Gelecekte hem lüks, hem ekonomik     ERKE nin görüntüleri çakma çıktı     Ömer Lütfi Mete nin durumu nasıl?     Vatan Caddesi trafiğe kapatılacak    

Doğan ın darbecilerle gizli pazarlığı!


Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz, Doğan Grubu nun darbecilerle yaptığı pazarlık ve gelinen noktayı anlatırken Radikal gazetesindeki müthiş değişime dikkat çekti.

Emre Aköz ün Sabah ta bugünkü köşe yazısı:   Radikal  nasıl Hürriyet leşti?   Alper Görmüş, 28 Şubat (1997) sürecinden örnekler vererek, Radikal gazetesinin darbe dönemlerinde demokrat-özgürlükçü çizgiden nasıl döndüğünü anlattığı yazısını şu cümleyle bitiriyordu: "Radikal darbeli günler de Hürriyetleşiyor, bundan eminim ama nedenlerini tam olarak bilmiyorum." ( Taraf, 17 Haziran ) Görmüş ün bu sözüne eskiler " tacahü-li arif " derdi: Bilmezden gelme. Anlamamış gibi yapma.Biz açık konuşalım: Susurluk Kazası ndan ( 3 Kasım 1996 ) sonra Radikal, çete haberlerine ağırlık verdi. Okur gazeteyi merakla alıyor, satışlar hızla artıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam 6-7 binden, 12 bine çıkmıştı. Bu arada askerler Refahyol hükümetini düşürmeye karar vermişti. Yaramaz çocuk havasındaki Radikal in yöneticilerini kulaklarını çekmek üzere Ankara ya çağırdılar. GK İkinci Başkanı Org. Çevik Bir, hükümeti düşürmek istediklerini, medyanın yardım etmesi gerektiğini, tehditkâr bir üslupla anlattı. Sonuç: Radikal, bugünden yarına döndü! Susurluk haberlerini önce arka sayfalara attı, sonra hepten unuttu. Onların yerine çoğu uydurma, yaygaracı antihükümet haberleri birinci sayfaya dayadı. (Satış da kısa sürede eski rakamlara döndü.) Gelelim bugüne. Soru şu: Nasıl oluyor da, Yayın Yönetmeni İsmet Berkan ın köşe yazıları ile Radikal in birinci sayfası ayrı telden çalıyor? Bence tepe yönetim şöyle demiştir: "Yazarlara dokunmayın ama manşet mutlaka kapatmadan yana ve hükümet karşıtı olsun. Okur gazeteyi eline aldığında önce bu tavrı görsün. Aklında o kalsın." Mekanizma şöyle işlemiştir: 1) Doğan Grubu yöneticileri, Ocak 24 te yaptıkları gibi, darbe yapmaya hazırlananlarla masaya oturdu. O zaman anlaşamamışlardı. Bu kez mutabık kaldılar. (Medya desteği karşılığı ne alacaklarını bilmiyorum.) 2) Pazarlık 26 sonbaharında yapılmış olabilir. Ancak 22 Temmuz 27 seçimlerinden sonra tazelendiğini sanıyorum. 3) İşbölümüne göre, Doğan Grubu öncelikle Abdullah Gül ün cumhurbaşkanlığını engelleyecekti. Çok uğraştılar. " Şövalyelik yap, aday olma " bile dediler. Eşine terbiyesizlikler ettiler. 4) Başaramayınca yeni bir strateji belirlendi: Kutuplaşma atmosferi hazırlanacaktı. Ilımlı İslam geliyor , Malezya mı olacağız , Mahalle baskısı var , Başımı zorla örtmelerinden korkuyorum türü kampanyalar düzenlediler.Gerçekte karşılığı olmayan bu konuları, kavramları, incir çekirdeğini doldurmayacak sorunları TV de ( Kanal D, Star, CNN Türk ) tartıştırdılar.( Kıyaslayın: Ergenekon çetesine ise değinmediler. Her konuda bir ton lafı olan Hürriyet yazarları, Ergenekon u kelime olarak dahi yazılarında niye geçirmedi?) 5) Çamur atma, kişiliğe saldırma gibi pis işlerini ise zaten dirsek temasında oldukları, daha sonra da satın aldıkları Vatan gazetesine yaptırdılar. 6) Başsavcı kapatma davasını açtıktan sonra da, " Kadehle rakı satmak yasaklanıyor " türü gülünç ötesi haberlerle gaz vermeyi sürdürdüler. 7) Bu süreçte Hürriyet, Milliyet ve Vatan arasında sadece derece farkı vardı. Aslında hepsi birer Pop Cumhuriyet haline gelmişti. 8) Radikal ise kararsızdı. Kah darbeye omuz veriyor, kah Ergenekon dan ya da demokrasiden söz ederek darbecileri köstekliyordu.Ama belli ki net bir uyarıyla Radikal i de hizaya soktular. Manşetlerdeki savrulmayı engellediler. 9) Böylece darbeci medya cephesi tahkim edilmiş, aynı anda ateş eder hale getirilmiş oldu. Velhasıl: Darbe süreçlerinde Hürriyet, Cumhuriyetleşirken; Radikal de Hürriyetleşiyor.
2008-06-19

Bu Haber 5 Kez Okundu