Gelecekte hem lüks, hem ekonomik     ERKE nin görüntüleri çakma çıktı     Ömer Lütfi Mete nin durumu nasıl?     Vatan Caddesi trafiğe kapatılacak    

Düştüğümüz şu hale bakın


Bugünkü Türkiye’nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası’ konulu yarışmada, ödüllerin tamamı yabancı uyruklu bilimcilerin, Birinci İsrail den 21 türk ödül alamadı

İdeolojik bakış yüksek öğretimi yok olma noktasına getirince tarihimizi ve kültürümüzü bile yabancılardan öğrenecek hale geldik. Halkı tarihine yabancılaştırma çabaları sonucunda akademik çevrelerin bile yakın tarih ile bağları koptu. Osmanlı’nın bugüne taşınan mirasını konu alan yarışmada Türkler dereceye giremedi. 21 Türk araştırmacı ödüle layık görülmedi Bu yıl 3’üncüsü yapılan Sakıp Sabancı Araştırma Ödülleri, Osmanlı mirasına ne kadar yabancı olduğumuzu ortaya koydu. ‘Bugünkü Türkiye’nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası’ konulu yarışmada dereceye girenlerin ve mansiyon kazananların tamamını yabancı bilim adamları aldı. 21 Türk araştırmacıdan hiçbiri ödüle layık görülmedi. Yarışmanın sonucu, Türkiye’nin kendi öz kültürüne ne kadar yabancılaştığının göstergesi olarak nitelendirilirken Cumhuriyet öncesi ve sonrası gibi ayrımların değerlerimize ve toplumumuza ne kadar zarar verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Osmanlı araştırmalarının  hazin durumu… Türkiye’de bilimsel çalışmaların ne kertede olduğunun, uluslararası alandaki performansla ölçüle-geldiğini söyleyen Gazeteci Yazar Hilmi Yavuz, üçü Amerikalı, biri İsrailli, biri de Fransız olmak üzere, ödüllendirilenlerin tümünün yabancı uyruklu bilim insanları olmasını, “Türkiye’de Osmanlı araştırmalarının hazin durumu…” diye tanımlıyor. Bunun sorumlusunun Türk adaylar olmadığını belirten Yavuz, Osmanlı araştırmaları üzerine uluslararası ün yapmış bilim insanlarımızın Osmanlı harfleriyle de eğitim aldıklarına dikkat çekerek, “Harf Devrimi’nden hemen sonra yetişen kuşakların, doğrudan değilse bile dolaylı ve örtük bir biçimde, Osmanlı mirası üzerinde durma konusunda çok fazla özendirilmedikleri biliniyor. Kemalizm, kendine rakip olarak gördüğü İslamcılık ve Osmanlıcılığı, üniversitelerde İlahiyat ve Türk Edebiyatı kürsülerinin entelektüel statüsünü düşürerek ‘görünmez kılma’ başarısını göstermiştir. Dolayısıyla, özellikle Osmanlı çalışmaları alanında, öncülüğü, yabancı uzmanlara kaptırmamızdan daha tabii bir şey olamazdı” görüşünü savunuyor. Tarih anlayışımız kopuk Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kunt ise şu tespiti yapıyor: “Genel tarih bilgisi ve tarih yöntemleri açısından zayıfız. Avrupalı, Amerikalı, Japon, İsrailli bir Osmanlı uzmanı, genel tarih eğitiminin üstüne Osmanlı’yı da katarken, Türkiye’de genelde sadece Türk-Osmanlı tarihinden ibaret bir eğitim söz konusu. Ele alınan konu her ne ise o konunun başka tarih çerçevelerinde hangi yöntemlerle nasıl işlendiğinden habersiz tarihçiler yetiştiriyoruz. Karşılaştırmalı tarihçilik geleneğimiz çok zayıf. Öte yandan Osmanlı tarihi bilenimiz, Cumhuriyet tarihi ile ilgilenmiyor; Cumhuriyet tarihçilerinin çoğu, bizatihi tarihin başlangıcını 1923, haydi bilemedin, 1908 sayıyor” Yahudi gencin Osmanlı aşkı! Türkiye’nin kendi öz kültürüne ne kadar yabancılaştığının en önemli göstergesi niteliğindeki gerçeği ironiyle dile getiren Beşir Ayvazoğlu, yıllar önce bir Yahudi gencinin sözlerini okuyucularına aktardı: "Rahmetli A. Süheyl Ünver, Amerika da bulunduğu yıllarda (1958-1959) ziyaret ettiği Colombia Üniversitesi nde harıl harıl Osmanlıca öğrenmeye çalışan bir Yahudi genciyle karşılaşmış ve ona bu ilgisinin sebebini sormuş. Gencin verdiği cevap mealen şöyle: "Sizde bu dili ve kültürü bilen nesil artık gidiyor. Yakında kendi kültürünüzü öğrenmek, arşivlerinizdeki belgeleri okutmak için yabancı uzmanlar çağırmak zorunda kalacaksanız.!" Uluslararası Konuyu Zaman gazetesindeki köşesine taşıyan Beşir Ayvazoğlu ise tarihi bir olay ile içinde bulunduğumuz durumu aktarıyor: “Rahmetli A. Süheyl Ünver, Amerika’da bulunduğu yıllarda (1958–1959) ziyaret ettiği Colombia Üniversitesi’nde harıl harıl Osmanlıca öğrenmeye çalışan bir Yahudi genciyle karşılaşmış ve ona bu ilgisinin sebebini sormuş. Gencin mealen, ‘Sizde bu dili ve kültürü bilen nesil artık gidiyor. Yakında kendi kültürünüzü öğrenmek, arşivlerinizdeki belgeleri okutmak için yabancı uzmanlar çağırmak zorunda kalacaksanız. Ben kendimi o günler için hazırlıyorum!’ diyor. Buna, Süheyl Ünver’in dikkatini çeken Yahudi gencinin kehaneti mi diyeceksiniz, görünen köy kılavuz istemezdi mi diyeceksiniz? Artık ne derseniz deyiniz!” Türk araştırmacılar ödüle layık görülmedi Ödül töreninde ‘Bugünkü Türkiye’nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası’ konulu yarışmanın ödülleri Türk araştırmacılar için tam bir hayal kırıklığı oldu. 41 araştırmanın katıldığı yarışta ‘Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nde hayırseverlik uygulamasının devamlılığını ve değişimi’ni inceleyen Prof. Dr. Amy Singer’e birincilik, ‘Müzikal Dünyaların Kesişmesi: Klasik Türk ve Osmanlı Müziği İcra Eden Museviler’adlı çalışmasıyla Maureen Jackson’a ikincilik ve ‘Yeni Cumhuriyetin Eski Elitleri: Türkiye’de Osmanlı Bürokratik Ailelerinin Dönüşümü (1909–1939)’ adlı çalışmasıyla Universite de Nice Sophia-Antipolis Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oliver Bouguet’e üçüncülük verildi. Ayrıca ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Modern Türkiye Cumhuriyeti’nde hat sanatı ve devlet yönetimi’ çalışmasıyla Zoe Griffith ile ‘Meşk Ederek Tarihi Yeniden Yorumlamak: Çağdaş Türk Müziği Uygulamalarındaki Osmanlı Mirası’ çalışmasıyla Denise Gill, mansiyon ödüllerinin sahibi oldu. Yarışmaya katılan 21 Türk araştırmacıdan hiçbiri dereceye layık görülmedi. Birinci İsrail’den Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde Türk araştırmacılar tam bir hayal kırıklığına uğradı. 41 araştırmacının katıldığı yarışmada “Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nde hayırseverlik uygulamasının devamlılığını ve değişimi”ni inceleyen Prof. Dr. Amy Singer birinci oldu. (Milli Gazete)Bu haber 10016 okundu. YORUMLAR Sabit Kal tarafından 2008-06-28 22:22:08 tarihinde yazılmış Bundan 25 yil önce Osmanlicayi tib üniversitesi talebesi bir Almanin, Alman kütüphanesinden bulup cikardigi bir Alfabe Kitabindan ögrenmek icin bir kac üniversite talebesi haftada bir-iki defa bir araya gelirdik. Bu durumu ögrenen Türk vatandaslarimiz bize "Almandan Osmanlicami ögreniyorsunuz?" diye gülerlerdi. Kopyalayip cogaltigim Alfabeyi vatandaslarimiza gösterdikce genellikle sok olanlar vardi, sasiranlar vardi, banada ögret diyenlerde vardi. Ne hazin bir durum, su Türkiye Cumhuriyeti insanlarinin vaziyeti, ya Rabbi! Ali Oğuz tarafından 2008-06-27 11:24:15 tarihinde yazılmış azap diliyorum bütün bir çaresizliğimle ve öfkemle; gerçekte hain olan insanların bu toprakların insanlarına yaptığı zulmlerle kahramanmış gibi gösterenlere ve düzenlerinin yaşatılması için çaba sarfedenlere, kendini güya müslüman ZANNEDEN zavallı münafıklara (namaz ameliylede olsa) babamda olsa El-Muntakim ve Kahhar olan HAK tan azap diliyorum. Sözler tükendi..Celal sıfatların sahibine döndük yüzümüzü; bekliyoruz... Tiger Tiger tarafından 2008-06-27 11:06:45 tarihinde yazılmış Utanın, utansınlar, utanalım! . hüseyin yılmaz tarafından 2008-06-27 11:00:13 tarihinde yazılmış Osmanlının torunları Osmanlının torunlarına bak ne hallere düştük.biz onlara layık olamadık.Adamlar dünyaya nam salmış zamanında hertürlü ilim bilim onlardan çıkmış ama şimdi dışarıya bagımlıyız bazılarına göre 1923 tarihin başlangıcı çünkü onlardan önce osmanlı vardı türban sorunu yoktu ezan sorunu yoktu herkez isteği gibi ibadet ediyordu çünkü onlar gericiydi ya yobazdı ya şimdiki gibi laik değildik ondan tarihi okumanın anlamı yok Ekrem Erol tarafından 2008-06-27 09:55:52 tarihinde yazılmış Utanacaklar utansın Adlarının önünde türlü türlü akademik ünvan bulunanlarımız bilim yerine siyaset ile meşgulken kim uğraşır araştırma ile. Bir özeleşteri yapıp, birisini çıksın asistan nasıl alınıyor, nasıl eğitiliyor, bir açıklasın. Bizim prof.lar bilim yerine bazı kavramların için kendi görüşleri doğrultusunda doldurmak ve toplum mühendisliği yapmakla meşguller dokunmayın prof.larımıza! (bu arada hakaret etmiyorum değil mi?) Cemil Okadar tarafından 2008-06-27 08:28:21 tarihinde yazılmış Hadi bakalım.. Her fırsatta cübbeyi giyip atanın huzuruna koşan aydın kesim, bakın ne kadar aydınsınız görün, Şimdi hangi yüzle çıkacaksınız atanın huzuruna, yüzünüz kızarmayacakmı, vicdanınız sızlamayacakmı. Yazık gülüyoruz acınacak halimize. kerem kılıç tarafından 2008-06-27 08:08:25 tarihinde yazılmış bu yok ne yapti bu zamana kadar Yok denen illet kuruldugundan beri kime hizmet ettigi malum olan bir kisi tarafindan yonlendirildi ve amaca uygun hizmet etti, bir ulkenin gelecegini bu tip kurumlar ve onun basinda bulunan adamlar belirlerse yeni nesilin bom bos bir kitle olmasini onleyemezsiniz ve oylede oldu, yakinda calisacak teknik eleman ithalati da yapilacak olursa sasmamak lazim, alsinlarda kina yaksinlar o zaman. Bir ulke ancak boyle batirilir, laiklik denen kisvenin altinda sil amacin gelecegi yok etmek oldugunu bu millet artik an Video                  Fotograf Diğer Galeriler HABER7 ÖZEL » Genelkurmay bildirisindeki ayrıntı
2008-06-29

Bu Haber 8 Kez Okundu