AK Parti MYK açıklanıyor

AK Parti MYK yeni parti sözcüsü Mahir Ünal tarafından açıklandı. 

AK Parti MYK’da Şaban Dişli, Nükhet Hotar ve Yasin Aktay yeni MYK’da yer almazken, Hamza Dağ, Ravza Kavakçı Kan ve Mahir Ünal, MYK’daki yeni isimler oldu.

İşte yeni MYK;

AK Parti Genel Başkan Vekili: Binali Yıldırım

Siyasi ve Hukuki İşler Genel Başkan Yardımcısı: Hayati Yazıcı

Teşkilat Genel Başkan Yardımcısı: Mustafa Ataş

Seçim İşleri Genel Başkan Yardımcısı: Ahmet Sorgun

Tanıtım ve Medya Genel Başkan Yardımcısı: Mahir Ünal

Dış İlişkiler Genel Başkan Yardımcısı: Mehmet Mehdi Eker

Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcısı: Öznur Çalık

Yerel Yönetimler Genel Başkan Yardımcısı: Erol Kaya

Ekonomi İşleri Genel Başkan Yardımcısı: Cevdet Yılmaz

Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanlığı Genel Başkan Yardımcısı: Fatih Şahin

Mali ve İdari İşler Genel Başkan Yardımcısı: Vedat Demiröz

Ar-Ge Genel Başkan Yardımcısı: Hamza Dağ

İnsan Hakları Genel Başkan Yardımcısı: Ravza Kavakçı Kan

Çevre Şehir ve Kültür Genel Başkan Yardımcısı: Çiğdem Karaaslan

AK Parti Genel Sekreteri: Abdülhamit Gül

AK Parti Sözcüsü: Mahir Ünal

Mahir Ünal’ın açıklamaları;

Şimdi partim beni grup sözcülüğü ve medya tanıtım başkanlığı ile onurlandırdığı için partime, liderime müteşekkirim. 

Yarın grup toplantımızı sayın Cumhurbaşkanımız gerçekleştirecek. Kabine de cumhurbaşkanımızın ve başbakanımızın iradesinde. Yeni MYK’mız hayırlı uğurlu olsun. 

+7

CHP, AK Parti kongresi için Yargıtay’a itirazda bulunacak

CHP’li Özgür Özel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

DHA’nın haberine göre; İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen ve açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya yönelik sözlerini eleştiren CHP’li Özel, şöyle konuştu:

“Savcıya mahkemeye gerek olmadan hükmü vermiş cezayı kesiyor sadece ekmeklerini işleri iade isteyen Nuriye ve Semih için terörist diyor bir daha ileriye gidiyor evlerinde yemek yiyorlardı, açlık grevi yapmıyorlardı diyor. 96’da aynı örümcek kafa aklı Şevket Kazan sözleriyle gündemi enfekte ediyordu, ‘kantinden yemek stoklamışlar numara yapıyorlar’ 20 gün sonra 12 tutuklu açlıktan öldü. 2000’de Tantan bunu söylüyor, hayata dönüş operasyonu yapıyor, 120 kişi hayatını kaybediyor. Süleyman Soyluya şunu diyoruz; genelkurmay başkanını terörist ilan etmiştiniz, idam cezası kalkmasaydı arkadaşlarımızı asmıştınız ama üç sene sonra kumpas varmış dediniz. Gelinen noktada kişiler suçları ispatlanana kadar suçsuz sayılır bunlar terörist ise Semih geçen sene öğrencileriyle fotoğraf çektirmiş, niye oturuyor, haksız KHK ile atılıp buna sessiz kalmayıp Türkiye’nin dünyanın ilgisi buraya dönünce mi terörist oldu böyle iftira olur mu? İçişleri Bakanı yalanını örtmek saraya yaranmak için akıl almaz şeyler söylüyor dürüst değiller, bu kadar yüzsüzlük bu kadar utanmazlık olmaz. Soylu, delikanlılık delikanlılık diyor ya çıkıp söylesene ben, infaz yasanın kişiler kendilerine verilen emeği yemezse önce doktorla uyarırız eğer yemezse zorla yediririz. Açlık greviyle baş edemedim zorla besleyeceğim de, çıkıp bunu söyle. Bir hekimi götürüp zorla besleme olayını girip sonra düzeysiz bir şekilde karşısındakini aşağılayacak şekilde aslında açlık grevi olmadığını söylemek doğru bir şey değil. Şevket Kazan-Saadettin Tantan’ın utanç müzesinde Süleyman Soylu büstünü garanti etti”

Başbakan’dan Binali Yıldırım, Genel Başkan olarak son kez AK Parti Grubu’na konuştu

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Yıldırım, AK Parti 3. Olağanüstü Kongresi öncesi AK Parti Genel Başkanı olarak son kez parti grubuna hitap etti. ‘Atılım dönemi’nin şifrelerini veren Binali Yıldırım “Bu yeni atılım dönemi, demokrasi, değişim, gelişim üçgeninin kurulduğu yılların habercisidir” dedi. 

Türkiye-Almanya ilişkileri arasındaki sorunlara değinen Yıldırım, 15 Temmuz’da rolü olanlara sığınma hakkı verilmesini sert sözlerle eleştirerek “Almanya artık bir şeye karar vermek durumundadır. İlişkileri geliştirmek istiyorsa, o zaman yönünü bölücülere, FETÖ’cülere değil, Türkiye’ye dönmek zorundadır.”  diye konuştu. Başbakan FETÖ soruşturmaları kapsamında ihraçların incelenmesi için kurulan OHAL komisyonu için de, üyelerin belirlendiğini açıkladı. 

Yıldırım’ın açıklamasından satır başları;

ANNELER GÜNÜ

“Anne her şeydir. Annelerimiz olmasa bizler olmazdık. Annesizliğin kadrini iyi bilen biriyim, genç yaşta annemi kaybettim. İzmir’in Buca ve Konak semtinden Anneler Günü’nü geçirmek üzere güneye giden ve hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Bu hadise her yönü ile araştırılıyor, soruşturuluyor. Kazanın nedeni bütün yönleri ile ortaya çıkacaktır. Bundan sonra alınacak tedbirleri bu araştırma ile ortaya çıkaracağız. Yakın zamanda acılı ailelerimize ve kamuoyuna bu olayla ilgili ayrıntılı bilgi sunulacaktır.” 

Başbakan Yıldırım’a Moldova’da resmi tören

Başbakan Binali Yıldırım ve Moldova Başbakanı Pavel Filip ortak basın toplantısında konuştu.

Yıldırım’ın konuşmasından satır başları;

Anlaşmalarla ticarette, turizmde ilişkiler daha ileriye taşınacak. FETÖ konusunda sizin de gerekli hassasiyeti gösterdiğinizden memnun olduk. Serbest ticaret anlaşması biraz daha geliştirilebilir. Böylece hacmi genişletilebilir. 

Moldova’nın bağımsızlığını kazandığı ilk yıllarda ilk gelen yatırımcılar Türk yatırımcılardı. Onların yatırımlarını görmek bizi mutlu ediyor. Bu yatırımlar ikili ilişkileri de olumlu etkiliyor. Bundan sonra yatırımcılarımız üretim, altyapı, turizm alanlarında yeni yatırımlar yapmaya hazırlar. Bununla ilgili olarak biz onların beklediği düzenlemeleri yaparsak, bu yatırımlar artarak devam edecek. Moldova ile Türkiye’nin arası 1 saatlik mesafe. Ulaşım çok rahat. Karşılıklı vize uygulamıyoruz. O bakımdan da tüm şartlar müsait. Geri kalan, bizim yatırımcılara sağladığımız destek olacak. Özellikle finans sektöründen, bankacılık alanından talepler var. 

FETÖ ile mücadele ile ilgili gelen bir soru üzerine;

Pavel Filip: Moldova her zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenin saygılı olmuştur. Darbe girişimini Moldova hemen kınamıştır. Aynı şekilde terör saldırılarını da Moldova hemen kınamıştır. Bugünkü görüşmemizde Sayın Başbakan’la güvenlik konularını da ele aldık. Moldova, hali hazırda mevcut kanunlara uygun olarak hareket etmektedir. Ancak herhangi sıkıntılı bir konu olması durumunda, sizlerden bilgi almak istiyoruz. Konuyu kanun çerçevesinde ortak hareket edebiliriz. (FETÖ ile ilgili gelen bir soru üzerine)

FETÖ ile mücadele ve İBB Başkanı Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın tahliyesiyle ilgili gelen bir soru üzerine;

Binali Yıldırım: FETÖ konusunda yurtdışındaki muhattap ülkelerle irtibatlarımız sürüyor. Moldova Başbakanı ile de bu konuyu görüştük. Yakın çalışmaya ve bilgi alışverişine ihtiyaç var. Ben şuna eminim ki, Moldova dost bir ülke olarak Türkiye’ye zarar verecek hiçbir faaliyetin arkasında olmayacaktır. Türkiye’de FETÖ ile mücadele hukuk çerçevesinde devam ediyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra işi yargıya havale ettik. Yargı hangi yönde nasıl karar verirse öyle olacak. Tahliyeler ve gözaltılar oluyor. Biz suçluları adalete teslim ettikten sonra, yargının alanı başlıyor. İsimler üzerinden yorum yapmak yanlış olur. Önemli olan bu mağduriyeti yaşayan insanların yüreğini ferahlatacak kararın çıkmasıdır. 

AK Parti MKYK’da olağanüstü kongre ve Erdoğan’ın üyeliği kararı

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi. Genel Başkan ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında, parti genel merkezinde gerçekleştirilen toplantı, 1,5 saat sürdü.

KONGRE VE ERDOĞAN’IN PARTİ ÜYELİĞİ KARARI OY BİRLİĞİYLE ALINDI

Habertürk TV’den Aysun Torun’un aktardığına göre; MKYK’da, oy birliği ile 21 Mayıs için olağanüstü kongre kararı alındı. MKYK’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın parti üyeliği kararı da oy birliğiyle alındı.

AK Parti’den açıklama
AK Parti Sözcüsü Aktay, MKYK toplantısında, 21 Mayıs’ta AK Parti olağanüstü kongresinin düzenleneceğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu toplantıda yeniden genel başkan olacağını öngördüklerini açıkladı. Aktay, yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’ye üyeliğinin de gerçekleşeceğini söyledi.
Yasin Aktay’dan önemli açıklamalar

ÖNCESİNDE MYK TOPLANDI

MKYK toplantısı öncesinde, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Genel Başkan ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı.

Genel Başkan ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında, parti genel merkezinde gerçekleştirilen toplantı, 3 saat sürdü.

HAYATİ YAZICI: İKİ ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ VAR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti MYK ve MKYK toplantılarına ilişkin, “İki önemli gündem maddesi var. Yarın Kurucu Genel Başkanımız, liderimiz, Cumhurbaşkanımızın partimize üyelik törenini gerçekleştireceğiz. 21 Mayıs’ta da AK Parti 3. Olağanüstü Büyük Kongremizi yapmak suretiyle Kurucu Genel Başkanımız, liderimiz, partimizin genel başkanlık görevine dönmüş olacak. Bu iki konuyu nasıl icra edeceğimizi tüzüğümüz ve geleneklerimizi dikkate almak suretiyle konuşup müzakere edeceğiz.” demişti. 

Yazıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üyeliğiyle ilgili olarak herhangi bir seremoninin söz konusu olmadığı söyledi.

cbgAds.AdsInline(1751);

Mehmet Ali Şahin: Oy beklediğimiz partilerden yeterli ‘evet’ oyu gelmedi

TBMM eski Başkanı, AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, “Şu anda ‘evet’ oylarının tamamına yakınının 1 Kasım seçimlerinde AK Parti’ye oy vermiş olan seçmenlerimiz olduğunu düşünüyorum. Kendilerinden, tabanlarından oy beklediğimiz siyasi partilerden yeterli ‘evet’ oyunun gelmediğini görüyorum” dedi.

Şahin, seçim bölgesi Karabük’te ulusal bir tv kanalı programına telefonla bağlanarak Anayasa referandumunun resmi olmayan sonuçlarını değerlendirdi. Şahin, ‘evet’ oylarının tamamına yakınının 1 Kasım seçimlerinde AK Parti’ye oy veren seçmenler olduğunu düşündüğünü söyleyerek şöyle konuştu:

“Tamamının değil ama çok önemli bir bölümünün böyle olduğunu düşünüyorum. Seçim bölgem Karabük’teyim şu anda. Karabük’te 1 Kasım’da yüzde 60.5 oy almıştık. Şu anda da yüzde 60.8’iz . Yani Karabük’te 1 Kasım’da almış olduğumuz oy, halk oylamasında da ‘evet’ olarak sandığa yansımıştır. Kendilerinden, tabanlarından oy beklediğimiz siyasi partilerden yeterli ‘evet’ oyunun gelmediğini görüyorum. Ancak şunu da söylemem lazım. Haksızlık yapmış olurum. Özellikle MHP Karabük’te Belediye Başkanı, İl Başkanı ve teşkilat başkanları birlikte çalıştık. Halk oylamasında onlar ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Ancak tabanlarından gerekli desteğin bu halk oylamasında gelmediğini görüyorum. O da vatandaşlarımızın tercihidir. Suçlayacak falan değilim. Kimseyi suçlayamayız. Şu anda görünen bu anayasa değişikliğinin halkımız tarafından yüzde 51 civarında kabul edildiği. Ülkemiz için hayırlı sonuçlar vermesini diliyorum.”

cbgAds.AdsInline(1751);

Deniz Baykal, Erdoğan’ın o konuşmasını meydandakilere izletti

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’ndeki programının ardından geçtiği Kırklareli’de Gar Meydanı’nda halka seslendi.

Başkanlık sistemini eleştiren ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın bir televizyon kanalında yaptığı konuşmayı meydandakilere izleten Baykal, şöyle dedi:

“Örneğin yapmaya kalksan, 3 milyon Suriyelileri vatandaş yapmak istesen, maaşa bağlayacağım dese, bir süre önce bunu söyledi. Bunları vatandaşlığa alalım dedi, ben çıktım hatırlatırım. Dedim ki ‘biz yanımızdaki komşumuz felakete maruz kalırsa, mesela yangın çıkar, malı mülkü yanarsa elbette komşusu olarak onun bütün derdine sahip çıkarız. Yatağımızı, yemeğimiz paylaşırız. Onun çocuklarına sahip çıkarız ama bizde komşuda yangın var, o zaman evin tapusuna onu da ortak edelim diye bir anlayış yoktur ve gerekli değildir.”

“KAFASINDA BU VAR”

“O öyle konuşuldu orada kaldı. Şimdi ne olur bilmiyoruz, gene aynı şekilde bir süre önce çıktı dedi ki ‘Eyalet sistemi iyidir, bizim eskiden eyalet sistemimiz vardı, Osmanlı’da eyaletler vardı. Lazistan vardı, Kürdistan vardı. Bunlar düşünebilir’. Peki ne düşünüyorsun, bölünmeyi mi düşünüyorsun? Sonra seçimle mi olacak bunlar valiler’ diye sorulduğunda. ‘O 2023’ün işi’ dedi. Bunu bir süre söyledi. Arkadaşlar buna bu yetki verildi mi? Eskiden bu yetki TBMM’ydi. Şimdi gizlice kimseyi uyarmadan torba bir madde yapmışlar, içerisinde gördük ki bu maddede de eyalet kurma yetkisini Meclisin yanında cumhurbaşkanına veriyor kararname ile. Bunu söyledi, kafasında bu var.”

“PEKİ BU YETKİYİ NEDEN VERDİNİZ?”

“Bu anayasa değişikliği içine hükümet ortağı da ‘olmaz, olmamalıdır’ diyor güya. Anayasayı birlikte kotardığı parti de değil mi? Peki bu yetkiyi neden verdiniz. Şimdi o Meclis’e ait olmaktan çıktı, cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle de eyalet kurulabilir’ diye madde konuldu. Yani şimdi evet diyen herkes, Cumhurbaşkanın uygun gördüğü anda, isterse Türkiye’yi eyalet sistemine geçirme hakkına da ‘evet’ demiş oluyor.”

‘ALNINI KARIŞLARIM’

Deniz Baykal, başkanlık sistemine eleştirilerini sürdürerek, “Sabah Başbakan, öğleden sonra Cumhurbaşkanı, 24 kanal naklen yayın, miting, mitinge kimler gidiyor? Memurlar, devletin parasıyla yapılıyor. Devletin bütün teşkilatıyla, araçlarıyla yapılıyor. Bunları anlatıyor. Bir de orada çıkıp milletin yarısına küfür etmez mi? Yani diyor ki ‘bunlar PKK’lıdır, bunlar teröristtir’ demeye getiren ifadelerle masum vatandaşı hayır diyemez hale sokmaya çalışıyor. Bakın Kırklareli meydanında söylüyorum. Ben bütün Türkiye’yi il il, ilçe, ilçe geziyorum. Gittiğim her yerde ifade ediyorum, bu anayasaya hayır diyeceğim. Bütün vatandaşlarımı da bu anayasaya hayır demeye davet ediyorum. Değerli vatandaşlarım, hep beraber hayır diyeceğiz. Ben hayır diyeceğim ama ‘sen teröristsin’ demeye kalkanında alnını karışlarım” diye konuştu.

‘SÖKE SÖKE HAKKIMIZI ALIRIZ’

Yeni anayasanın Türkiye’yi dünya liginden çıkaracağını söyleyen Baykal, “Anayasa Türkiye’yi dünya liginde yeri olmaktan çıkaracak, mahalli ligde oynayan, Ortadoğu liginde oynayan, öyle ligler var. Ortadoğu, Uzakdoğu, Latin Amerika, Afrika ligi var. Onlarda oynayan gibi, Ortadoğu liginde oynayan bir ülke gibi yapacaklar. Bizim yerimiz dünya ligi, süper lig. Şimdi süper ligden ayrılma kararı almış, onunla bununla kavga ederek bunu kimseye izah edemezsin. Biz hakkını, hukukunu bilen bir milletiz. Yerimizi bilen bir milletiz. Kimliğimizi biliyoruz, söke söke hakkımızı alırız. Bizim hakkımız dünya dünyanın içinde yer almaktandır. Ortadoğu’nun içinde kavrulmak gitmek, yuvarlanıp gitmek değil. Biz bir dünya ülkesiyiz” diye konuştu.

‘EVET ÇIKARSA ORTALIK ALLAK BULLAK OLUR’

Referandumdan ‘evet’ çıkması halinde Türkiye’nin allak bullak olacağını kaydeden Baykal, “Kargaşa çıkar ama vur-kır anlamında söylemiyorum. Kutuplaşma olacak elbette, çatışma, sıkıntı, bakın şimdiden kötü kötü haberler geliyor. 7 bin 200 tane mevzuat değişikliği gelecek. Kanun, tüzük, yönetmelik, pek çok şey değişecek. Değişen her bir düzenleme sizin hayatınızı da allak, bullak edebilecek. Nereden, ne geleceğini bilemezsiniz. Oradan bir darbe, buradan bir tokat, her şey gelebilir. Memursun alıverir, işçisin kıdem tazminatın kalkıverir. Kamulaşma söz konusu olunca mevzuatı yeniden değiştiriyor. Yetki onda. İstediği gibi böyle oluyor diyebilir. Mahkemesi yok, önceden bilgilendirme yok, tartışma, itiraz, temyizi yok. Olur mu böyle? Türkiye buna layık mı? Bu olmaz, ortalık allak-bullak olur eğer ‘evet’ çıkarsa. Ekonomi, sermaye her şeyin tadı kaçar. Bak turist gelmiyor” dedi.

‘DEVLETLE OYNUYORSUNUZ, YANLIŞ YAPIYORSUNUZ’

AK Partililere ‘devletle oynamayın’ diye seslenen Deniz Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu toprağın bir çocuğu olarak söylüyorum. 40 yıldır iktidarını, muhalefetini görmüşüm. Siyasetini biliyorum artık ben günlük siyaseti aştığımı düşünüyorum. Umurumda değil, belediye başkanı senin partinden olmuş, milletvekili benim partimden. Önemli değil, Türkiye güçlü olsun, Türkiye saygıdeğer olsun, büyük olsun, huzur içerisinde barış içerisinde yaşasın, benim derdim bu. Şimdi bunun tehlikeye gireceğini görüyorum. Atatürk’ün mirası buydu bunu koruyalım, ayıptır, kaptırmayın. Günlük siyaset yapılıyordu, o benim işim olmaktan çıktı. Bende kendi memleketimde görevimi yapıyordum. Ama şimdi artık parti işi bitti. Bana parti görev verdiği için burada değilim, benim partimin bile haberi yok buradan. Ben arkadaşlarıma geleceğim dedim, onlar çağırdılar bende koştum geldim. Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlara söylüyorum, yapmayın ne olur? Seçimlerde belediye alın, milletvekili alın, hükümeti, Cumhurbaşkanlığını alın. Ama devletle oynamayın, ne olur oynamayın. Devletle oynuyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz.”

cbgAds.AdsInline(1891);

Reşat Petek’ten Kılıçdaroğlu’nun iddialarına yanıt

TBMM FETÖ’nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yaptığı “kontrollü darbe” değerlendirmesini eleştirerek, “(Kontrollü darbe) şeklinde sanki üstü örtbas ediliyor gibi bir algı oluşturma, Bir cehaletin ve gafletin ürünü değilse şehitlerimize, gazilerimize ve bu aziz millete yapılan bir ihanettir.” dedi.

Petek, Burdur’da gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe girişimini “kontrollü darbe” olarak nitelendirdiğini ve komisyonu da darbenin üstünü örtmek, taslak raporu CHP’li komisyon üyelerine vermemekle suçladığını anımsattı.

Meclis araştırmalarının öncelikli fonksiyonunun yürütme erkinin faaliyetlerini denetlemek ve TBMM’nin yasa ile düzenleme yapabileceği alanlarda araştırma ve incelemeler yapmak olduğunu belirten Petek, Meclis araştırma komisyonlarının ayrıca araştırma sahası ile ilgili olarak kamuoyunu da aydınlattığını bildirdi.

Komisyonun görev ve yetkilerinin anayasa ve TBMM iç tüzüğü ile belirlenmiş olduğuna değinen Petek, yargının görev alanına müdahale edilemeyeceğinin, geçmiş araştırma komisyonlarında CHP’li üyeler tarafından da dile getirildiğini hatırlattı.

Kılıçdaroğlu’nun komisyona yönelik eleştirilerine de yanıt veren Petek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“CHP’nin diğer komisyonlardaki bu görüşlerine rağmen Kılıçdaroğlu,15 Temmuz’u araştırmakla görevli komisyonumuza ‘Neden siyasi suçluları bulmadınız, neden ByLock listelerini getirtmediniz, ByLock kullananları neden açıklamadınız?’ şeklinde tamamen yargının görev alanına giren birtakım sorular yöneltmekte, ‘Bunları yapmadı’ diye komisyonumuzu darbe girişiminin üstünü örtmekle suçlamaktadır. Bu bir defa CHP için kendi içerisinde çelişkili bir durumdur. Anayasa ve TBMM iç tüzük hükümlerine de tamamen aykırı bir taleptir.”

“ÇALIŞMALARIMIZI ŞEFFAF OLARAK YAPTIK”

Petek, tüzüğün kendilerine vermiş olduğu 3 aylık sürede gerekli araştırmaları yaptıklarını bildirdi.

Yargı organlarından, yargının gizliliğini etkilemeyecek ölçüde bilgi ve belge talep etiklerini vurgulayan Petek, “Bunları tamamen şeffaf olarak yaptık. Çalışmalarımız TBMM’nin resmi sitesinde başlangıcından itibaren yayınlandı. Hala da isteyen her an ulaşabilir.” dedi.

Komisyon raporunun tamamlanmadığının ve komisyon üyelerine de dağıtılmadığının altını çizen Petek, şu görüşlere yer verdi:

“(Kontrollü darbe) şeklinde, sanki üstü örtbas ediliyor gibi bir algı oluşturma, bir cehaletin ve gafletin ürünü değilse şehitlerimize, gazilerimize ve bu aziz millete yapılan bir ihanettir. Taslak raporun yazım aşaması devam etmektedir. Dışarıdan ‘Hala neden yazılmadı, bize dağıtılmadı’ veya ‘CHP üyelerine dağıtılmadı’ şeklinde özellikle Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, gerçeklerle örtüşmemektedir. AK Parti milletvekili ve üyelerine dağıtılıp da CHP’li üyelere dağıtılmayan bir rapor söz konusu değildir. Henüz taslak rapor tamamlanmadığı için hiçbir üyeye dağıtılmamıştır. Ne yazık ki Kılıçdaroğlu, bu konuda topluma doğruyu söylememektedir. Eğer komisyon üyelerine, kendi partisinin komisyon üyelerine veya bize sorsaydı, biz bu bilgiyi verirdik.”

“AMAÇ BAĞCIYI DÖVMEK”

Petek, Kılıçdaroğlu’nun amacının “Üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” olduğunun anlaşıldığını, geçmişte darbe yanlısı tutumlarıyla bir zihniyeti temsil eden CHP’nin eski yıllarına yeniden dönmüş gözüktüğünü idda etti.

15 Temmuz darbe girişimine birlikte tepki verildiği dönemde ve “Yenikapı ruhu” olarak ifade edilen darbe karşıtı ortak duruş sırasında CHP’de bir dönüşüm olduğunun sanıldığını belirten Petek, “FETÖ’nün bunu gerçekleştirdiği ortadayken kalkıp ‘kontrollü darbeden söz edilmesi, hakikaten ihanetle eş değerdir.” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının, göğsünü tanklara siper eden şehitlere de saygısızlık olduğunu vurgulayan Petek, komisyon başkanı olarak Kılıçdaroğlu’nu gerçeği ifade etmeye davet etti.

Petek, çalışmalar tamamlandığında taslak raporun iktidarı ve muhalefetiyle bütün üyelere dağıtılacağını ve nihai şekli verilerek TBMM Başkanlığına sunulacağını anlattı.

Ondan sonra siyasetçilerin bunu eleştirebileceğini veya farklı görüşlerini dile getirebileceğine değinen Petek, “Ama Türkiye’de darbelere karşı olduğunu söyleyen hiçbir siyasetçi, genel başkan veya şahıs, bu darbe girişiminin kontrollü, önceden bilinen bir girişim olduğunu söylemeyi göze alamaz. Göze aldığı takdirde biz de bunun bu ülkeye, vatana ihanet olduğu gerçeğini açıklarız.” diye konuştu.

BYLOCK ELEŞTİRSİ

Bir gazetecinin, bazı milletvekillerinin ByLock kullandığına ilişkin iddiaları da hatırlatması üzerine Petek, kimin ByLock kullanıp, kullanmadığını tespit etme görevinin yargıda olduğunu bildirdi.

Petek, ByLock kullanmanın suç delillerinden olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu, tamamen yargı organlarının görevidir. Eğer siyasiler içerisinde, milletvekilleri içerisinde de ByLock kullanıcısı varsa anayasa ve kanunlar çerçevesinde cumhuriyet başsavcılıkları haklarında fezleke düzenler, TBMM Başkanlığına bu nedenle talepte bulunur. Ondan sonrası Meclis Başkanının bileceği iştir. Dokunulmazlığı kalkarsa derhal onlar da yargılanır. Şuana kadar benim takip edebildiğim hiçbir milletvekili hakkında, iktidarıyla muhalefetiyle ilgili söylüyorum, böyle bir fezleke gündeme gelmedi.”

 

cbgAds.AdsInline(1891);

Yenikapı Mitingi saat kaçta, ne zaman? 8 Nisan 2017

16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği referandumuna sayılı günler kala Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, Yenikapı Mitingi’nde İstanbullular ile buluşuyor. Peki Yenikapı Mitingi saat kaçta, ne zaman?

YENİKAPI MİTİNGİ SAAT KAÇTA?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Başbakan Binali Yıldırım’ın İstanbullular’a sesleneceği Büyük İstanbul Mitingi, 8 Nisan Cumartesi günü saat 16:00’da başlayacak. Miting alanındaki hazırlıklar tamamlanmak üzere ve mitinge 2 milyon vatandaşın katılımı bekleniyor.

Miting ile ilgili bilgiler veren AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, yaptığı açıklamada, “Bir haftadır yaklaşık 200 STK ile birlikte büyük miting için çalışıyoruz. 7 Ağustos’taki Yenikapı ruhunu tekrar yakalamak için bütün İstanbullular’ı buraya davet ediyorum. Yenikapı’da büyük bir millet şöleni olsun istiyoruz. AK Partili, MHP’lİ, CHP’li, HDP’li diğer bütün partilerden vatandaşlarımızı Yenikapı’da görmek istiyoruz. Buradan tüm dünyaya hep birlikle bir daha birlik ve kardeşlik mesajı vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

2 milyon vatandaşın katılması beklenen Yenikapı Mitingi için, Yenikapı Miting Alanı’nda 16 metre yüksekliğinde 95 metre genişliğinde bir sahne hazırlandı. 600 ton malzemenin kullanıldığı sahneyi kurmak için 22 kişilik ekip gece-gündüz çalıştı.

Protokol tribünü uygulamasının yapılmadığı miting alanında, sahnenin sol tarafı protokol, şehit yakınları, gaziler ve engelli vatandaşlar için ayrıldı. 17 adet dev ekranın kurulduğu miting alanında 5 bin polis, vatandaşların güvenliği için görev yapacak.

Alanda 700 sağlık personeli ve 70 ambulans görevli olacak. Vatandaşların miting alanına gelebilmesi için 6 bin otobüs ve 185 deniz aracının İstanbullular’a hizmet vereceği bildirildi.

PAZAR GÜNÜ DE DEVLET BAHÇELİ İSTANBULLULAR’A SESLENECEK

8 Nisan Cumartesi günü Antalya’da miting yapacak ve 16 Nisan’da yapılacak referandum için Antalyalı vatandaşlara seslenecek. Aynı zamanda 9 Nisan Pazar günü, Yenikapı’da Devlet Bahçeli İstanbullular’la buluşacak.

Başbakan Binali Yıldırım: ‘Dünya beşten büyüktür’ diyemeyenler sus pus

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, “Daha iki gün önce Suriye’de bir seferde 100’ü aşkın insanı katlettiler. Yarısı çocuk, gözleri açık, yüzleri gülümseyen, hiçbir şeyden haberi olmayan bu sabilere yaptıkları bir insanlık suçudur. Bir savaş suçudur. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyemeyenler sus pus oldu.” dedi.

Yıldırım, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen partisinin Kilis mitingindeki konuşmasına, “Sahabeler şehri Kilis, alimlerin, evliyaların, kahramanların şehri Kilis, tıpkı Hazreti Peygamber’e kucağını, evini açan Medineliler gibi ensarın şehri… Sizlere çok teşekkür ediyorum.” diyerek başladı.

” FIRAT KALKANI ZAFERİ”

Kilis’e sabrından, dirayetinden ve dik duruşundan dolayı teşekkürlerini ileten Yıldırım, alandaki vatandaşlara “Sizler nüfusunuzdan fazla, darda, zorda kalan, hayatını kurtarmak için buralara hicret eden Suriyeli kardeşlerimize sahip çıktınız, Allah sizden razı olsun. Siz, bu millete yakışanı yaptınız.” sözleriyle seslendi.

Kahraman Türk ordusunun, Fırat Kalkanı Harekatı ile Kilis’e atılan roketleri, bombaları etkisiz hale getirdiğini belirten Yıldırım, bütün şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere de şifa diledi.

Yıldırım, Fırat Kalkanı Harekatı’nın millet ve Kilis için tam bir zafer olduğunu ifade ederek, askeri ve güvenlik güçlerine tebriklerini iletti.

“KANLA ÇİZMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Türkiye’de ve çevresinde olağanüstü olaylar, tarihi günler yaşandığına dikkati çeken Yıldırım, “Birileri devletleriyle, örgütleriyle coğrafyamızı kana buluyor, yeni sınırları kanla çizmeye çalışıyorlar. Oyun büyük, tezgah büyük, oyun acımasız. Bu oyunları planlayanlar, kendilerine en büyük engeli de Türkiye olarak görüyor. Mazlumlara, yoksullara kol kanat geren Türkiye’nin devre dışı kalması için ellerinden geleni yapıyorlar. Türkiye’yi saf dışı bıraksalar, zulümlerini daha da arttıracaklar. Türkiye’yi bir geriletebilseler kanlı oyunlarını daha kolay oynayacaklar.” değerlendirmesini yaptı.

“İNSANLIK SUÇU, SAVAŞ SUÇU”

Binali Yıldırım, iki gün önce Suriye’de bir seferde yüzü aşkın insanın katledildiğine işaret ederek, “Yarısı çocuk, gözleri açık, yüzleri gülümseyen, hiçbir şeyden haberi olmayan bu sabilere yaptıkları bir insanlık suçudur, savaş suçudur. ‘Dünya, beşten büyüktür’ diyemeyenler sus pus oldu.” diye konuştu.