil ve insanlık düşmanı, adi bir suçludur, inandırıcılığı kalmamıştır”

“ABD füzeleri ile Suriye vurulmuştur. Masumlara alçakça saldıran Esed yönetimi layığını bulmuş, cevabını almıştır. Üssün imha edilmesi olumlu ve yerindedir. Esed, Suriye’nin geleceğinden söküp atılmalıdır”

BM Güvenlik Konseyi toplantısı başladı

Reuters’ın haberine göre Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD’nin Suriye’deki Şayrat Hava Üssü’ne saldırısının ardından TSİ. 18:30’da toplandı.

Diplomatların verdiği bilgiye göre 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nin toplantısı basına açık olacak.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “Bakanlık, yakın zamanda konuya ilişkin açıklama yapacak” dedi.

İNGİLİZ VE RUS TEMSİLCİLER ARASINDA GERGİNLİK

İngiltere’nin BM Daimi Temsilcisi Matthew Rycroft ise Beşşar Esed’in İdlib’de “vahşetin tanımını” yeniden yapabileceğini gösterdiğini belirterek “İngiltere ABD’nin hava saldırısını destekliyor çünkü savaş suçlarının sonuçları olur.” ifadesini kullandı.

“Esed tüm zamanların en büyük savaş suçlusudur.” ifadesini kullanan Rycroft, ABD’nin hava saldırısının işlenen suçlarla orantılı olduğunu savundu. Esed rejimine destek veren Rusya’yı da eleştiren Rycroft, “Rusya belki savaş suçlusunu desteklemenin sonuçları hakkında ciddi bir ders aldı: aşağılanma.” diye konuştu.

Rusya’nın “Esed’in hayal edebileceği her şeyi” verdiğini anlatan Rycroft, Esed’in de bunun karşılığında daha fazla savaş suçu işlediğini dile getirdi. Rycroft, Rusya’yı “başarısız” olan stratejisinden vazgeçmeye de çağırarak Rusya’nın BMGK’daki her vetosunun Suriye halkının daha fazla acılar çekmesine neden olduğunu söyledi.

Fransa’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Francois Delattre ise “Esed’in bedeli ne olursa olsun kendisine karşı çıkanları yok etmeye çalıştığını söyledi. ABD’nin askeri müdahalesinin “meşru” olduğunu değerlendirmesinde bulunan Delattre, “Müdahale Esed’i caydırmak için gerekliydi.” dedi.

RUS TEMSİLCİ: “SİZİ BİR KEZ DAHA UYARIYORUM…”

Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Vladimir Safronkov, ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad konusunda saplantılı olduğunu iddia etti.

Safronkov,”Washington, Londra ve Paris, Suriye’nin meşru yönetimini devirmek konusunda paranoyakça bir fikre saplanmış durumda. Bu, İngiltere’nin BM Temsilcisi Sayın Raycroft’un şeytani ve diplomatik olmayan davranışı ve oturumda yaptığı konuşmadan da görülüyor. Sayın Raycroft, ülkeme yönelik kalitesiz, profesyonel olmayan söylemler ve suçlamalar yöneltmekten vazgeçin. Sizi bir kez daha uyarıyorum, Arap ülkeleriyle münakaşaya girmeye çalışmayın, bundan hayırlı bir şey çıkmaz.” şeklinde konuştu.

ABD’nin kimyasal silah saldırısı konusunda “masumiyet karinesini” gözardı ettiğini de kaydeden Safronkov, “Kendi yolunuza gittiğinizde bunun bölge halkı için korkunç sonuçları olabilir.” diye konuştu.  “ABD’nin gayrı meşru eylemini kınıyoruz.” diyen Safronkov, “Bu eylemin bölgesel ve uluslararası istikrara yönelik ciddi sonuçları olabilir.” ifadesini kullandı.

Safronkov ABD’nin saldırısının “terörizmi güçlendirdiğini” de savunarak “Tekrar tekrar söylüyorum: Suriye silahlı kuvvetleri ülkede terörizmle savaşan ana kuruluştur. Teröristlerle kim savaşacak? Bu yasa dışı silahlı gruplar mı?” diye sordu. Saldırının “teröristlere moral verdiğini” de söyleyen Safronkov, bunun Cenevre’deki diplomatik sürece de zarar verdiğini iddia etti.

Dışişleri Bakanlığı’ından BM raporuna yalanlama

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ” Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin’in, 10 Mart 2017 tarihinde, ağırlıklı olarak ülkemizin güneydoğusundaki terörle mücadele operasyonlarını konu alan yanlı, yanlış bilgilere dayanan, profesyonellikten uzak bir rapor yayımladığı görülmüştür. Türkiye, gerek 15 Temmuz terörist darbe girişimi sonrasında hayata geçirilen önlemler, gerek başlı başına ağır bir insan hakları ihlali olan terörizmle mücadele kapsamında alınan tedbirler konusunda şeffaflık içinde hareket etmekte, tüm uluslararası ortaklarıyla kesintisiz bilgi paylaşımını ve diyaloğunu sürdürmektedir” denildi.

Söz konusu raporun kötü niyetli çevrelerin iddialarına dayandırılmak suretiyle yayınlandığının belirtildiği açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Bu anlayış içerisinde, İHYK ofisi ve ilgili BM mekanizmalarıyla yürüttüğümüz yapıcı işbirliğine karşın, bu sözde rapor kötü niyetli çevrelerin iddialarına dayandırılmak suretiyle yayınlanmıştır. Raporda yer verilen terör örgütünün propagandasıyla birebir örtüşen asılsız iddialar tarafımızdan kabul edilmemektedir. Söz konusu raporun, ilgili diğer BM mekanizmalarıyla dahi yeterli eşgüdüm sağlanmadan hazırlanması ve ülkemiz tarafından daha önce İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine ve diğer insan hakları mekanizmalarına iletilen kapsamlı bilgileri göz ardı etmesi ise bir metodoloji yanlışlığı olduğu kadar, BM Yüksek Temsilcilerinin çalışmalarında titizlikle gözetmesi gereken tarafsızlık ve nesnellik kriterlerinin de açık bir ihlalidir. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin, Sivil toplum kuruluşlarına ait çalışma metotlarıyla bir rapor istihsal etmesi, ilgili devletle ve BM’nin diğer birimleriyle gerekli eşgüdümü sağlamaması kabul edilemez bir durumdur. Bu çerçevede hazırlanmış bu raporun tarafımızdan reddedildiği İHYK ofisine resmi olarak iletilmiştir.”

Açıklamada, Türkiye’nin tamamı insan hakları mekanizmalarının ziyaretlerine açık olduğu dile getirilerek, “İHYK Zeyd’e, arzu ettiği takdirde güneydoğudaki illerimiz dahil olmak üzere ülkemize bir ziyaret gerçekleştirmesi yönünde Mart 2016 tarihinden bu yana müteaddit kereler davet iletilmiştir. İHYK Zeyd davetimize icabet ederek ülkemize gelmiş olsaydı, rapordaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bizzat gözlemleme imkanı bulabilecekti. Esasen ülkemizin tamamı insan hakları mekanizmalarının ziyaretlerine açıktır. Diğerlerinin yanı sıra, Kasım 2015’ten bu yana Türkiye’ye, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve AGİT dahil olmak üzere bu alanda çalışan uluslararası mekanizmalar tarafından, yerleşik usul ve uygulamalara uygun olacak şekilde, söz konusu bölgeyi de kapsayan gözlemlerde bulunulmak üzere en az altı ziyaret gerçekleştirilmiştir. Türkiye, birçok terör örgütünün tehdit ve saldırılarıyla karşı karşıya bulunulan mevcut dönemde, insan haklarının korunması ve mevcut standartların daha ileriye taşınması konusundaki politikalarını, bu gibi iyi niyetten uzak çalışmalara rağmen, her zamanki kararlılıkla sürdürecektir” ifadeleri kaydedildi.

cbgAds.AdsInline(1891);